derKi'ye Yazar Olabilir miyim?
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...
derKi Dergi'nin 30. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.
| Aydınlığa Nefret |
|
|
|
| Çarşamba, 08 Kasım 2006 | ||||
|
Aydınlığa Duyulan Nefret Sonunda bunu da yaptık: Dünyanın sayılı Sümerolog'larından, alanında uluslararası üne ve saygınlığa sahip, 92 yaşında hâlâ araştırmalarını ve çalışmalarını ilk günkü gibi sürdüren bir bilim insanını, "başörtüsüne hakaret ettiği" gerekçesiyle yargıladık. Hem de, bir bilimsel yayında, konunun kültürel ve tarihi geçmişiyle ilgili olarak yazdığı bir makalesi yüzünden mahkeme kapılarına götürüyoruz onu; öyle medya karşısına çıkıp "kamuya açıklama" falan yaptığı için değil. Muazzez İlmiye Çığ, bu toprakların yetiştirdiği değerli ve saygı duyulası insanlardan biri ve biz onunla gurur duymayı değil, nefret ve öfke dolu bakışlar ve suçlamalar eşliğinde onu yargılamayı seçiyoruz. Bu, bizim bilime, sanata, kitaba, kültüre ve aydınlara duyduğumuz nefretin, son günlerde örneklerine sıkça rastladığımız yeni tezahürlerinden biri. Bu ülkede ellili yıllarda Nazım Hikmet, altmışlarda Aziz Nesin ve Çetin Altan, yetmişlerde adlarını sayamayacağımız kadar çok aydın, seksenlerdeyse uygarlık ve çağdaş düşünceden nasibini alan hemen herkes mahkeme kapılarında, cezaevlerinde süründürüldü. Doksanlardan sonra, "Avrupa Birliği'ne giriyoruz" çığlıklarıyla birden göz kamaştırıcı bir hızla demokratikleştiğimizi ve düşünce özgürlüğüne, bilime saygı duyan bir ülke olma yolunda dev adımlar attığımızı düşünmeye başladık. Hani işin içinde "Avrupa Mavrupa" olmasa, hiçbirimizin umurunda değil bu "dönüşüm" ya, neyse. Demokrasiyi ve özgürlüğü kendimiz için değil, "Avrupa Birliği'ne girip oradan ekonomik çıkarlar elde etmek için" istiyoruz. Ama olmuyor işte. Bir şeyi gerçekten istemedin mi, bünye kaldırmıyor, düşünce özgürlüğü "delikanlıyı bozuyor". Son birkaç ay içinde Perihan Mağden'i, Elif Şafak'ı ve Orhan Pamuk'u, yazdıkları ve söyledikleri için mahkeme kapılarına götürdük; bu yetmiyormuş gibi oraya kalabalık çapulcu grupları toplayıp, "linç kültürü"müzü sergiledik. Son başarımız, bütün dünyanın ayakta alkışladığı, 92 yaşındaki bir bilim insanını yargı karşısına çıkarmak. Bunun yalnızca "yasalarda düzenlemeler" ya da "yürütmede özen"le falan da çok ilgisi yok. Gördüğünüz "üstyapı", bu toplumun kemikleşmiş ve giderek daha da kemikleşmekte ve köhneleşmekte olan "altyapı"sının bir yansımasıdır. Toplumumuz, bu insanları yargılamaktan, suçlamaktan, onlara hakaret etmekten büyük bir haz duyuyor; çünkü son derece hoşnut olduğu kendi kara cahilliğini, batıl inançlılığını, gericiliğini ona hatırlatan herkesten ve her şeyden nefret ediyor, hınçlanıyor. Varsın yasalar değiştirilsin ve düzenlensin ya da bu insanlar böyle garip gerekçelerle mahkemelere götürülmesin, ne çıkar ki? Toplum içindeki yargılama ve linç kültürünü neyle durduracaksınız; gericiliğe ve cahilliğe çanak tutan bu şahane medyanızla mı? Yazarların, bilim insanlarının, sanatçıların yargılanması, suçlamalara ve hakarete uğramaları, yasal statükodan önce, o statükoyu oluşturan ve onaylayan toplumun "özgür düşünce"ye duyduğu nefretle ilişkilidir. Kendi cehaletinin ona hatırlatılmasından nefret eden ve çevresine bir kabuk gibi ördüğü o cehaletin içinde yaşamaktan son derece hoşnut olan insanların, "farklı bir azınlığa" duydukları nefret. Faşizm, işte bu nitelikteki "ezici çoğunlukların" var olduğu ülkelerde kendisi için biçilmiş kaftan kıvamındaki o kitle tabanını bulur ve gizliden gizliye kozasını örmeye başlar. Engin Ardıç Akşam'daki köşe yazısını şu sözlerle noktalamış: "Şurada üç-beş bin basın çalışanı, üç yüz-beş yüz bin ağzı burnu düzgün vatandaşla kırkılarak kendimizi kandırıyoruz. Beride yetmiş milyon kişiye yakın korkunç bir kara kalabalık var. Ne yazık ki bu dünyadan geldikleri gibi gidecekler... Birileri de onların sırtından hep çöplenecekler."
Yorum yaz Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||