derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Yeni Dünya Dinleri(!) |
|
|
|
| Perşembe, 13 Nisan 2006 | ||||
|
Reha Ersavcı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
L.Ron Hubbard diye bir adam var. Bu adamın yıllar önce yazdığı bir kitap ile Türkiye onu tanıdı. Kitabın adı “Ruhunuz Daha Önce Benimle Yaşadı” idi… “İnsan Aklının Sınırları” diye de bir bilinen kitabı daha var. Konuya meraklı olanlar bilir. Adam bir Fantasy, Bilim Kurgu yazarıydı yıllar yılı… Sonra birden bire bir tarikat kurdu. Ve daha sonra bunu alternatif bir din olarak dünyaya açıkladı, Church of Scientology… Yani “Bilim Kilisesi” O gün, bu gündür bir eli yağda, bir eli balda… Bu din şu anda dünyada en hızlı yayılan din olarak kabul ediliyor. Müridleri arasında Hollywood yıldızları, bilim adamları ve hatta din adamları bile bulunmakta... Bir zamanlar çevrilen ve L.Ron Hubbard’ın yazdığı kitaptan uyarlanan “Battlefield Earth” ya da “Savaşalanı : DÜNYA” adlı filmde başrol oynayan John Travolta ve yine Scentology tarafından destekle çevrildiği öne sürülen “Vanilla Sky” filminde oynayan Tom Cruise’ de şu anda bu tarikatın üyelerinden biri… Şu adresten ; http://home.snafu.de/tilman/faq-you/celeb.txt tarikat üyesi ünlülerin geniş bir listesine ulaşılabilir. L.Ron Hubbard, "Dianetik: Modern Bilim" (1950) adlı bir kitabında teorilerini ve terapi tekniklerini tanıtır. Bu kitap ve bunun videosu “Ruhi durumunuz ve hayata bakış açınızı değiştirecek” sloganıyla şu anda satış rekorları kırmaktadır. İki ölüm deneyimi yaşayan Scientology'nin kurucusu L. Ron Hubbard, bakın ölümü nasıl açıklıyor ve öldükten sonra nasıl geri döndüğünü nasıl anlatıyor. “İnsan vücut, zihin ve Thetan'dan(!) (Ruh olsa gerek) oluşmaktadır. Ölüm Thetan'la zihnin birbirinden ayrılmasıdır. İnsan birkaç kez ölmedikçe ölümün ne kadar farklı olduğunu öğrenemez. 1930'da ameliyat sırasında ölmüş, vücudumdan çıkmış, karşı sokakta duruyordum. Bana bunu yapamazlar diye düşündüm. Geri dönmeye karar verdim. Vücut ve kafa içindeki mekanizmalar aracılığıyla kalp atışlarını tekrar canlandırdım.” Dünyanın en zengin tarikatlarından biridir Scientology... Tarikat üyeleri seviye atlamak için oldukça yüklü miktarlarda parayı “tarikata” bağışlamak zorundadır çünkü... Zaten L.Ron Hubbard, bir zamanlar “kelime başına 1 peni alarak yazı yazmak çok saçma, insan milyon dolarlar kazanmak istiyorsa kendi dinini kurmalı” demiş ve bu sözünü yerine getirmiş bir şahıstır. Yazdığı kitaplarda hiç anlamadığı halde bilimle bağlar kurmuş, kendince yepyeni bir bilim yaratmıştır. Aslında yazdıkları çok da kötü şeyler değil, hergün karşımıza çıkan “sevgi kelebekleri”, “bilinçaltınızı renklendirin”, “kendi kendinizi doktoru olun”, “melekler şifacınız olsun” vs. gibi seminer ve sözde öğretilerde anlatılan şeyler… Yani iyi adam aslında L. Ron Hubbard, “Para peşinde koşuyor”, “Bir sürü dengesiz insanı sömürüyor ve ‘Limousin’ ler ile geziyor diyerek” hakkını yiyorlar adamın… Son zamanlarda aynı hareket biraz ışık gören her ruhsal ve sprituel yazar ve liderde görülüyor. İnsanlarda birilerine tapınmaya meraklı ve hazırlar zaten… Söylenenlere bakılırsa şimdilerde “Deepak Chopra” bu yolda ilerliyormuş, zenginler ve ünlüler arasında onun grubuna geçişler yaşanıyormuş, aynı Osho’da olduğu gibi… Ve aynı Ramtha adlı bedensiz varlığın J.Z.Knight adlı kadının bedenini kullanarak dünyadaki insanlara güzel(!) yeniçağ bilgi ve mesajları vermesi ve bu bedensize iman edenlerin gün geçtikçe çoğalıyor olması gibi... Hatta aynen L.Ron Hubbard’ın “Church of Scientology” tarikatının finanse ettiği filmler gibi finansmanını J.Z.Knight ve Ramtha grubunun yaptığı bir film de şu anda ülkemizde oynamakta… Filmin adı “What the bleep ( #$*!) Do We Know?” ya da Türkçe söylemeye çalışırsak “Ne biliyoruz ki?” Aynen bu filmde de hurafeler ile bilim arasında bir bağ sağlanmaya çalışılmakta, bu bağda son zamanların modası olarak “Kuantum” üzerinden kurulmaya çabalanmakta… Filmde en çok güldüğüm sahne Kızılderililerin daha önce hiç yelkenli görmedikleri için “okyanustan gelip geçen koca yelkenlileri” göremedikleri sahne… Filmde son teknolojilerin hepsi kullanılmış, biliyorsunuz istenilen her türlü görüntü yaratılabilir ve bunların gerçek olması da gerekmez. Örneğin insan uçmaz ama insan filmde uçabilir. Bu filmde de böyle adamlar ellerine geçen her düşünce(!)yi uçurmuşlar, daha doğrusu zaten kendileri uçmuş! Film niye uçmasın. Film Bilimsel bir Belgeselmiş ! “Alice Harikalar Diyarında” ne kadar bilimsel ise o da o kadar belgesel… Selam olsun yeni dünya din ve tarikatlarına… Selam olsun bu tuzaklara kendilerini gönülden kaptıranlara…
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||