Görüntülenme : 1409  |
Sayfa 1 of 2
Bir Scientology Tarikatımız eksikti,
geçenlerde coğrafyamızda arz-ı endam eylediler o da tamam oldu. Hollywood’dan
ithaldır kendileri.
Medyada çıkan haberlere bakınca,
Scientology Tarikatının özellikle Milletvekillerini hedef alacağı söyleniyor,
doğaldır. Tarikatın paraya olan ilgisini düşününce kulağa oldukça mantıklı
geliyor. Yurtdışında da bürokratlar, film yıldızları gibi ünlü ve inanç
bunalımı yaşayan ama illa ki zengin vatandaşlara açtıkları kese ağzı nispetinde
kucak açan tarikatın, aynısını Türkiye’de de yapmak istemesinden doğal bir şey
yok. Aksi olsa şaşardım zaten.
Ancak, ben her konuda ithal ürüne bayılan
yurdum insanının, din konusunda aynı hevesi göstermeyeceğini düşünüyorum. Neden
göstersin ki, yerlisi ve müslüman versiyonu var zaten aynı müessesenin:
Adnan Hocacılar...
Nereden çıktı bu demeyin. Adnan Hoca
cemaati de kültürlü, paralı, fotojenik, tanınmış kişileri kendine çekerek
palazlanmadı mı? Bu özelliklerden en az birine vakıf değilseniz gidin bakalım
kapılarından içeri adım atabiliyor musunuz? Bu tanınmış kişilerin arasında
mankenler, sanatçılar olduğunu biliyoruz, ancak bir iddiaya göre vekiller, üst
düzey bürokratların da işin içinde olduğu söyleniyor.
İkincisi ise Scientology tarikatının
kullandığı söylenen hipnoz yönteminin, yerli versiyonda da varolduğuna dair
kuvvetli göstergeler yok mu yani?
Hatırlarsanız, Profesör Cevat Babuna,
oğlu Oktar Babuna’nın beyninin bu cemaat tarafından açıklayamadıkları metafizik
yöntemlerle yıkandığını iddia etmişti. Zaman zaman küllense de, yıllardır medya
Cevat Babuna’nın çocukları ve torunlarını kurtarmak için yaptığı girişimleri
anlatır durur.
Peki bir nokta daha dikkatinizi çekiyor
mu acaba? Adnan Hoca’nın arkasında olduğu kuruluşun adı da ithal tarikatı
fazlasıyla çağrıştırıyor aslında: Bilim Araştırma Vakfı!
Yani ikisi de bilimsel...
Her ikisi de medyanın, askerlerin, ilaç
sanayinin, psikiyatrinin kendilerini gereksiz yere öcü olarak gösterdiğini
iddia edebiliyorlar.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >> |