derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Vicdan'ın V'si |
|
|
|
| Cuma, 14 Nisan 2006 | ||||
"Prime Time"ın en civcivli saatinde, insanlar tam da ekran başına geçip günlük olağan televizyon izleme ritüeline başlamışken, yayın aniden kesiliverir. Kısa bir süre, karlı ve parazitli "arıza" görüntüleri doldurur ekranı, hemen ardından yayın geri geldiğinde, izleyiciler, alışılmışın dışında bir şeyler olduğunun farkına varırlar. Ekranda, maskeli bir adam belirmiştir; donuk, süreki gülümseyen, ürkütücü bir yüz ifadesine sahip, gözbebeklerini bile seçmenize olanak vermeyen bir maskedir bu. Ağır, babacan bir tonla ve etkileyici bir sesle sözlerine başlar: "İyi akşamlar Londra. Sanırım artık biraz konuşmamızın zamanı geldi." İzleyiciler donakalırlar, herkes bulunduğu yere çakılmış, gözlerini giderek artan bir dikkatle ekrana yoğunlaştırmaya başlamıştır. Maskeli adam, fazlasıyla kendinden emin bir üslupla, ağır ağır sürdürür konuşmasını: "Oturduğunuz yerde rahat mısınız? O halde başlayalım. Sanırım bu akşam size niçin seslendiğimi merak ediyorsunuz. Pekala, gördüğünüz gibi, son zamanlardaki performansınızdan pek hoşnut değilim. Ve korkarım, bunun böyle sürmesine izin verip vermemeyi düşünüyorum epeydir." "Aa, evet, biliyorum, biliyorum... Şirketle çok uzun zamandır çalışıyorsunuz. Neredeyse... Durun bakayım. Neredeyse on bin yıldır! Hale bakın, zaman kuş gibi uçuyor, öyle değil mi? Oysa her şey sanki dünmüş gibi." "İşe başladığınız günü anımsıyorum, elinizde sıkı sıkı kavradığınız kemikle birlikte ağaçlardan aşağı inmiştiniz, yüzünüzde meraklı ve gergin bir ifade vardı. Mahzun bir sesle, 'Nereden başlayalım efendim?' diye sormuştunuz. Yanıtımı, sözcüğü sözcüğüne anımsıyorum: 'Şurada bir öbek dinozor yumurtası var ufaklık' demiştim, babacan bir ifadeyle gülümseyerek, 'Gidin onları için.'" "Evet, gerçekten de o günden bu yana uzun bir yolu yürüdük, öyle değil mi? Ve evet, haklısınız, bu süre içinde tek bir gün bile işi kaytarmadınız. Aferin size, iyi ve sadık hizmetkârlar. Ayrıca göz kamaştırıcı hizmet sicilinizi ya da Şirket'e yaptığınız değerli katkıları unuttuğumu sanmayın sakın. Ateş, tekerlek, tarım... Son derece etkileyici bir liste, eski dostlar. Keyifli ve etkileyici. Beni yanlış anlamayın." "Ama dürüst olmam gerekirse, bazı sorunlarımız da oldu. Bunlardan kaçmanın bir yolu yok. Bu sorunların birçoğunun nereden kaynaklandığına ilişkin düşüncelerimi merak ediyor musunuz? Söyleyeyim o halde. Sizin Şirket'e sahip çıkmayla ilgili temel isteksizliğinizden. Sorumluluklarla gerçek anlamda yüzleşmeyi ve kendinizin patronu olmayı istemiyormuşsunuz gibi görünüyor." "Tanrı biliyor, size çok fazla fırsat verildi. Size defalarca terfi etme olanağı sundum, ama beni her seferinde geri çevirdiniz. 'Ben bu işin altından kalkamam Sayın Yönetici' dediniz, yaltaklanarak, 'Ben yerimi biliyorum.' Dürüst olalım, denemediniz bile, öyle değil mi? Gördüğünüz gibi, çok uzun süredir buralardasınız ve bunun sonuçları, yaptığınız işlerde de ortaya çıkıyor. Ve genel davranış standardınızla ilgili şunu da eklemeliyim ki, ne fabrika katındaki bitmek bilmez mızıldanmalarınız dikkatimden kaçtı, ne de personel kantinindeki homurdanmalarınız." "Tabii kuşkusuz bu durumda... Pekala, gerçekten bunu gündeme getirmek istemiyordum ama ne yapalım... Kişisel yaşamlarınızla ilgili rahatsız edici söylentiler de geliyor kulağıma. Hayır, kimin söylediğini kafanıza takmayın, isim vermece yok. Anlıyorum ki, eşlerinizle işleri iyi yürütemiyorsunuz. Tartıştığınızı duyuyorum. Bağırdığınız anlatılıyor bana. Şiddetten söz ediliyor." "Güvenilir yerlerden aldığım bilgiye göre, sevdiğiniz insanları sürekli incitiyorsunuz. Asla üzmemeniz kırmamanız gereken insanları... Bir de çocuklar var tabii. Bilirsiniz ki bu durumlarda en çok acı çeken, çocuklardır. Zavallı küçük şeyler, nasıl anlayacaklar ki? Sizin kabadayılığınızı, umutsuzluğunuzu, korkaklığınızı, özenle beslediğiniz yobazlığınızı nasıl anlayabilirler?" "Gerçekten de işler pek iyi değil, yalan mı? Ayrıca, iş standartlarındaki düşüşü kötü yönetime bağlamak da doğru sayılmaz, her ne kadar, kesinlikle yönetim çok kötü olsa da. İşin doğrusu, sözcükleri geveleyip durmanın anlamı yok, yönetim berbat. Yolsuzluk yapan, zimmetine para geçiren, bir sürü yalancı ve sahtekar çılgın var elimizde ki, felaketlerle sonuçlanacak bir dizi kararlar alıp duruyorlar. Gerçek bu." "İyi ama bunları kim seçti? Sizden başkası değil. Bu insanları göreve sizler getirdiniz. Onlara sizin adınıza karar alma gücünü bizzat siz verdiniz. Herkesin bir kez hata yapabileceğini kabul etsem de, aynı öldürücü hataları yüzyıllar boyu defalarca yapmayı sürdürmek, bana biraz kasıtlı gibi görünüyor. İş yaşamınızı sendeler hale getiren bu kifayetsiz muhterisleri sizler yüreklendirdiniz. Verdikleri aptalca emirleri sorgulamaksızın kabul ettiniz. İş alanınızı tehlikeli ve sınanmamış makinelerle doldurmalarına izin verdiniz." "Onları durdurabilirdiniz. Tek yapmanız gereken, 'Hayır!' demekti. Ama sizde omurga yok. Sizde onur denen şey yok. Şirket için bir değer taşımıyorsunuz artık. Yine de, size karşı cömert olacağım. İşinizle ilgili gelişme göstermeniz için, size iki yıl süre veriyorum. Eğer bu sürenin sonunda, hâlâ uyumsuzlukta ısrar ederseniz, kovulacaksınız. Hepsi bu kadar, şimdi işlerinizin başına dönebilirsiniz." Yayın yeniden kesilir. Güvenlik güçleri televizyon yayın binasına girmeyi başarmış ve kontrolü ele almışlardır. Yayın kontrol odasında gördükleri maskeli adama yaylım ateşi açarlar, kıpırtısızca onları bekleyen iri bedeni, bir çuval gibi yere yığılır. Heyecanla cesedin yanına koşup yüzündeki maskeyi çıkarır birileri. Yönetime kâbuslar yaşatan terörist V, nihayet "ölü olarak ele geçmiş" midir? Hayır. Maskenin ardındaki, televizyon yayın ekibindekilerden biridir yalnızca. V, çoktan oradan uzaklaşmıştır. Normal yayına geri dönülür. İnsanların kulaklarında V'nin az önceki kısa süreli korsan yayınında söylediği sözler yankılanmaktadır hâlâ. Peki bir şeyler değişecek midir? Filmi izlemedim henüz. Açıkçası, içimde ciddi bir endişe var. Alan Moore'un o müthiş hikâyesindeki gücü ve derinliği bulamayıp, düş kırıklığına uğramaktan çekiniyorum. Hollywood bu, böyle sağlam bir hikâye onlara en az iki numara büyük gelir; işin içinde Matrix ile ortalığa hava basan Wachowski Biraderler bile olsa. Dayanamadım, V'nin televizyon istasyonunu basıp Londra'ya yaptığı korsan yayın sırasında söylediklerini burada aktarmak istedim. (Umarım çeviriyi beğenmişsizinizdir.) Guy Fawkes'u, 1640 devrimini, ihanetleri, ideallerin yerle bir edilişini, kahramanları ve hainleri okuyun ve araştırın tabii, bundan önemli ve değerli bir iş yapamazsınız şu anda, bana inanın. Ve lütfen, "V For Vendetta"nın grafik roman versiyonunu bulup, her sayfasını içinize sindirerek okuyun (eğer İngilizce biliyorsanız.) Filmi izler ya da kitabı okurken de, bunun "fantastik bir zamanda, İngiltere'de geçen bir tür futuristik kurgu, totaliter rejimlere bir tür gönderme olduğu" zırvalarına rağbet etmeyin sakın; Alan Moore'un zekâsına ve duyarlılığına hakaret etmiş olursunuz. "Seni Tılsımlar Korur"u dışta bırakırsak (çünkü o zaten benim romanım) içerik anlamında "Fraternis"le bu denli paralelliklere ve uyuma sahip bir başka hikâye bilmiyorum. "V for Vendetta"nın gösterime girişiyle, "Fraternis"in çıkışının aynı günlere rastlaması, ilginç bir rastlantı oldu. Bu arada, rastlantı zincirini tamamlayan, uluslararası düzeyde başka çok önemli gelişmeler de var ama onlar ayrı bir yazının konusu. Tabii okumak istiyorsanız ve ilginizi çekiyorsa. Belki de izleyeceğiniz daha önemli diziler, magazin programları, futbol tartışmaları vardır ya da kitap okurken de aşk-meşk-seks içerikli, bilemediniz otoloji-bokoloji, haydi en kabadayısı vatan-millet-sakarya kıvamında eserleri tercih ediyorsunuzdur; bilemem tabii.
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||