22:35:21

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Sayı 30 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.


 
Bir Çeşit Aydın(!) PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 14 Haziran 2006

Reha Ersavcı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Hep bahsediyoruz ya bazı aydın(!)lardan...
 
Bu bahsedilen aydınlar nasıl aydınlardır, birbirlerinin bu kadar mı aynısıdır, tıpkısıdır? Yoksa bize mi öyle gelmektedir?
 
Şimdi şöyle bir bakarsanız bu aydınlara ;
  • Ulusalcı'lara kesinlikle karşıdırlar, biraz ileri giderseniz sizi kafatasçı milliyetçilikle suçlarlar.
  • Vatan satılıyormuş, Türkiye elden gidiyormuş hiç önemli değildir, çünkü ya kendilerini Türk olarak hissetmiyorlardır ya da "Türklük"ten çıkmışlardır. ("Türklük" den çıkmış olmanın da çeşitli başka nedenleri vardır ama bunları fazla irdelemeyeceğim)
  • Genelde AKP'li olmasalar da menfaatleri gereği her zaman o ve onlar gibilerin yaptıklarının yanındadırlar. Tabii perde arkasındaki AB/ABD'nin! Ve bu halleriyle de doğrusu bayağı anti-emperyalisttirler(!)...
  • Ayrımcılığı sevmiyor görünseler de saman altından ayrımcıdırlar ve ayrımcılığa çanak tutarlar. Türk, Laz, Çerkes, Abaza, kürt ayrımı yapmayan, hepsini kucaklayan bir ideolojiye sahip vatansever ulusalcıları ayrımcılık, ırkçılık yapıyor olmakla suçlarlar ve işi sadece milliyetçiliğe bağlamaya çalışırlar ama olay tam tersidir, bizzat kendileri her türlü bölücülüğün yanındadırlar ve tüm bölücülere destek verirler. Halkların kardeşliği/özgürlüğü" falan gibi laflar ederlerken; farklı milliyet/etnik köken/ırk vb. unsurları öne çıkaran "halklar"ı bir üniter devlet içinde kullanır ve aslında bir bütün olan "HALK"ı kendileri ayırır, bölerler.
  • Çoğunlukla demokrat, liberal, komünist veya sosyalistirler. Demokrat ve liberal olanların; bu her yere mama veren ve herşeyi kendilerine yontan menfaatçiliklerine, bu "dönmüş" hallerine, halkımız engin mizah duygusuyla bir isim koymuştur zaten... Ve çok da rahatsız olurlar bu üstlerine bir elbise gibi oturmuş isimden "Liboşlar"
  • Emperyalizme karşı gibi gözükürler baktığınızda ama sadece menfaatlerine uyduğu kadar anti-emperyalisttirler...  Uzaktan baktığınızda, bir yerde komünist veya sosyalist söylemlerde bulunur ve demokrasi dersleri verirlerken görebilir, bir başka yerde ise onları emperyalizmi ve kapitalizmi tam gaz destekler durumda görebilirsiniz.
  • Ne kadar sosyalist, ne kadar komünist, ne kadar demokrat, ne kadar özgürlükçü olsalar da, dinci kesim kadar hiç bir zaman biraraya gelemezler. Hepsinin menfaatleri farklı olduğundan parça parçadırlar ve sürekli bu menfaat uğruna destekledikleri bölücülük kadar bölünmüş bir durumdadırlar. Hatta zaman zaman bunların "mitoz bölünme" yoluyla çoğaldıklarını dahi düşünebilirsiniz.
  • Kıbrısı her an vermeye, emperyalistlerin asıl amaçları olan "parçala ve yoket" durumunu gerçekleştirmeye yani  Lozan'ı Sevr'e döndürmeye ve bu amaçla AB'ye girişe destek vermeye her an hazır ve nazırdırlar. AB'ye karşı çıkar görünenleri de pek farklı değildir özde; verilen tüm tavizlerin karşısında susar otururlar.. İş "özgürlükler" adı altında orduya saldırmaya gelene kadar böyle sessiz sakin dururlar.
  • Nazım'ı, Deniz'leri falan çok severler ama onların amaçlarını dahi anlamış değillerdir. Yine kendi ideolojilerini desteklediği yerlerde severler onları, yani aslında gerçek bir özümseme ve özdeşleşme değildir onlarınki; sever, okşarlar onların hatıralarının gücünü, bir “sihirli lamba”yı okşarcasına... Kalabalıkları ardına takan gücleri belki onlara da bulaşır diye...
  • Hepsi Atatürkçülüğe karşıdırlar. Aslında Atatürk'e karşı çıkmaz gibi görünseler ve hatta Atatürk'ü anlıyor benimsiyor görünmeye çalışsalar bile aslında içten içten Atatürk düşmanıdırlar. Söyledikleri sözler hep aynıdır. "Onu tabulaştırmayın", "O devrini tamamladı, aşılmalı". Önce bir varın da oraya, sonra aşarsınız bre… diyesiniz gelir...
  • Tabii ki devamında Atatürk ilke ve devrimlerine de karşıdırlar, böyle olduğu için diğer Atatürk karşıtı mihrakların da destekçisidirler. Hele ki devletçilikmiş, ters gelir onların amaçlarına, çıkarlarına. Yuvarlacık "küreselcilik" oyununlarına… Ulus devlet olarak kalmak terstir bu duruma çünkü.
  • Türkiye'nin parça parça satılmasına ses çıkarmaz, satışa yardımcı olurlar, başkanlık sistemini desteklerler ve Türkiye'nin eyaletler halinde yönetilmesini düşlerler. Çünkü istedikleri parçalanma bu şekilde adım adım gerçekleştirilebilecektir.
  • Bu tiplemenin en ön planda olanları bazı gazeteciler ve köşe yazarlarıdır. Hepsi bir köşeyi kapmış ve masallarını oradan halka okumaktadırlar ve çaktırmadan beyin yıkamaya çalışmaktadırlar. Aslında beyinleri yıkanmış olan kendileridir ve yıkatma nedenleri de paradır. Onlar için din, iman paradır. Parayı direkt olarak elde etme olanaklarından maalesef (!) yoksun olanlarının ise peşinde koşturmakta oldukları ün, şan, şöhret, kariyer, titr, adam sanılmak olarak adlandırılacak bir "ego" lambası okşamalarıdır ki bu çevrelerde, bu ayinlere katılan pek çok aydın(!) bulunmaktadır ne yazık ki.
...baktıkça, işte bunları görürsünüz, nasıl bir şeydir bu anlayamazsınız?
 
Üzülürsünüz, içiniz acır...

Ama halk bunların hepsini artık çok iyi tanımaktadır, ne yaptıklarını, ne yapmak istediklerini çok iyi görmektedir. Halkın sessiz durduğuna kanmamak lazım geldiğini tarih çeşitli kereler kanıtlamıştır. Yine kanıtlaması da yakındır!
 



Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved