21:33:23

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Fransa'yı Protesto PDF Yazdır E-posta
Cuma, 12 Mayıs 2006
Fransa'yı Nasıl Protesto Edeceğiz?


Fransa ile ilişkilerin "Ermeni katliamı olmamıştır" diyenlere hapis cezası öngören kanun teklifi ile gerildiğini herkes biliyor.
Doğal olarak bu haksız kanuna karşı bir tepki de duyuyoruz. Hemen protesto faaliyetleri içine giriyoruz.
İlk akla gelen de "Fransız mallarını protesto edelim. Kullanmayalım" demek oluyor.
Evet, Bir ülkenin mallarını protesto etmek elbette etkili bir yoldur.
Ama şimdi gelin biraz rakamlara bakalım.
Türkiye'nin ithalatı 101,2 milyar dolar. Bu rakamın % 6,4'ü Fransa'dan yapılan ithalat. Rakamsal olarak söylersek yaklaşık 6,5 milyar USD.
Türkiye'nin ihracatı ise 72,5 milyar dolar. Bu rakamın  ise % 5,8 Fransa'ya yapılan ihracat. Yani 4,2 milyar dolar.
Şimdi biz Fransız mallarını protesto edeceğiz ve bildiğimiz bir sürü markayı kullanmayacağız. Olacak şey değil ya, oldu diyelim.
Bu durumda Fransa'nın başına neler gelir? Fransız ekonomosi nasıl sarsılır?
Fransa'nın ihracatı 443,4 milyar dolar. Bu rakamın 6,5 milyar dolarını Türkiye'ye yapılan ihracat oluşturuyor. Yani % 1,5'lik bir hacim.
Fransa'nın ithalatı ise 473,3 milyar dolar. Bu rakamın ise 4,2 milyar doları Türkiye'den aldığı ürünlerin bedeli. Yani % 0,9
Bu rakamlar neyi gösteriyor?
1) Türkiye'nin dış ticaret açığı 28,7 milyar dolar. Fransa'nın dış ticaret açığı da 29,9 milyar dolar. İki ülkenin dış ticaret açıkları birbirine yakın olmasına rağmen, bu açıkların ithalat rakamına oranı Türkiye'de % 28,35 iken Fransa'da ise % 6,3 oranında.
2) Türkiye, Fransa ile bütün ticari ilişkilerini durdursa bile, Fransa bundan neredeyse hiç etkilenmez. % 1-2 seviyesindeki bir ticaret hacmiyle, Türkiye'nin Fransa'ya gözdağı vermesi söz konusu bile olamaz.
3) Fransa böyle bir protestoya karşı, AB kozunu sonuna kadar kullanacaktır. Zaten Türkiye'nin AB üyeliğine sıcak bakmayan bir ülkedir. Dahası AB'ye tam üyelik için başvuracan bir ülkenin, kendi başvurusunu veto edebilecek güce sahip AB üyesi bir ülkeye posta koyması pratikte imkansızdır.
Şimdi bu yazdıklarımdan "Fransa'ya karşı hiç bir şey yapmamalıyız" dediğimi sanmayın.
Ben, Türkiye'nin hiç bir ülkenin icazetine ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Ekonomik ve politik bağımsızlığını kazanmış, kendine güvenen bir Türkiye'nin AB kapısında, bir dilenciymiş gibi beklemeye ihtiyacı yoktur.
Hele ki bu kapıdan geçiş, olmamış olayların kabul edilmesini, toprak ve egemenlik kaybını gerektiriyorsa, olmasın daha iyi.
Fransa ile ilişkiler, tarih içinde sık sık karşılıklı restleşmelerle yoluna girdi. Bu sefer de böyle olacak.
Ancak, onurlu bir devlet olarak varlığını sürdürmenin yolunu, bu resti çekebilmekten geçer.
Peki, bunu yapabilecek bir hükümetimiz var mı?
Yanıt, meydandadır. 



Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved