derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Loose Change |
|
|
|
| Çarşamba, 20 Eylül 2006 | ||||
|
Geçtiğimiz haftalarda bir belgesel gündeme getirildi Akşam gazetesi yazarı Oray Eğin tarafından ve medyamızda da hemen yer aldı. Adı “Loose Change”di ve 11 Eylül’ün Amerikan hükümetinin komplosu olduğunu iddia ediyordu. Tabii medyamız dab u haberin üzerine balıklama atladı ve bangır bangır “duyun ey ahali, 11 Eylül’ü Amerikanların kendisi yapmış, aha da bakın kendi adamları diyor.” Şeklinde yayınlar yaptılar. Sadece Engin Ardıç ve Yurtsan Atakan, köşelerinde bu filmin iddialarının çoktan çürütüldüğüne değindiler. Ama olan çoktan olmuştu ve şimdiden birçokları için “Loose Change”, herkesin mutlaka izlemesi gereken ve mutlaka başkalarına da izlettirilmesi gereken bir başyapıt olarak değerlendirilmeye başlanmıştı. (Bkz. internetteki çeşitli forumlar) Esquire Dergisi, benden bu belgeseli dergi için haber yapmamı istediğinde, ben de “Loose Change”i “mutlaka izleyin, bakın Amerika ne haltlar işlemiş” diyen bir forumdan indirdim ve izledim. Film bittiğinde ise “vay beeee, harbiden iddialar çok ciddi, kesin bunlar yapmıştır” diye düşündüm, ama nedense kafamı kurcalayan ve çok da adlandırmayı başaramadığım bazı soru işaretleri vardı kafamda. Fakat tam da anlamlandıramadığım için omuz silktim. Sonra da Yurtsan Atakan’ın yazısında okuduğum “Screw Loose Change”i izlemeye başladım. Çünkü iddiaların karşıtının izlenmeden haberi yapmanın doğru olmadığını düşünüyordum. İyi ki de böyle düşünmüşüm ve iyi ki de Engin Ardıç ve Yurtsan Atakan, uyaran o yazıları yazmışlar. “Screw Loose Change”i izledikten sonra, “Loose Change”e bakışım tamamen değişti. Bunun nasıl olduğunu anlamanız için size Esquire için yaptığım karalamalardan bir bölümü yollamak istiyorum. Bu sadece Pentagon’a çarpan uçakla ilgili “Loose Change”in iddialarını ve karşıtı “Screw Loose Change”in iddialarını içeren kısa bir bölüm. “Screw Loose Change”de tüm iddialara teker teker yanıtlar veriliyor ve “Loose Change”deki hemen her iddia çürütülüyor. Ama tabii S.L.C.’in de insanın kafasında soru işareti bırakan bölümleri var. Onlar için de web sitelerinde dolaşıp, farklı görüşleri almanız lazım. Esasında bir konuda cidden kafa patlatmak istiyorsanız yapmanız gereken her yanından görüşleri incelemek ve değerlendirip, bir karara varmak. Yoksa önünüze her sürüleni hiç araştırmadan, incelemeden kabul ederseniz, medyamızın düştüğü konuma düşebiliyorsunuz. “Loose Change” bu bağlamda iyi bir ders hepimize. İşte karalamalarım:
İDDİA: Pentagon’a Çarpan Bir Boeing 757 değil, Cruise Füzesi veya bir askeri uçaktı. L.C.: “Uçuş 77, bu süratte uçarken dedikleri kadar yüksek hızla dalış yapması mümkün değil. Bu süratteyken G manevrasını yapmaya başladığınızda uçak daha hızlı gidemez. Bu uçak uzaydan yere çakılmış olmalı." - Russ Wittenburg, 11 Eylül'de kullanılan uçaklarla uçmuş, Ticari ve Hava Kuvvetleri Pilotu, WingTV S.L.C.: Evet, Wittenburg bir pilot, ama aynı zamanda Pentagon’a herhangi bir uçağın çarpmadığına inanan bir komplo teorisyeni. Bu da onu deli veya aptal yapıyor. O azınlıktan.
