23:34:05

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Minik ve Dev Kadın; Minik ama Dev! PDF Yazdır E-posta
Salı, 13 Aralık 2005

Üç taneler: Nilüfer, Ajda Pekkan ve elbette SEZEN AKSU… Nasıl Türk Sineması’nda dört yapraklı yoncamız (Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Fatma Girik) varsa, onlar da Türk Hafif Müziği’nin “üç as”ı.
Burası Ankara. 19:30’da provalar başlıyor, görevlilere çaktırmadan sahneye süzülüyoruz. Remikslerini, şarkı düzenlemelerini keyifle dinlediğimiz Kıvanç K, kardeşinden tanıdığımız Ozan Doğulu, menajer Yaşar Gaga sahnedeki tanıdık isimlerden.

Yazarlarımızdan Kahraman Çayırlı, Sezen Aksu'nun Ankara'da verdiği konserindeydi ve konser sonrası duygularını sizlerle paylaştı... 

 

Minik ve Dev Kadın; Minik ama Dev!

Üç taneler: Nilüfer, Ajda Pekkan ve elbette SEZEN AKSU… Nasıl Türk Sineması’nda dört yapraklı yoncamız (Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Fatma Girik) varsa, onlar da Türk Hafif Müziği’nin “üç as”ı.
Burası Ankara. 19:30’da provalar başlıyor, görevlilere çaktırmadan sahneye süzülüyoruz. Remikslerini, şarkı düzenlemelerini keyifle dinlediğimiz Kıvanç K, kardeşinden tanıdığımız Ozan Doğulu, menajer Yaşar Gaga sahnedeki tanıdık isimlerden.

Önce vokal Nurcan “Yanmışım”la sesini açıyor ancak asıl enerjisini konsere sakladığından olsa gerek düşük seviyede tutuyor sesini. Bir yandan orkestra tüm enstrümanların son kontrollerini yapıyor. Sonra sahneye birbirinden şirin on küçük kız geliyor, bu kez bir başka vokal “Kardelen”i söylemeye başlıyor, tabii şarkının belli yerlerinde de kızlar giriyor devreye. İlk deneme istenilen sonucu vermeyince çalışma yineleniyor; kızlar çok akıllı, ikinci seferde hiçbir problem çıkmıyor. 19:56. Kıvanç K, ses mikserinin başında “İkili Delilik”le inletiyor bomboş koltukları. Vokalist Nurcan, Yaşar’ın kolunda sahnenin arkasına doğru şöyle bir gezintiye çıkıyor…

20:53. Koltuklar birer birer doluyor. Anlaşılan başkent bu akşam tıklım tıklım bir konseri ağırlayacak. 20:56. Kapı girişlerinden hâlâ insanlar geliyor. Salondaki insan profili oldukça çeşitli zira gencinden yaşlısına her kesimden onlarca Ankaralı, Minik Serçesi’ni bekliyor sabırsızlıkla. 21:14’te kapanıyor ışıklar. Sahnede minik bir dev var. On beş yıldır dilimize pelesenk ettiği gibi yine “bir kedim bile yok, anlıyor musun” diyor. Hayatı hafifletebilmenin en yetkin yolunun gülümsemek olduğundan dem vuruyor bu minik ve dev kadın. Minik ama dev.

 
Kaç milyon gönül?

Sahi ben bu kadınla ne zaman tanışmıştım? Tek kanallı döneme ucundan da olsa yetişebildiğim için şanslı hissederim kendimi hep. Sabahleyin Sezen Aksu’nun “Şinanay” klibi dönerdi, o zaman her yer, televizyon bile temizdi. Şimdi kirli. Sonra “1945” diyor Aksu, daha çok fanatiklerinin beğendiği bir şarkıyla sürdürüyor geceyi. “Kardelen” diyor, sosyal bir projede tuzumuzun bulunduğunu hatırlayıp seviniyoruz oturduğumuz koltuklarda. Aksu’ya en çok yakışan Yunan ezgilerinden biri, “gel gel sarışınım” diyor, bu kez işveli biraz. “Seni kimler aldı” diye soruyor, sanki daha bir içten, daha kendinden söylüyor bu şarkıyı. Peşinden “Değer mi”yi söyleyince ben iyiden iyiye mutlu oluyorum (Seni Kimler Aldı ve Değer mi, Sezen Aksu’nun Gülümse albümünde yer alır). Bendeki tek Sezen Aksu albümü “Gülümse”dir çünkü. Çünkü “Gülümse” özel bir albümdür. Şimdi kaset satışlarını binlerle, on binlerle ifade ededuralım, “Gülümse” albümü iki milyon bandrol satmış, iki milyon eve girmiştir; kim bilir kaç milyon gönüle!

