derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Tümer Metin Vakası |
|
|
|
| Cuma, 02 Haziran 2006 | ||||
|
Kaç gündür kendime soruyorum ve halen de inanmakta zorlanıyorum: Tümer böyle bir hatayı nasıl yaptı? Ben bir Beşiktaş taraftarıyım, hem de öyle kalbiyle siyah beyazlardan, ama buradaki şaşkınlığım takımımın iyi bir oyuncusunun, rakip bir takıma kaptırılmasından çok farklı bir şey. Bir insanın göz göre göre adını nasıl lekelediğinin hikayesi. Şimdi abartıyorsun denilebilir, yok profesyonel futbolcudur denilebilir, ama olay bambaşka. Bir defa ben ve benim gibi birçok Beşiktaşlı, kandırıldığı için kırgın ve kızgın. Şahsen ben Tümer’i sever ve beğenirdim ve o “ben Avrupa’ya gidemezsem, Beşiktaş dışında bir takımda asla oynamam” derken de inanmıştım. Çünkü Tümer bana göre gerçek bir Beşiktaşlı idi. Ama şimdi anlıyorum neden bazılarının onu hiç sevmediğini. Tümer, bize yoğun bir aldatılmşlık ve kandırılmışlık hissi bırakarak gitti, daha da ötesi sadece Beşiktaşlılar’ın değil, diğer taraftarların da futbolla olan ilişkilerini sorgulama ve daha da ötesi futbola olan inançlarını sorgulama hali yaşattı. Evet, biliyorduk hemen her şeyin para olduğunu, ama az da olsa “yürek” varlığına da inanıyorduk. Yüreğiyle takımı için oynayanlar bağlıyordu bizi bu oyuna. O yüzden “Beyaz Show”a çıktığında bile Pascal Nouma’yı görünce gözlerim yaşarıyordu ve sadece benim için değil, Türkiye’deki birçok kişinin “21 numaralı tanrısı”dır o. Keza İlhan Mansız da, Sergen de, mesela Fenerliler için Rıdvan ve Aykut da, Cimbomlular için Hakan Şükür, Hasan Şaş da… Böyle isimler yaşatırlar futbol sevgisini ve Tümer de bu isimlerin içinde yer alabilirdi belki, en azından böyle olduğuna bizi inandırmıştı. İyi “oynamış”. Peki diyeceksiniz ki “adam profesyonel, istediğini yapar.” Zaten sorun Fener’e gitmesinde değil; insanları aldatmasında. Yoksa sezon sonu çıkar delikanlı gibi “sözleşmem bitti, Beşiktaş’tan da para alamıyorum, yaşım gelmiş 32’ye ve ben bir profesyonel oyuncuyum, ailemin geleceğini düşünmem lazım. Taraftar beni affetsin lütfen, yönetimle yaşadığım sıkıntılardan dolayı gitmek istiyorum.” dese, milletin tepkisi ona değil, direk zaten yönetime olurdu. O da biraz kızılan ama yönetim hatasıyla giden bir futbolcu olurdu. Emekliliğinde de Beşiktaş yazarı olurdu veya teknik adam olurdu vs. vs. Peki ya şimdi? 2-3 sene sonra futbolu bırakınca, zaten Fenerliler’in benimseyemeyeceği bir isim olarak o camiada olamayacak, Beşiktaş camiasında da en nefret edilen isim artık. Ne yapacak? Daha önünde –allah uzun ömür versin- yıllar yıllar hayat var, bir ömür boyu insan arasında nasıl alnı ak dolaşacak? Bunları hiç mi düşünemedi? Zamanında bir hocamın bana sürekli tekrarladığı bir öğüdü hiç unutmuyorum: “Asla bir fiyatın olmasın, Hasan” derdi bana hep. Ruhunun bir fiyatı olmasın anlamınaydı bu benim için ve kendi açımdan düşündüğümde, bir ülkenin insanlarının gözünün içine baka baka ve bastıra bastıra yalan söylemenin ve ömrü boyunca nefretle anılacağını bilmenin bedeli ne olabilir ki? Hangi rakam bunu temizleyebilir ki? 1.5 trilyon mu? Sizce?
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||