derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Devletin malı deniz... |
|
|
|
| Pazartesi, 04 Eylül 2006 | ||||
|
Reha Ersavcı Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Geçenlerde bir haber okudum.“İstanbul depreme karşı önlem olarak su ile yastıklanacak” mış. Nasıl olacakmış bu? “İstanbul’da yeraltı sularının azalarak, boşlukların oluşması ve çökmelerinin olası depremde büyük hasarlara yol açmasını önlemek amacıyla yeraltı boşlukları suyla doldurulacak” mış. Bir ülkenin en önemli şeylerinden biri yeraltı kaynaklarıdır ve ne olursa olsun özenle devlet tarafından korunmalı, kullanım hakkı devletin elinde olmalıdır. Biz ne yapıyoruz tüm yeraltı kaynaklarımızı da satıyoruz yavaş yavaş... Özel izinler ile Coca Cola ve Pepsi Cola bu sularımızı derinlerden çekip çıkartıyor, üstüne üstlük bir de şişeleyip piyasada satıyor. Hatta satmak da denmez ana firmalar bakkal ve marketlere bunu sadece Coca Cola satmanın veya sadece Pepsi satmanın hediyesi olarak veriyorlar. Bu sular filtre edilerek şişelenmeleri nedeni ile hiçbir minerale sahip değiller, yani anlayacağınız aslında bunlar bildiğimiz su da değiller… Su değilse bunlara ne diyebiliriz? Mesela “Saf Su” diyebiliriz veya erkeklere daha iyi anlatabilmek için “Akü Suyu” veya bayanların daha iyi anlayabilmeleri için “Ütü Suyu” diyebiliriz. Bugün çocuklarımızın okuduğu okullarda da kantinlere "sadece kendi içeceğinin satılması karşılığında" bedava verildiği için bu sular satılmaktadır, gelişme çağındaki çocuklarımız bu beş para etmez su bile denemeyecek "sofra içeçeği"ni içmektedir. Son Formula 1 yarışlarında da bunlardan başka içecek su bulmak imkanı yoktu. Kaça satıldığını biliyor musunuz? 500 ml'lik şişesi 2.5 YTL !.. Bir başka çarpıtılmış konu da, bu suların kapakları; Normalde bu tür suların beyaz kapak ile satılması lazım. Zaten piyasaya ilk çıktığında da böyleydi. Ama allem ettiler kallem ettiler bu sular şu anda doğal kaynak suyu gibi mavi kapaklı olarak satıyorlar. Kuyu sularının kapakları ise yanlış hatırlamıyorsam sarı veya kırmızı olmalıdır. Ya etiketin altında ve üstünde olması gereken kahverengi bantlar? Onlar da son zamanlarda “Gold” bant oldu!.. Bakın bakalım bir de bunların üzerindeki etikette ne yazıyor “Sofra içeceği” yazıyor “İşlenmiş su” yazıyor. Devlet yeraltı kaynaklarını korumalı ve tek sahibi olmalıdır ve yeraltı kaynaklarımız satılamaz demiştik. Biz ne yapıyoruz? Yasak olmasına rağmen “Bir yol bularak”, çaktırmadan “etiket ve kapakta değişiklikler yaparak”, “kanun açıklarından faydalanarak” yeraltı kaynaklarımızı, yeraltı sularımızı bir bir satıyoruz. Şimdi yine dönelim okuduğum habere; “İstanbul depreme karşı önlem olarak su ile yastıklanacak” Taa derinlerden büyük artezyen pompaları ile çıkartılarak satılan suların yerine su mu basılacak yani? Bu suyu nereden bulacağız? Belki de Coca Cola veya Pepsi Cola ve varsa diğerlerinden bu suyu satın alıp onların bir yandan çıkardıkları suyu, biz bu yandan yerin dibine pompalarız. Böylece deprem tehlikesi azalmış olur ve aynı zamanda hareket, bereket ve ticaret de artmış olur. Para babalarına, emperyalistlere varımızı yoğumuzu veririz, onları daha da palazlandırırız. Biz de bu güzel küreşelleşmenin, verilen tavizlerin, toprakların, kaynakların sonucunda AB’ye çok daha rahat girer, çok daha kolay “Manda” oluruz ve; Kendi ülkemizde kiracı ve uşak oluruz!
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||