Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!
Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.
Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.
Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.
| Şener AKP'yi topa tuttu! |
|
|
|
| Cuma, 26 Eylül 2008 | ||||
|
Şener: Bu ihaleleri kim bölüşüyor? Erdoğan’ın adı Deniz Feneri’ne karışanlarla iç içe...
![]() Şener, “davayla ilgili kaçamak ifadeler kullanıyor” dediği Erdoğan’ın konunun üzerine gidilmesini engelleyen tavır sergilediğini, ayrıca Erdoğan ve iktidardaki bazı önemli isimlerin davada adı geçenlerle içiçe olduğunu savundu. 32. Gün’e konuştu 32.Gün Genel Yayın Yönetmeni Rıdvan Akar’ın sorularını yanıtlayan Şener, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şener, şöyle dedi: “Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili kararı Almanya’da yargı vermiştir. Ancak davayla ilgili asıl failler Türkiye’de olduğu halde, maalesef olayın üzerine gidilmiyor. Bu konuda en büyük görev hükümete ve sayın Başbakan’a düşüyor. Ancak gerek hükümet sözcüsünün, gerek bakanların gerekse başbakanın bu konu ile ilgili açıklamaları, geçiştirmeye yönelik, kaçamak ifadelerdir. İlişkilere baktığınızda, başta sayın Başbakan olmak üzere iktidardaki bazı önemli isimlerin bu davada adı geçen isimlerle büyük yakınlıklar içinde olduğunu görüyoruz. Yani bir içiçelik var. İlişkiler açısından bir birliktelik var, karşılıklı kollama var, gözetme var. Bir numaralı sorumlu hükümet ve sayın Başbakan konunun üzerine gitmiyorsa, hatta davranışları öyle gösteriyor ki, konunun üzerine gidilmesini engellemekte ise bu hadise Almanya’daki gibi şeffaf bir şekilde kamuoyunun önüne getirilebilir mi?” ‘Hırsız bizim hırsızsa’ Şener, Deniz Feneri e.V.ile ilgili olarak AKP’nin aldığı tavrı ise şöyle eleştirdi: “Mahkemenin ‘Asıl failler Türkiye’dedir’ derken saydığı, zikrettiği isimlere baktığımızda da bunlarda Türkiye’de belli bazı kuruluşların başındalar. Dolayısıyla süreç ve zincir aslında fotoğrafı bilinmez hale getirmiyor. Ve bu belli kurumların başında olan kişilerde siyasi iktidar tarafından himaye ediliyor. ‘Hırsız bizim hırsızsa ona sahip çıkmamız gerekir’ diyenler var hâlâ bu ülkede.“ Kanal 7’ciler bana geldi! Şener ayrıca “ ben Kanal 7 bağlantılı olarak Sermaye Piyasası Kurulu’nda bir çalışmanın devam ettiğini biliyorum. Çünkü daha önce bana da gelmişlerdi... Bu tür ziyaretler sadece masum bir şekilde sorunları anlatmak için yapılmaz. Elbette bu anlatılanlar bir talebi de içerecek şekilde algılanmalıdır... ” dedi. SPK’nın Kanal 7 ile ilgili karar vereceği süreçte Zekeriya Karaman’ı Başbakanlık koridorlarında gördüğünü de kaydeden Şener, “Pek çok iddialar ortaya atıldı. Başbakan bu iddialara kendince cevaplar verdi. Ama görüyoruz ki sadece bir konuda değil, birçok konuda söyledikleri doğru çıkmıyor. Ama bırakma niyeti göstermiyor. Sayın Başbakan’ın üslubu kin ve nefreti artırmaya yönelik” ifadelerini kullandı. Neden ayrıldım? Şener, AKP’den ayrılma gerekçelerini de şöyle sıraladı: “Siyaset tarzı benim tarzım değil. Hükümet etme biçimi benim anlayışım değil. Dürüst, namuslu ve kamu mallarını koruyan anlayış burada yok. İşlerin yolsuzluklardan arınmış olarak sürmediği kanaatindeyim.” ‘Rant çok fazla’ AKP döneminde çalışanların ve üretenlerin hep kaybettiğini vurgulayan Şener, şunları kaydetti: “Rant alanları büyük gelir alanlarına dönüşmüştür. Bu dönem yapılan imar değişiklikleri Cumhuriyet tarihi boyunca yapılanlardan fazladır. Bu ihaleler ne kadar şeffaftır? Bunları kim bölüşüyor? “ Milliyet
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||