L.C.: Uçak, otoyol 395’i geçip, aydınlatma direklerini çarpar ve onları köklerinden söker ve daha sonra da Pentagon’a çarpmadan önce çimlere çarpar. Fakat görüntüler incelendiğinde çimlere herhangi bir zarar gelmemiştir.
S.L.C.: Hiçbir resmi rapor uçağın önce çimlere, sonra da Pentagon’a çarptığı hususunda en ufak bir veri içermemektedir. Bu sizin uydurmanız.
L.C.: Uçuş 77’yi Pentagon’a çarpması için yönlendiren hava korsanı Hani Hanjour, küçük bir Cessna uçağını bile doğru düzgün indirip kaldıramıyordu ve uçuş becerileri böyle bir eylem için yetersizdi. S.L.C.: Film bu iddiayı Hanjour’un Cessna kiralamak için geldiği Freeway Havaalanı uçuş eğitmenlerinden Marcel Bernard’ın anlatımlarına dayandırıyor. Fakat aynı Bernard, Maryland’de yayınlanan Greenbelt Gazetesi’ne şu demeci vermiş: “Hanjour’un uçağı indiriş ve kaldırışlarında problem vardı evet. Ama bu, zaten havada olan bir uçağı Pentagon’a yönlendiremeyeceği anlamına gelmiyor.”
L.C.: 22 Kasım 2004'te özel jet Baba George Bush'u almak için Houston yolunda bir aydınlatma direğini biçti ve Houston Hobby Havaalanına 1 dakika mesafede düştü. Kanatta çarpışmadan kaynaklanan yırtıklar ve enkaz parçaları 100 yard (90 mt)'den fazla alana yayıldı. Ve şimdi, Uçuş 77, 5 aydınlatma direğini tüm olarak söküp toprağın dışına çıkarmayı başardı!!! Üstelik kanatlar aydınlatma direklerine hiç bir hasar vermeden???
S.L.C.: Örneğini verdiğiniz jet nasıl bir büyüklükte idi? Özel bir jetse ki öyle görünüyor, o zaman bir 757’den misli misli daha ufaktı. Ayrıca hızı da saatte 800 km civarında değildi, değil mi? Ayrıca Amerikan karayollarındaki aydınlatma direkleri, araba kazalarında minumum hasar gerçekleşmesi için kırılgan tabanlıdırlar. Araçla çarptığınızda güvenlik açısından, tabanlarından kırılırlar. Yine filminizde çarpmayı gösteren bir animasyon var. Peki neden çarpmanın etkisiyle yönünü Pentagon’a bakacak şekilde değiştiren elektrik jeneratörü o animasyonda yok? Bir cruise füzesi, zigzaglar çizerek 5 aydınlatma lambasını devirip, koca bir jenaratörün yönünü döndürecek güçte bir patlama mı yaratıyor? Bir füze Pentagon’un güçlendirilmiş duvarında o hasarı yaratabilecek güçte değildir. Ayrıca Pentagon’a çarpan bir Global Hawk Askeri uçağı da değildir, çünkü Global Hawk, bir Boeing’e göre çok hafif bir uçaktır ve çarpmasının etkisi bu kadar güçlü olamaz.
L.C.: Uçuş 77’den neden hiçbir iz yok? Bir uçağın Pentagon'a çarptığına dair bir iz yok. Görünüşe göre binanın bu yanı öylece çökmüş ve sadece gördüğünüz şu parçalar var, elinizde taşıyabileceğiniz kadar küçükler. Büyük kuyruk bölümü, kanat bölümü, gövde, herhangi bir yerde bir iz olabilecek hiç bir şey yok. Resmi açıklamaya göre, jet yakıtından kaynaklanan güçlü ısı nedeniyle tüm uçak buharlaştı. Ne var ki eğer ateş Jumbo Jet'i yakıp kül edecek kadar sıcaktıysa, Pentagon'da araştırmacılar tamamen yanmış 189 kişiden 184'ünün kimliğini nasıl tespit edebildiler?
