21:53:48

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Haydar Paşa, IMF Bey! PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 30 Haziran 2005

Vapur Eminönü’nden, ıslığını öttüre öttüre ilerledi Marmara’nın ortasına. Süzüldü Kız Kulesi’nin yanından. Hani Sunay Akın’ın “Şiir Cumhuriyeti’nin Başkenti” olması için çabaladığı, ancak sermayenin gücünün yine de bildiğini okuyup burjuva lokantasına dönüştürdüğü şu tarihi, güzelim kule. Limanın yanından usulca ilerleyip önce Haydarpaşa’ya uğrayacak, yolcularını indirip yenilerini yüklendikten sonra Kadıköy’de soluklanıp tekrar Eminönü’ne dönecek. Şimdilerde gazetelerde, küçük küçük sütunlarda kısa kısa geçiştirilen bir haber... Neymiş?..
“Tarihi Haydarpaşa Garı, 2009’da kapanacak!”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Marmaray Projesi’nin tamamlanmasının ardından Haydarpaşa Garı ve çevresinin işlevsiz kalacağını buyurarak, bölgenin atıl kalması yerine, tarihi dokusu bozulmadan(!) uluslararası ticaret, kültür, sanat, kongre ve turizm merkezleri olarak kullanılması için çalışmalar yapıldığını buyurmuşlar. Özelleştirme İdaresi ve Ulaştırma Bakanlığı aracılığıyla Haydarpaşa Garı ve çevresinde bir milyon metrekarelik bir alan, alışveriş ve turizm merkezine çevrilecekmiş. Bu proje de kamuoyunda “Manhattan Projesi” olarak biliniyormuş ve TCDD’ye yılda 150-200 milyon dolar arasında kira geliri sağlayacakmış.

Şimdi IMF’nin dümen suyundan başka bir yerde kulaç atamayan bu çoğunluk acizi hükümetten siz yoksa böyle güzel bir proje yerine, çevre adına, toplum yararına sağlıklı bir proje mi bekliyordunuz? Hadi canım, bu kadar saf olamazsınız.

Bu ülkenin ortaklaşa ürettiği ne kadar güzide değeri varsa, küreselleşme çılgınlığı adına gözü dönmüş kâr çılgını şirketlere yıllardır yok pahasına peşkeş çekilirken fazlasıyla alıştırıldık toplum olarak bu yeni çağın erdemlerine. Sakın ağzını açıp tek söz etme emi. Mazallah, küreselleşmenin aslanları seni dinozor ilan eder, köşelerinde de “o kafa” diye seninle dalga geçerler. Sanki bir mahkemeden kendi kafalarının “çağa uygundur” damgalı tomografisini çektirmişler gibi!

SSK, ilk kez çalışanlardan toplanan primlerle emeklisinin maaşlarını ödeyemez hale gelmiş durumda. Cari açık ise yine tarihinin zirvesinde bir yerlerde. Ekonomi tıkır tıkır işler  gibi göründüğü halde, birkaç milyar dolar sıcak para bir kaçsa kriz kapıda. Eh, şimdi elimizi vicdanımıza koyalım. Kimin umrunda Haydarpaşa’nın güzel görünümünün dev gibi gökdelenlerin yanında kelebek konmuş gibi kalacağını. Petkim’i satalım, Tüpraş’ı, THY’yi, Telekom’u, neyimiz var neyimiz yok, hepsini satalım. Hem de yok pahasına satalım. Mesela Erdemir’i yaklaşık 4 yıllık kazancı kadar bir paraya verelim gitsin. Bilirkişi raporlarıyla değeri 1 milyar dolar olarak tespit edilen Seydişehir Alüminyum’u da 305 milyon dolarcığa verelim. Vermeyip de ne yapacağız? Bu kadar bıçak sırtı bir ekonomide, bu kadar borç batağına saplanmışken Barış Manço vapurunun üçüncü katından Haydarpaşa’yı mı seyredeceğiz?

Dolmabahçe’nin tarihi dokusunu “Gö!kafes”i dikerek bozan zihniyet, şimdi gözünü tarihi Haydarpaşa Garı’na dikti. Tarihi dokusu hiçbir zaman bozulmayan kapitalizm, tarihi dokuyu bozmama palavralarıyla yine yıkmaya devam ediyor.
Yapımına II. Abdülhamit döneminde başlanan ve 1908’de tamamlanarak hizmete açılan gar, bugün İstanbul’a güzelliğini veren simgelerden biri. 2009’da halka kapatılacak. Duyuyor musunuz? Kapatılacak! IMF’nin borç batağında çırpınan, boğulmamak için de her istenene evet diyen çoğunluk acizi hükümet tarafından. Yanına kendisini sıradan bir yapıya çevirecek dokuz tane “Gö!kafes” dikilecek. “Ben böyle sanatın içine tükürürüm” diyen zihniyetin, batmakta olan gemisine can simidi yapmaya çalıştığı yeşil dolarlar için maviyi yok etme eylemidir bu.

Vapur Kadıköy’den ayrılıp yüzünü tarihi anakaraya döndüğünde bir buruk ilerleyecek 2009’da. Haydarpaşa’nın önüne geldiğinde ıslığını öttürmeyecek bu icraat! gerçek olduğunda. Çünkü içinden gelmeyecek neşeli neşeli ilerlemek. O yüzden ben şehir hatlarında çalışan bir kaptan olsam, vapurumun ıslığını her yanaştığımda ve her önünden geçtiğimde öyle güçlü öttürürüm ki hiç durmadan, bir kaç yıl sonra hiç ötmeyecek sirenim doyasıya çınlasın Anadolu’nun içlerine kadar. Kim bilir, ıslığım belki Ankara’dan bile duyulur!


Yazan: Metin Under ( Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır )




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved