Uzun zamandır bir inisiyasyon tartışması sürüp gidiyor . Aslında inisiyasyon hakkında söylenecek çok söz var.
Türkçe’deki erginlemenin batı dillerindeki karşılığı olan İnisiyasyon/Initiation sözcüğü Latince initiare = başlamak sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük ise yürümek , gitmek anlamına gelen ire fiili ve içerisine anlamını katan in takısı ile alakalıdır. Türkçe’de yeni kullanılmaya başlayan erginleme sözcüğü aynı anlamı tam olarak vermese de ilkel toplumlardaki törenleri çok güzel anlatmaktadır.
Ezoterik anlamı ile inisiyasyonu bir kenara bırakıp “erginlenme” anlamı ile biraz ilkel toplumlara bakalım.
İlkel toplum diyoruz ama bu toplumların düzeylerinin bizden daha ileride olduğunu da üzüntü ile görüyoruz. Yıllar boyu biriken bilgiler bizi kendi özümüzden o kadar uzaklaştırmış ve insana ait o kadar şeyi kaybetmişiz ki... Kaybettiğimiz en önemli kavramlardan biri de “erginlenme” .
Eski toplumlarda, özellikle erkekler, erginlik çağına eriştiklerinde topluma bir erkek olarak aktırabilmek için özel törenlerden geçerlerdi. Bu aslında erkeğin erkekliğini kazanmada çok önemli bir faktördü. Bu törenden geçen artık çocuk hayatında ölmüş ve bir erkek olarak yeniden doğmuş olurdu. Bir çok araştırmacıya göre bu, toplumun kalitesi açısından çok önemli idi.
Eliade’ye göre erginlenme, «inisiye olacak olanın dinsel ve sosyal durumunu kökten değiştirecek olan ritler ve sözlü geleneklerin bütünüdür.» Buna göre, erginlenme sonrasında birey bir “başkası” olur. Aynı şekilde çocuk da, yetişkinlerin arasına katılabilmek için bir dizi sınavdan geçer. Ancak bu erginlenme ritüelinin bir önemi daha vardır. Eliade’ye göre «erginlenme, bireyi hem sosyal topluluğun hem de ruhsal değerlerin bir parçası yapar. Böylece birey, yetişkinlerin davranışlarını, tekniklerini ve kurumlarını anlayabildiği gibi toplumun mitoslarını, kutsal geleneklerini, tanrıların isimlerini ve bunların tarihini de öğrenir. Özellikle de doğaüstü varlıkların, zamanın başlangıcından beri kabilesi ile olan mistik ilişkilerini öğrenir.»
En yetkin mitoloji araştırmacılarından biri olarak kabul edilen Joseph Campbell, toplumda bunun eksikliğinin çok büyük bir kayıp olduğunu vurgulamaktadır.
İyi de neden bu böyle?