S.L.C.: İz olmadığından emin misiniz? (Diyor ve üst üste uçak parçalarının fotoğrafları gösteriliyor.) Ayrıca uçağın yanarak yokolduğu iddiası da tamamen size ait, resmi raporlarda bu yönde en ufak bir açıklama yok. Uzmanlar cesetlerin parçalarına ulaşıp toplayabildikleri için de cesetlerin kimliklerini tespit edebildiler. Ayrıca uçağa ait büyük parça bulunamadığına dair bir örnekle durumu açıklıyorlar S.L.C.’de. Pentagon’un güçlendirilmiş duvarıyla aynı özellikle bir duvara, saatte 800 km hızla giden bir jet uçağı çarparsa ne olur sorusunun yanıtının arandığı bir deneyin filmini gösteriyorlar. Uçak deyim yerindeyse atomlarına ayrılıyor ve geride doğru düzgün hiçbirşey kalmıyor. Bu da Pentagon’da neden büyük uçak parçaları yoktu sorusuna iyi bir yanıt oluyor.
L.C.: Uçağa ait olduğu iddia edilen motor parçaları, aslında bir 757’ye ait değildi. American Free Press gazetesi, Arizona’daki Honeywell Havacılık ile bağlantı kurdu ve uçak parçaları resimlerini onlara gösterdi. Uzmanlar, bunun tanıdıkları motor parçaları olmadığını ve 757’ye ait olamayacağını düşündüklerini söylediler. Yine filmde bir Boeing motor parçası şeması çizimi gösteriliyor ve Pentagon’daki parçalara benziyor mu sizce diye soruluyor.
S.L.C.: Birincisi American Free Pres gazetesi -ki 9/11 şüphecileri bu gazeteyi sık sık referans gösterirler- eski bir neo-nazi olan ve Yahudi soykırımını bile reddeden Wllis Carto’ya ait. İkincisi uzmanların parçaları tanımlandıramamaları çok normal, çünkü AFP’nin bağlantı kurduğu kişiler Boeing’in İngiltere Derby’deki orijinal fabrikasından değil, Cessna gibi küçük uçaklara motor üretimi yapan bir fabrikadan. Motor parçalarının tanımamaları normal. Ayrıca filmde gösterdiğiniz şema bir 757’ye ait değil. İzleyicileri yanıltıyorsunuz. İşte gerçek şema diyerek gerçek bir Boeing şeması gösteriliyor. Resimler birbirini tutuyor.
L.C.: Uçağın çarptığı söylenen delik çok ufak. Bu kadar büyük bir uçak bu kadar küçük delik mi açar? (15 feet genişliğinde)
S.L.C.: Burada da yanlış bir yönlendirme söz konusu. Sizin seçtiğiniz resim, Pentagon duvarında açılmış küçük bir delik varmış gibi duruyor, fakat aynı resmin sizin göstermemeyi seçtiğiniz tarafında 90 feetlik kocaman bir delik daha var ve siz onu özellikle göstermeyip izleyiciyi yanıltıyorsunuz.
L.C: Pentagon’un içteki duvarında bir uçağın burnu büyüklüğünde bir delik daha var. Nasıl olur da uçağın hafif karbondan oluşmuş burnu, Pentagon’un güçlendirilmiş duvalarını geçip böyle bir delik açabilir?
S.L.C.: Pentagon’un sadece dış duvarı güçlendirilmişti ve en alttaki 2 katın duvarı daha zayıftı. Uçak bu kısma çarptı. Ama o deliği açan uçağın burnu değil, çok güçlü ve sert bir parça olan uçak ön iniş takımlarıydı.
L.C.: Filmde çeşitli kişilerin tanıkları veriliyor. Ama en önemli iddia, April Gallop adında bir kadının iddiaları. Kendisi Pentagon’da çalışıyormuş ve kazan anında Batı kanadındaymış. Hastanedeyken, takım elbiseli adamlar onu birkaç kez ziyaret etmiş. "Kim olduklarını asla söylemediler ya da hangi istihbarat için çalıştıklarını. Adamlar ona ne söyleyeceğini anlatmadılar, sadece telkinlerde bulundular. Örneğin, parayı alıp susmasını. Aynı zamanda şunda ısrar ettiler: Binaya bir uçak çarptı. Bunu defalarca tekrarladılar. Fakat ben oradaydım, ve asla bir uçak görmedim ya da uçağın enkazını. "
S.L.C.: April Gallop, saldırı esnasında içerde çalışıyordu ve saldırıyı direk görmedi. O binanın bombalandığını sanıyordu.
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||