23:20:26

radyoderkibanner.gif
Görkemli

Görkemli "Dönüşüm" Başlıyor!

Olimpos Sırlar Okulu'ndan "Çemberde Nokta Olmak - IV", 6-9 Aralık tarihlerinde Olimpos'ta... Ayrıntılar için tıklayın.

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'ye Yazar Olabilir miyim?

derKi'mize yazar olmak hususunda sık sık sorulan sorulara bu başlık altında yanıt vermek ve aramıza katılmak isteyen arkadaşlarımız için yol gösteri...

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi sayı 29 ÇIKTI!

derKi Dergi'nin 29. sayısı çıktı. Yeni sayımızı okumak için sağdaki bannerı veya http://www.derki.com/dergi adresine tıklayabilirsiniz.

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

Bir kitap dünyayı değiştirebilir mi?

"Tanrı'nın Doğumgünü" kitabının yazarı buRAK özDEMİR'le, "Sevgi Dünyası" dergisinin yaptığı harika röportaj.

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi Artık 5 Kanallı!

Radyo derKi tekrar karşınızda, hem de 5 yeni kanalıyla. Yeni kanallarımızı dinlemek için lütfen tıklayın.


 
"Kırk Katır" ya da "Kırk Satır" PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 13 Ağustos 2007

Kırk katır mı, kırk satır mı? Kararınızı veriniz, seçiminizi yapınız. Burak Eldem yazdı.

Siz "Laiklik elden gidiyor," kaygıları içindesiniz; benim derdimse, çoktan elden gitmiş, aslına bakarsanız hiç var olmamış demokrasi. "Dinci kadrolaşmaya göz yumuluyor" diye öfke ve endişe duyuyorsunuz; bense 1996 Kasım'ında bütün çirkinliğiyle kabak gibi ortaya çıkmış "derin kadrolaşma"nın, en güvendiğiniz kurumlarca görmezden gelinmesine, hatta neredeyse gizliden gizliye savunulmasına, en vicdan yaralayıcı "gerçeklik" olarak tanıklık etmenin rahatsızlığını hissediyorum. Sorun, vicdan ve aklıselim sahibi bir avuç insan için, bir "Kırk katır - kırk satır" ikilemi halinde varlığını sürdürürken, ben gözardı edilen, geri plana itilen, bu ülkenin gerçek resminden kaygı duyuyorum: 30 yıl önceki ölülerini anmak, meydana çiçek bırakmak isteyenlerin üzerine copla, göz yaşartıcı bombayla, tazyikli suyla yürüyen, "1 Mayıs fobisi"ne saplanıp kalmış bir Türkiye'nin resminden. Hani şu, medyanın yokmuş, hiç var olmamış gibi davrandığı resim.

Siz Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanınız; bu "kırk katır - kırk satır" ikilemi içinde, ite kaka yönlendirildiğiniz tercihi yapmaya çalışınız; "erken seçim gündemi"ni düşününüz. Arada "baharat" olsun diye Fenerbahçe - Beşiktaş çekişmesini de ülkenin "can alıcı" sorunları içinde sayınız. Varoş-köylü-ağa-mafya dizileri yapmak, "İnsan insanın kurdudur" ilkesi üzerine kurulu yarışmalar üretmek ve hafta boyu ekranı düşmanlık körükleyici futbol geyikleriyle doldurmak misyonunu üstlenmiş medyanız da, size bu konuda bütün bilgeliğiyle "klavuzluk" etsin. Ben, üzerinde doğduğum için (hâlâ) şanslı olduğuma inandığım bu dünya güzeli ülkenin, sahip olduğu "insan malzemesi" yüzünden karşı karşıya kaldığı trajik yazgıya üzülmekle meşgulüm.

Kırk katır mı istersiniz, kırk satır mı? Kararınızı veriniz, seçiminizi yapınız. Artık kendi eğilimlerinize göre, ister "Din elden gidiyor" diyenlerin, ister "Laiklik elden gidiyor" diyenlerin yanında saf tutunuz. Ama bu ikisinden hangisini seçerseniz seçin, gerçekte "elden giden", demokrasi umutlarıdır, insan haklarıdır, bireysel olarak her insanın hak ettiği ama nedense bir türlü elde edemediğimiz o basit "mutluluk" duygusudur, bu ülkenin geleceğidir, kendi hayatlarımızdır, bunu da biliniz.

Dünya çok kritik bir dönemecin eşiğinde. Önümüzdeki beş yıl, baş döndürücü gelişmelerle geçecek. Bakalım biz hâlâ bu güzel coğrafya üzerinde "Dinci faşistler" ile "Laik faşistler" arasındaki çatışmayı mı tartışıyor olacağız, yoksa "dünyalı" olduğumuzun sonunda farkına varıp, şu kısacık hayatlarımızı birbirimize zindan etme hobimizden vazgeçmeyi, birbirimizi sevmeyi, birbirimiz için kaygı ve endişe duymayı, yan yana ve omuz omuza durmayı öğrenebilecek miyiz?




Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved