23:33:04

radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
Sihirli Sözler PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 13 Ağustos 2007

Gelişen teknolojik araçlar ve gelişemeyen iletişim becerilerimiz. Okan Can Yantır yazdı.

Tüketim toplumunun itinayla çemberi dışında bırakacağı bir adamım. Çağımızın tüm tüketim, iletişim ve sosyalleşme formüllerine çarpmada “0” etkisi yapıyorum. İyi bir televizyon izleyicisi değilim bir kere; kim kime madik attı, kim hangi juri üyesinden 8,5 üzerinden 9 aldı hiç bilmem. İstiklal Caddesi’nde gece yarısı yalpalayan akşamcının halleri, medyatik polis çevirmelerinde alkol metreye “üf üf” demek için saatlerce girizgâh yapan ünlülerimizden binlerce kez daha gerçekçi gelir. Yaldızlı, armalı onlarca ayakkabı piyasaya çıkar; ama benim favorilerim hâlâ cross-trainer’larımdır. Spor ayakkabının içine beyaz spor çorap giymek konusunda hiçbir tereddüt yaşamam; öyle rahat ediyorsam öyledir. Bitmedi, yaz sezonu yaklaşıyor mâlum. Akdeniz çocuğuyum, denizin bende ayrı bir yeri vardır; ama şu yaz aylarının olmazsa olmazı “beach”lere hiç gitmişliğim yoktur. Ayağın kuma çarpmadığı tatile tatil demem, beton yığını üzerinde yatanlara da güler geçerim… Profilim bu; moda olanı yaşamak konusunda neremden tutsanız elinizde kalırım…

Çağımızın tüm olanakları insanlığı mutlu etmek için seferber olmuş. Evimizde telefon, sokağa çıkıyoruz cep telefonu, ofiste MSN ve muadilleri… Mektup, telgraf ve fax gibi iptidai iletişim yöntemlerinden bahsetmiyorum bile. Hiç biri maalesef yaşadığımız “iletişimsizliğe” derman olamıyor. Evet, iletişim problemimiz var. Bunu ben değil, dünyanın en önemli sosyal bilimcileri söylüyor. Psikolog kapılarına dayanan gençliğimizin yaş ortalaması 15’ler civarında geziyor. Kalburüstü bir şehir kadınının ifade ettiği yaşamı, “Umutsuz Ev Kadınları” dizisini nur nimet saydırıyor. Kaotik, mafyatik davranışlar insanlığın doğasından sayılmaya başlanıyor. Liseye gittiğine dört kişinin şehâdetinde inanmayacağınız çocuklar ellerinde sigarayla kafelerde piyasa peşinde; görseniz hepsi James Dean, bu yaşam onları fena yormuş… Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz; insanlar birbirleriyle iletişim kuramıyor, iletişim sorunu çeken bireyler uç noktalara sürükleniyor.

Anadolu’yu çok severim. Kasaba lokantalarına, kahvelerine gitmek, muhabbetlere ortak olmak iyi becerdiğim işlerdendir. Geçen ay bir vesile ile yolum yine oralara düştü. Bir arkadaşımın iş yerinde otururken aniden bana “bizim bir tanıdık yeni dükkân açmış, hayırlı olsun diyelim” dedi. Adamı tanımam etmem; ama yapılan güzel teklif, hayır diyemem. Arada yaşananların detayının önemi yok. Hayatımda hiç iletişim kurmayacağım birisiyle beni bir araya getiren sihirli bir sözdü “hayırlı olsun”. Sadece bu sözü kullanarak bile insanlarla kaynaşabilmek mümkün bu topraklarda. İki kelimelik girişten onlarca cümle çıkacaktır emin olun. İnanın başka hiçbir şeye gerek yok. Başka sihirli sözcükler mi istiyorsunuz? İşte müessese hizmeti: Geçmiş olsun, Allah utandırmasın, Başınız sağ olsun, Allah kavuştursun… Hepsi kendi içinde başka başka sihirler taşıyor. İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş. Belki de sosyal sorunlarımızın dermanı ayağımıza geldi; biz ona gitmeyince o ayaklandı geldi…

Dedim ya, juri üyelerinden, bir gelip bir giden moda ikonlarından anlamam diye; bu da benim eksiğim olsun… Ama çok iyi anladığım bir nokta vardır; insan ilişkileri. Kendimi bu güne kadar hiç yalnız hissetmedim. Formülü çok basit: Hadi, 5 dakikanızı ayırın da bir tanıdığınıza geçmiş olsuna, hayırlı olsuna gidin… Çok şey değişecek, göreceksiniz…

Okan Can Yantır




Yorumlar (1)
19-09-2008 06:36
 
ben umut
 
umut

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved