23:28:11

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Kraliçe 5.Şebnem PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 14 Temmuz 2005

Pasaj Müzik, iyi isimleri bünyesinde toplamaya devam ediyor, bunun son örneğiyse Şebnem Ferah. “Can Kırıkları”, sanatçının ilk albümünde de birlikte çalıştığı Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde, Marşandiz (İstanbul) ve Capital (Los Angeles) stüdyolarında dört aylık bir çalışma neticesinde ortaya çıkmış. (2.yorum) Kahraman Çayırlı'nın yazısı...

 

KRALİÇE BEŞİNCİ ŞEBNEM

Bu yıl yaz sezonu, rock müzik piyasası açısından hareketli geçeceğe benziyor. Mayıs ayı başında ikinci albümüyle müzik marketlerde yerini alan Aylin Aslım, kendisini beklediğimiz beş yıl boyunca hiç boş durmamıştı, sonuçta “Gülyabani” gibi sağlam bir albümle karşımıza çıktı. Özlem Tekin ise geri sayımdaydı, müziğini, altyapısını yeni baştan yaratmıştı, zaten hayranları onun değişkenliğine alışmıştı.

Pasaj Müzik, iyi isimleri bünyesinde toplamaya devam ediyor, bunun son örneğiyse Şebnem Ferah. “Can Kırıkları”, sanatçının ilk albümünde de birlikte çalıştığı Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde, Marşandiz (İstanbul) ve Capital (Los Angeles) stüdyolarında dört aylık bir çalışma neticesinde ortaya çıkmış. Albümün isminin bir hikâyesi var: “Son albümümü çıkardığımda şirkete benim için bir zarf geldi ve içinden Can Kırıkları adında bir kitap çıktı. Yazarı, Karin Karakaşlı. Kitabı elime alır almaz, şarkıyı kafamda duymaya başladım. Bu albüm için ilk yaptığım şarkı o oldu. Hepimizin kalbi kırılır, acıları olur ama bunun bu kadar keskin ifade edilmesi çok hoşuma gitti. Albüm adı için kendisini arayıp haber verdim. Karin’in de bundan keyif alması beni daha da mutlu etti” diyor Ferah, verdiği bir röportajda*.

Şebnem Ferah, 1972 Yalova doğumlu. 16 yaşında yani 1988 yılında kafasındaki kız grubu hayalini Volvox’u kurarak gerçekleşir. Volvox, Bursalı bir hardrock grubudur. Önceleri sadece kızlardan oluştuğu için yadırganan grup, sonraları Kemancı ve Sis Bar’ın vazgeçilmezi olur. Bu eril dünyada az iş başarmamışlar! 1994 senesinde Volvox grubunun dağılması sonucu Ferah, bireysel çalışmalarına başlar. Takvimler 1996’yı gösterdiğinde İskender Paydaş ve Pentagram grubunun elemanlarıyla çalıştığı ilk albümü “Kadın” yayınlanır. Kaset satışının 400 bini devirmesi müzik piyasamız için bir mucizedir. İş ciddiye alındığında başarı da beraberinde gelmiştir elbet. Üç yıl sonra ikinci albümü “Artık Kısa Cümleler Kuruyorum” ile Ferah, albümün isminin aksine uzun, güçlü, ayakları yere basan cümleler kurdu. Samimi sözler ve etkileyici melodiler Ferah’ın bu sektörde geçici olmayacağını kanıtlar gibiydi. Sanatçı, üçüncü albümü “Perdeler”de ilk iki albümünü hazırladığı isimler yerine sahnede birlikte çalıştığı müzisyenlerle beraber sıkı bir iş çıkarır. Ve “Kelimeler Yetse”... Ferah’ın bir olgunluk seviyesine eriştiğinin bir nevi ispatıdır, bu albüm. Şarkıcının gerçekten yaşamış olduğu bir aşk acısını anlatırken dinleyicisiyle dertleşen bir üslup sezilir.

ÖNÜMDE AĞIR BİR KAPI, ARDIMDA OKYANUS...

“Can Kırıkları”, daha güçlü, kendinden emin ve sakin bir albüm. Diğer dört albümde başka insanların neden oldukları problemler ön plândayken, Ferah bu kez içine dönmüş. Daha sert ve enerjik. Tolga Akyıldız’ın tabiriyle cephanesi bu kez daha sağlam. Ferah, malzemesinin kalbi, hayatı, öğrendikleri ve öğrenmeye çalıştıkları olduğunu söylüyor. Dişiliği her zamankinden daha belirgin. Üstelik albümde değişik altyapılar denemekten çekinilmemiş. Albümü açan “Okyanus”, Ferah cephesinde çok şeyin değiştiğinin göstergesi. Güçlü altyapı ezgiyi duyduğunuz ilk saniyeden itibaren sizi sarıp sarmalıyor. “Sonunda boğulmak olsa da benim o sularda yüzmem gerek” Sözler çok kararlı bir halet-i ruhiyeye işaret ediyor. Albüme ismini veren “Can Kırıkları”, canı yanmış küçük bir kız çocuğunu anımsatıyor, Ferah içindeki küçük kız çocuğuyla boğuşuyor olabilir mi? “Delgeç”, slogan gibi sözleriyle bu topraklarda bir türlü cümlenin öznesi olamayan hep nesne olarak kalan kadınların dertlerini anlatıyor. Ayrıca şarkının ritmi oldukça akıcı. “Geçmişe Yolculuk”, çocukluğumuzda masumiyetimizi nasıl kaybettiğimiz, o saflığa nasıl geri dönebileceğimiz üzerine kafa yoran bir çalışma. Ferah’ın bir önceki albümünde yer alan “Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler”i andırıyor. “Kendi yüreğimden başka sığınacak yerim yok” diyen, dışarının tüm kirli çarklarına kapılarını kapatmış bir kadın öyküsü, “Ben Bir Mülteciyim”. “Çakıl Taşları” ise bana göre albümün en keyifli çalışması. Dinledikçe değerlenen, derinliğini fark edebileceğiniz bir şarkı. Sanatçı, tüm sahip olduklarını sırayla anlatıyor: Gözlüğü, sözlüğü, hiç boyanmamış/yıkılmamış duvarları, sonunu yazamadığı hikâyesi, umudu, henüz tanışamadığı sevgilisi ve elbette çakıl taşları... Albümün son şarkısı “Hoşçakal”ın “Can Kırıkları”nın en zayıf çalışması olduğu söylenebilir, özellikle sözler yer yer sıradanlaşıyor ve aceleye gelmiş hissi uyandırıyor.

Son kertede Şebnem Ferah, Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor sanıldı oysa müzikal olarak pazara yabancı da olsa yazdığı sözler her zaman bizdendi. Tuttuğu yolda iyi işler yapmaya hızla devam ediyor. Belli ki, bundan 10-15 yıl sonra da Ferah’ın yaptığı doğru işlerden söz ediyor olacağız.

Kahraman Çayırlı

Şebnem Ferah / Can Kırıkları / Pasaj Müzik

*Suat Kavukluoğlu ile yaptığı röportajdan, Hürriyet Cumartesi, 2 Temmuz 2005




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved