00:45:41

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Çocuk Neden Şişmanlıyor? PDF Yazdır E-posta
Salı, 13 Haziran 2006
Çocuk obezitesi geleceğimizi tehdit ediyor. Bugünün obez çocukları, yarının şişmanlık, hipertansiyon, kalp ve şeker hastalarıdır. Çocuklarımız çok yedikleri için değil, yanlış şeyler yiyip içtikleri, yanlış beslendikleri ve yeteri kadar hareket etmedikleri için şişmanlıyor. Kötü beslenme alışkanlıklarının yerleşmesinde modern yaşam tarzının, ailelerin ve besin üreticilerinin payı var.
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU   

ÇEKİRDEK aile yapısının bozulması, evde yenilen yemeklerin azalması, ev yemeklerinin yerini hazır çorbaların, pizzaların, dondurulmuş yiyeceklerin alması ve daha pek çok şey, çocuk obezitesini tetikliyor. "Çocuklarımız niye obez" sorusunu "Çocuk obezitesinin nedeni fast-food yiyecekler veya kolalı, gazlı, tatlandırıcılı içecekler değildir" diye yanıtlarsanız inandırıcı olamazsınız. "Obezitenin nedeni beslenme değil bilgisayarlardır" diye düşünürseniz yanılırsınız. Çocuk obezitesindeki bu müthiş artışın birinci nedeni "yanlış beslenme"dir. Hareketsizlik önemli bir faktördür ama ikinci sıradadır. Çocuk obezitesindeki bu hızlı artıştan kolalı, şeker katkılı, kafein deposu içeceklerin ve fast-food yiyeceklerin başlıca etken olduğundan kuşkunuz olmasın.

REKLAM BOMBARDIMANI

Besin üreticileri müthiş bir reklam bombardımanı içindeler. Günde iki saat televizyon seyreden bir çocuk en az yarım saat yiyecek-içecek reklamına maruz kalıyor. Besin üreticileri yiyeceklerinin içine daha çok lezzet ve farklılık katmak için şeker ve yağ oranlarını arttırıyor. Yeni ve kuşkulu katkı maddeleri eklemeye devam ediyor.

Enerji değeri yüksek, besleyici değeri neredeyse sıfır olan mısır şurubu ile tatlandırılmış, kola ve kafein ile haz boyutu çoğaltılmış içecekleri satın alması için çocuklarınızın bakkala, markete gitmesine gerek yok. Sokak köşesindeki büfede, yol üzerindeki otomatik makinalarda, sinema ve tiyatrolarda daha da kötüsü okul kantininde bunların onlarcasını bulabiliyorsunuz. Aynı yerlerde doymuş ve trans yağlar ile şeker ve nişasta yüklü zararlı atıştırmalarda mevcut.

GÜVENSİZ SOKAKLAR

Doğrudur, çocuklarımız bir zamanlar daha çok oynuyor, zıplıyordu. Okul bahçeleri ve parklar daha büyük, sokaklar daha güvenliydi. Koşmak, kaçmak, kovalamak, çelik çomak veya yakartop oynamak, mahalle ve sokak kültürünün en büyük zevkleriydi. Bu alanları el birliğiyle yok ettik. Bugünün çocukları, bahçelerden, parklardan, sokaklardan evlerine çekildiler. TV izliyor, atari oynuyor, bilgisayarlarında chat yapıyor. Okullarımızda beden eğitimi dersleri ihmal ediliyor. Mahalle maçları, toplu piknikler, kır gezileri hatıralarda kaldı. Bütün bunlar çocuklarımızın daha az hareket etmesine ve birer kalori küpüne dönüşmesine yol açtı. Çocuk obezitesi sorununda işin bu boyutunun da dikkatle ele alınması gerekiyor.

Bütün bunlar doğru ama beslenme yanlışları birinci faktördür. Yiyecek ve içecek üreticilerinin yeni ve farklı sorumluluklar üstlenmeleri gerekiyor. İçecek üreticileri ürünlerinde daha az şeker veya mısır şurubu kullanabilirler. Kola özütlerini, kafeini ve kimyasal oranlarını düşürebilirler. Yeni ürünler geliştirip doğal antioksidan, vitamin ve minerallerle bu ürünleri sağlığa yararlı hale bile getirebilirler. Böylece çocuklarımız az kalori yüklemiş, daha fazla sağlık yararı kazanmış olurlar. Bazı üreticiler bunu başardı bile. İPSEA böyle bir içecek, POM böyle bir serinletici. Ikisi de birer antioksidan bombası!

ŞİŞE BOYU UFALSIN

Yapılabilecekleri daha pek çok şey var: İçeceklerin boyutlarını yeniden küçültme yoluna gidebilirler. 1950'li yıllarda 25-30 cl'lik gazozlarin boyutları şimdi 50-60 cl'ye ulaştı. Meşrubat şişelerinin boyutları büyüdükçe çocuklarımızın bel çevreleri genişliyor. Mısır şurubu ile tatlandırılmış içeceklerin insülin direncine katkıda bulunduğunu düşünen bilim adamlarının sayısı artıyor. Mısır şurubu şekerden daha ucuz olduğu için meşrubat üreticilerinin göz bebeği. Çocuk obezitesi ile mücadele edenlerin ise korkulu rüyası haline geldi. Mısır şurubu kullanımını sınırlayabilirler. Çocuk obezitesinideki artışla meşrubat üretimi arasındaki artış arasında tam bir parallelik var.

NOT ALIN

NE YAPABİLİRİZ?

Hazır yiyecek ve içecekleri sınırlayın.

Doğal ve tam besinlere yönelmelerini sağlayın.

Porsiyonları küçültün, kahvaltı ve diğer öğünleri atlatmayın.

Yemeklerini yanlız yememelerini sağlayın.

Evde beslenmelerini kolaylaştırın.

Her öğüne sebze, meyve, bakliyat ve tahıl katın.

Televizyon seyrederken ve çalışırken beslenmelerini önleyin.

Okulda ne yediklerini izleyin.

Okul aktivitelerini izleyin.

Okul dışında kulüplerden (tenis, yüzme) yararlanmalarını sağlayın.

Keyif alacakları aktivitelere yöneltin.

Basına büyük görev!

Çocuk obezitesinin çözümünde anne baba ve öğretmenler öncü rol üstlenmeli. Sorun, obezitenin önlenmesinden çok, çocukların sağlıklı beslenmesi olarak görülmeli. Çözüm, daha formda çocuklar oluşturmaktadır. Sağlık çalışanlarının, yerel yönetimlerin, basın ve yayın organlarının, özellikle besin üreticilerinin ciddi sorumluluklar üstlenmesi zorunludur.





Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved