23:52:22

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Yine 10 Kasım PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 08 Kasım 2006
Yine 10 Kasım...

Yüreğimde o bildik, o her sene daha da artan, altında ezildiğim, soluğumu kesen ağırlık var.

Gazi, 8 Kasım 1938 akşamı girdiği şiddetli komadan çıkamayarak, 10 Kasım 1938 günü, saat dokuzu beş geçe ebediyete intikal etti.

Söylediği son söz "Aleykümesselam"dı.

-------------------------------------

Siz herhangi bir şeyi "bir çocuğun oyuncağını beklediği gibi" beklediniz mi hiç?

Dinmez bir heyecanla ve hevesle beklediğiniz şeye kavuştuğunuzda hissettiğiniz sevinci hatırlıyor musunuz?

Peki büyük bir özlemi dindiğinde, bir çocuğun yüzüne yerleşen sevinci izleme şansınız oldu mu?

-------------------------------------

Koca bir tarihin göçüp gittiği dakikalarda Dolmabahçe sarayının önünde, Gazi'nin çok sevdiği yatı Savarona demirliydi.

1938 yılında Kral VII. Edward İstanbul'u ziyaret etti ve o zamanki devlet yatı Ertuğrul'da Mustafa Kemal'in konuğu oldu. Bacadan dökülen kurum Majestelerinin beyaz pazenlerini öylesine kirletti ki Atatürk, Ertuğrul'u hurdaya gönderdi ve yeni bir cumhurbaşkanlığı yatı araştırılması için emir verdi. Türk bayrağı Mart 1938'de Southampton'da Savarona'ya çekildi.

Bazı döşemeleri yenilenen 136 metrelik boyuyla bugün bile çok büyük olan Savarona, Gazi'nin hastalığının artık şifası olmayan evreye girmeye başladığı günlerde, 1 Haziran 1938'te İstanbul'a geldi.

Bir yıl kadar önce, Ertuğrul yatında dostlarıyla sohbet eden, yemek yiyen, hatta halka oynayan Atatürk, şimdi karnında kocaman bir kütleyle, zaman zaman güvertede dolaşıyor, doktorların tüm uyarılarına rağmen içeriye girmiyordu.

Ne yazık ki Savarona'daki günlerin çoğu yatakta geçti. Bu günlerin birinde, Mustafa Kemal'in dudaklarından, herkesin yüreğini burkan şu sözler döküldü:

"Bir çocuk oyuncağını bekler gibi bu yatı beklemiştim. Mezarım mı olacak bu tekne benim?"

-------------------------------------

Tarihin yazdığı ve kendisi tarih yazan nadir insanlardan biri olan Mustafa Kemal'in, bir çocuğun heyecanıyla beklediği yat, bir kuğu zarafetinde ve 90 derece yan yatmadıkça batmayacak şekilde inşa edilmişti.

Atatürk'ün ölümünden sonraki savaş yıllarında hiç kullanılmayan Savarona, neredeyse çürümeye bırakılmıştı. Daha sonra yenilenen ve okul gemisi olarak kullanılmak üzere donanmaya teslim edilen yat, 1979'da kundaklandı.

Ve bir "şark tipi vefa örneği" olarak 1989 yılında hurdaya çıkarıldı. Ancak Kahraman Sadıkoğlu yatı 49 yıllığına kiraladı, restore ettirip yeniledi. 74 yaşında olan Savarona, dünyanın en büyük ve lüks yatlarından biri olarak hala dünya denizlerinde yelken açmaktadır.

-------------------------------------

Siz herhangi bir şeyi "bir çocuğun oyuncağını beklediği gibi" beklediniz mi?

Heyecanla ve hevesle beklediğiniz şeye kavuştuğunuzda hissettiğiniz sevinci hatırlıyor musunuz?

Peki bu büyük özlemin dindiği anda bir çocuğun yüzünde oluşan mutluluğu izlediniz mi hiç?

Savarona geldiği gün, "Sarı Zeybek'in" o gök mavisi gözlerindeki mutluluğu hayal edebiliyor musunuz?

Ya bu mutluluğun, karnınızdaki koca bir kütleyle gölgelenmesinin, kavuştuktan yalnızca 55 gün sonra, yürüyerek girdiğiniz sevgili oyuncağınızdan, yatar bir koltukla ve tekrar dönmemek üzere çıkmanın yarattığı hayal kırıklığını?

-------------------------------------

Yine 10 Kasım...

Hiç bir söz, hiç bir şiir, onu bu mısralardan daha güzel anlatamadı henüz.

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak

çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına

kadar,

eğildi durdu.

Bıraksalar

İnce uzun bacakları üstünde

Yaylanarak

ve karanlıkta akan

bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe'den Afyon Ovası'na

Atlayacaktı. 

-------------------------------------

Yine 10 Kasım...

"Asla şüphem yoktur ki,

Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve kabiliyeti,

bundan sonraki inkişafı ile

atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Bu söylediklerim hakikat olduğu gün,

Senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur:

BENİ HATIRLAYINIZ!"

-------------------------------------

Yine 10 Kasım.

Bu yıl, başka bir şey yapın.

Saat dokuzu beş geçe,

Yalnızca O'nu "yaşayın".

Yalnızca bir dakika için,

müziğinizi kapatın, işinizi bırakın, telefonlarınızı kapatın

57 yaşında bir insanı,

ama bütün hayatını ülkenin ve ulusun hizmetine adamış bir insanı "yaşayın".

Özlemleri ve,

tüm yaptıklarına rağmen "unutulma" endişesi olan bir "insanı"

"y-a-ş-a-y-ı-n".

İhtimal, minnet duyacaksınız.

"Beni hatırlayınız."





Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved