Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!
Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.
Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.
Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.
| Kapitalizmin 'çöktüğünün' ilanı |
|
|
|
| Salı, 23 Eylül 2008 | ||||
Amerika'da özellikle finans sektöründe "neler oluyor" dikkat ediyor musunuz?
![]() Amerika'da özellikle finans sektöründe "neler oluyor" dikkat ediyor musunuz? Hemen arz edeyim: Amerikan "sigortacılık-bankacılık" dinamikleri hızla devletleşiyor. El konan son iki kurum ile birlikte neredeyse 10 kurum devletleşmiş durumda. Bir o kadarı da bu yılı çıkamadan devletin kontrolüne geçecek. İşin daha da vahim ve bana göre kapitalizmin sonunun geldiğini ilan eden detayı; Amerikan devleti kuracağı bir "fonla" bütün finansal kesimin "çürüklerini" temizleyecek. Yani "iş yapan, pozisyon alan, yanlış tercih edenlerin" ne yaptığının "önemi kalmayacak" kapitalizmin "özgür irade ile karar vermenin ve sonucuna katlanmanın" anlamı kalmayacak. Liberal yapıya bir şey mi oluyor Ne oldu "serbest piyasa ekonomisi ve özgür irade"ye? Sonuç 1) Bu noktada soralım: Ne oldu "her şeyi satın" veya "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" dedikleri "büyük liberalizme"? Yoksa ömrünü dolduran "liberal" yapıya mı bir şeyler oluyor. Değerli dostlar, dünya "Amerika'dan" başlayıp hızla "devletleşirken" farklılaşan tezler ortaya atanlar da var. Ünlü düşünür Jacques Attali aynen şöyle diyor: "...para kendisine zarar verecek her şeyin sonunu getirecektir, buna yavaş yavaş yok edeceği devletler hatta Amerika Birleşik Devletleri de dahildir. Dünyanın biricik yasası haline gelen piyasa 'hiper-imparatorluk' diye adlandıracağım yeni bir döneme girmektedir..." Enron'u hatırlamak gerek İşte yeni bir kavram. Bir tarafta "süratle devletleşen" finansal sistem, diğer tarafta devletleri dahi yıkıp, yarattığı şirketleri kontrol etmeyi deneyen başka bir süreç. Devletleşen piyasa ve ortaya çıkması için zorlanan piyasa devleti.. Peki nedir piyasa devleti? Liberal yapının "devletleşmeye" kaydığı bir noktada kendini aşırı "liberal yapıya" kaptıran Türkiye gibi ülkelere neler olabilir? "Piyasa devleti" kavramı çok yeni değil; ilk versiyonlarını dünya ve özellikle Türkiye, 1980 ve 1989 sonrası tanıdı. Türkiye'ye "Benim memurum işini bilir" sloganıyla yansıyan "yeni imparator" piyasa, Amerika'da daha da açık ifadeler buldu... "Piyasa, sivil toplum, herkese eşit şans" gibi kavramlar havalarda uçuşurken "devlet" olduğunu sandığımız birçok "ülkede" inanılmaz skandallar ortaya çıktı. Güzel bir örnek mi istiyorsunuz: Enron skandalı. Bush ailesinin, Enron'un kurucuları ile ilgili söyledikleri cümleleri hatırlayın: "Enerji piyasasının serbestleşmesine yaptıkları katkılardan dolayı onlara teşekkür borçluyuz..." İşte büyük "devlet" Amerika, işte "serbestleşme-piyasa" algılaması altında olanlar... Kavramlar hızla yıpranıyor Bizle alakası ne? Biz "devlet yapısı güçlü, anti-emperyalist bir süreçle kurulmuş bir ülke" değil miyiz? Geldiğimiz noktada "Benim memurum işini bilir" kavramından daha mı ilerideyiz? Türkiye'de de süreç bütün dünya ile aynı anda başladı ve ivmelendi; 1980 askeri darbesi ile "ulusal devlet"in, piyasa devlerine dönüştürülme "süreci", toplum yeterince "depolitize" edildikten sonra Turgut Özal ve ekibine ihale edildi. Kavramlar hızla yıpranırken "Para en yüce değerdir" anlayışı toplumun ana algılama damarı içine yerleşti. 1980-2001 arasında "kendi çapımızda" piyasa devleti ile mücadele ettik. 11 Eylül saldırısı sonrası ortaya çıkan "tez-antitez" ve özellikle 2003-2007 arasında dünya piyasalarında yaşananlar, mücadele etme şansımızı ve kapasitemizi neredeyse yok etti, ulus devletin "bileşenleri" süratle "el değiştirdi, yok edildi" ve Türkiye "laik, üniter" bir devletten tam bir "piyasa devleti" haline getirildi. Zorunlu devletleşme başladı Örnek mi istiyorsunuz? Bir ülkede devletin ana yapısını "korumak ve kollamakla görevli" kurumlar bile "aman piyasa bozulur" korkusu altında görevini yapamaz hale gelmişse, her birim "piyasa sopasıyla korkar" hale gelmişse, orada artık tek bir hâkim vardır: "Yeni imparator piyasa". Sonuç 2) Türkiye kendini "aşırı liberal" bir dinamiğe kaptırdı ve "Devlet bankaları dahil her şeyi satarım" havasında. Oysa dünya genelinde "liberal" yapı çöküyor ve ortaya zorunlu bir devletleştirme çıkıyor. Bu noktada "ne yaptığını" bilmeden hâlâ "satarım" diyenlere şunu hatırlatmak istiyorum: Kapitalizm çöktü. Yeni bir sistem ortaya çıkacak ve siz hâlâ eski model aşırı liberal yapıda iş yapmaya çalışıyorsunuz. Türkiye kendini 'aşırı liberal' bir dinamiğe kaptırdı ve 'Devlet bankaları dahil her şeyi satarım' havasında. Oysa dünya genelinde 'liberal' yapı çökü... YİĞİT BULUT-REFERANS
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||