Sezen Aksu Okulu’nun son öğrencisi, yakında Aksu destekli albümünün piyasaya çıkacağı Nurcan var şimdi mikrofon başında. Provalarda kısık sesle şarkı söyleyen kadınla sahnedeki tanrıçanın aynı kişi olduğunu söylemek güç. Sertab Erener’den dinlemeye aşina olduğumuz “Aldırma Gönül”ü söylerken Nurcan, herkes hemfikir: Minik Serçe, yetiştireceği öğrencisini iyi seçiyor. Beş dakikalık bu aranın ardından Aksu yeniden geliyor sahneye. “Vazgeçtim” diyor. Gözlerinden. Bir insanın en son vazgeçilebileceği yerinin gözleri olduğunu hatırlatıyor. Olmaz Olsun, Kaç Yıl Geçti Aradan, Her Şey Mal Mülk, Kaybolan Yıllar, Hata, Gölge Etme hep bir ağızdan bir potporiye dönüşüyor. Tek kelime yanılmak yok, adımızdan daha eminiz bu şarkılara yerimizden eşlik ederken: “Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, şimdi bana seninle bir ömür vadetseler…”

Vakit hızla geçiyor, ikinci yarıdayız. Aksu’nun kıyafet konusundaki vazgeçilmezleri: Siyah. İnce askılar. Derin yırtmaç. Fatih Akın’ın nefis klibiyle zihinlerimizdeki yerini perçinleyen “Yanmışım”la başlıyor ikinci yarı. “İstanbul İstanbul Olalı”yı “Kahpe Kader” izliyor, Minik Serçe’nin keyfine diyecek yok. Kıvanç K ile Ankara havası da oynuyor, vokalist Cihanla Hint şarkıları ve klipleriyle dalgasını da geçiyor. Cihan, “Yandım”la durup biraz nefes almamızı öğütlüyor adeta. Sezen Aksu bu gece oynamak istiyor sahnede. “İkili Delilik”le bütün yaz klüpleri coşturduğu gibi salonu dolduran onlarca insanın da kanını kaynatıyor. “Rakkas”ı duyunca herkes daha bir keyiflenirken benim canım sıkılıyor. Çünkü Aksu, konserlerini genelde “Rakkas”la noktalar. Bu enfes gecenin bitebileceğini düşünememiştim pek. Nurcan ile birlikte değme dansözlere taş çıkartıyor bir nevi. Işıklar yanıyor, orkestra, vokaller, Sezen Aksu gidiyorlar birer birer. Ama salondakilerin gitmeye pek niyetleri yok. “Sezen” bağırışları kaplıyor ortalığı. Aksu, bunca yıllık dostlarını kıramıyor, Harun Kolçak’ın yeni albümüne verdiği “Karşıyım Karşı” ile tamamlıyor geceyi: “Atın ölümü arpadan, hadi gelin arkadan…”

Sizin şarkınız hangisi?

Bu topraklarda yaşayan herkesin bir Sezen Aksu şarkısı vardır. Bütün aşklar yüreğimizdeyken gideriz, işte hiçbirimiz masum değiliz, giden sevgiliye de bağıra bağıra “geri dön” deriz, kaybolan yıllarımıza eseflenirken hınzırca “hey tanrım bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane” diyen yalnız kullarızdır aslında. 70lerden bu yana şarkılarıyla bir an olsun bizi yalnız bırakmayan Minik Serçe’mizin sevgiden halesi dokunur böyle gecelerde bize. Bir ışık geçer. Nasıl Ay tutulur, biz de tutuluruz. Sevgiye. Aşka. Hasrete.

Üç yaşında ailesiyle Denizli-Sarayköy’den İzmir’e taşınan “Cüce Bela” Fatma Sezen Yıldırım, Konak-Köprü troleybüslerinde şarkı söylerken, haftada bir kez saçının rengini değiştirirken ya da dikkat çekmek için sık sık intihara kalkışırken bir gün ismini bu topraklara kazıyacağını düşünüyor muydu acaba? Ha bu arada az kalsın unutuyordum sormayı, sizin Sezen Aksu şarkınız hangisi?

Kahraman Çayırlı 




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved