23:30:51


 
radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
Orgenaral İlker Başbuğ görevini teslim aldı PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 30 Ağustos 2008
Org. İlker Başbuğ: Toplum laiklik için endişe duyuyor, endişeler ciddiye alınmalı!

Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan devralan Orgeneral İlker Başbuğ Genelkurmay Başkanı olarak yaptığı ilk konuşmada laiklik ve cemaat uyarısı yaptı. Başbuğ, “Bugün toplumun bir kesimi yeni bir kültürel kimlik yaşam tarzı konusunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve bu gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı çerçevesinde toplumsal huzur için bu zorunludur” dedi.

Başbuğ, Genelkurmay Karargahı’nda görevi teslim aldıktan sonra yaptığı konuşmada laiklik ilkesinin önemi üzerinde durdu. Başbuğ’un konuşmasının laiklikle ilgili bölümü şöyle:

-"LAİKLİK YORUMU ANAYASA MAHKEMESİ'NİNDİR"-

“Türkiye Cumhuriyeti demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu nitelikler Cumhuriyetin değiştirilemez temel niteliklerini oluşturmaktadır. Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesinin temel direklerinden biri olup Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan tüm değerlerin de temel taşıdır. Laikliğin işlevsel tanımı Anayasanın başlangıç ile 24. ve 174. maddelerinde yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’yı resmen yorumlamaya yetkili tek organ olarak laikliğe ilişkin yapmış olduğu yorumlar laikliğin anlamının ortaya konulmasında vazgeçilmez kaynaktır.

Laikliğin ne anlama geldiğine ifade ederken çokça yapılan bir hata da laikliğin ne anlama geldiğine ilişkin düşüncelere bir bütün olarak bakılmamasıdır. TSK’nın laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşu Anayasa’nın 24. maddesinde açıkça ifade edilen kimse devletin sosyal ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz ilkesine herkesin sıkı sıkıya bağlı kalması, dinin veya dini duyguların, dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmemesidir.

-"ENDİŞELER CİDDİYE ALINMALI"-

Şu konuyu da açıkça ifade etmek isterim ki askerlik mesleği moral değerlere önem veren mesleklerin başında gelmektedir. Elbette bireysel moral değerler açısından din de bir unsurdur. Atatürk 10. Yıl Nutkunda bizlere şöyle demiştir: ‘Ulusal kültürümüzün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağız. Ona göre ulusal kültürün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkartılması Türk halkının bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline dönüştürülmesi demektir.'

Buna karşılık bugün toplumun bir kesimi yeni bir kültürel kimlik yaşam tarzı konusunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve bu gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı çerçevesinde toplumsal huzur için bu zorunludur.

-“DEMOKRASİ POPÜLER AMAÇLARA YÖNLENDİRİLİRSE LAİKLİK ALEYHİNE OLUR”-

Cumhuriyetin diğer temel niteliği ise demokrasidir. TSK demokrasiye ve demokratik kurullara karşı saygılıdır. Demokrasi temel hak ve özgürlüklerin çoğunluğa karşı da güvencede olduğu bir rejimdir. Bu nedenle demokratik yaşamda çoğulculuk esas olmalıdır. Laiklik ilkesinin demokrasiyle çatıştığını iddia etmek de sağlam bir temele dayanmamaktadır. Aksine Laik düzen Türk demokrasinin gelişmesinde ana itici gücü oluşturmuştur. Bu unutulmamalıdır. Zaten etrafımızdaki bazı ülkelere bakılırsa bu gerçek de açıkça görülebilir. Profesör John Esposito’nun ifade ettiği gibi demokrasinin aşırı şekilde, popüler amaçlara yönlendirilmesi de laik düzenin aleyhine sonuçlar doğurabilir.

-"CEMAAT" UYARISI-

Cumhuriyetin diğer iki temel niteliği de sosyal ve hukuk devlet ilkeleri de çok önemlidir.
Herkesin insan onuruna yakışır bir hayat seviyesini sağlamak sosyal devletin bir görevidir. Sosyal devlet niteliğinin zayıflaması toplumların cemaatleşmeye ittiği bir gerçektir. Bu kapsamda giderek güçlenen bazı cemaatler ekonomiye yönlendirmeye, sosyo politik yaşamı yönlendirmeye ve biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Ancak bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olur.

ULUS DEVLETİ HEDEFİ ALANLAR VAR

Ulus devlet tartışmaya açılabilecek bir yapı değildir. Bu yapıyı zayıflatmaya çalışmak ve tartışmak Türkiye’nin ulusu ile bütünlüğünü istememek demektir.

Devlet içinde entelektüel tartışmaların yapılabilir olması, devleti ayakta tutan unsurların tartışmaya açılması anlamına gelmez.

Yaşamakta olduğumu küreselleşme çağında, küreselleşmeye karşı çıkaran ülkeleri küreselleşmenin dışında tutmak gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Önemli olan ulusal kültüre zarar vermeden küreselleşmenin içinde yer almaktadır. ABD bunu çok iyi yerine getiriyor.

Bu hassas dengenin korunması demokrasiler için özel bir önem taşır. Bu dengeyi sağlamak ve korumak ise siyaset adamlarına düşen önemli bir görevdir.

Bu durumda medyaya da sorumluluk düşmektedir. Medya’nın sağladığı olanaklarla adete insanların zihinleri gerçek anlamda bir mücadele alanıdır. İnsanların zihinleri yeni savaş alanlarıdır.

Üniter devlet bölgecilik ve ırkçılık yapılmamasının garantisidir. Üniter devlet yapsına zarar verecek düzenlemelerden kaçınılmalıdır.

AB’YE UYARI

Türkiye’yi tam üyeliğe kabul etmeyen bir AB’nin Ortadoğu ve Kafkaslardaki etkisi bitecektir. Önemli olan Türkiye’nin nerede olduğu kadar ne olduğudur. Nedense hep ikincisi öne çıkarılıyor. Türkiye bölgedeki en güçlü laik ve demokratik ülkedir.

OPERASYONLAR SÜRECEK

Irak’ta bugüne kadar oluşan gelişmeler. Türkiye’nin güvenliğini önemli oranda etkilemektedir ve etkileyecektir. O nedenle Irak’la ilgili sorunlar devletin kurumları arasında görüş birliği gereklidir. Birinci siyasi hedef Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasıdır. Toprak bütünlüğü korunmazsa en çok zarar görecek ülke Türkiye’dir. Kuzeyindeki oluşum ise diğer bir gerçektir. Bu oluşumun Irak’ın toprak bütünlüğünün aleyhine olmamalıdır. Kerkük’e özel bir statü verilmelidir. Bölücü örgütün bu bölgeden beslenmesi diğer bir sorundur. Irak yönetiminin bu bölücülere karşı etkin bir yaptırım yapmasını bekliyoruz. Irak’ın Kuzey’indeki bölücü unsurlara karşı Aralık 2007’den beri yapılan operasyonlar sürecektir.

ABD İLE İLİŞKİLER MÜKEMMEL SEVİYEDE

Bu operasyonlardaki ABD ile işbirliği mükemmel bir seviyedir. Bu iki ülke arasındaki ilişkiler köklüdür ve sağlamdır. Bu iki ülke arasındaki ilişkiler her zamankinden daha fazladır. İlişkiler belirli bir soruna bağlanamayacak kadar geniş ve kapsamlıdır.

GERÇEK GÜNDEM


Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved