derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Vur Chavez Gözüne Gözüne
Yazar Burak Eldem   
 

Görüntülenme : 1150    


ImageBirileri kudurdu, öfkeden ve hasetten çatlayacak. Ellerinden geleni artlarına koymuyorlar: Düzenbazlığın, yalancılığın, propagandanın bini bir para. Her türlü bağlantılarını, ilişkilerini, koşulları zorluyorlar ama bu sefer bir türlü başaramıyorlar. Şaşkınlar; çünkü bugüne kadar bıyıkaltından gülüp alay ettikleri, küçümsedikleri "halk hareketi" ve "güçlü liderlik" olgusuyla çok uzun süredir ilk kez karşı karşıya geliyorlar. Venezuela'nın yetiştirdiği gürbüz bir halk çocuğu, durup durup yumruğu gözlerinin üzerine indiriyor bunların; evire çevire dövüyor. "Piyasa ekonomisi" adı altında soyguncu, kan emici, aşağılık finans-kapital diktatörlüğünün yalakalığını yaparak "geçimini sağlayan" tırışka ekonomi ve siyaset uzmanları dahil, kara kara düşünüyorlar: "Nasıl durduracağız bu Hugo'yu?"

İki yıldır hem Türkçe, hem İngilizce sitemde, Latin Amerika'daki müthiş devinimlere ve kıtayı sarmaya başlayan "Bolivar Devrimi"ne dikkat çekmeye çalışıyorum. Amerikalı okurlardan büyük ilgi var: Kimileri "Seni pis Amerikan düşmanı, komünist destekçisi, ikiyüzlü Türk!" benzeri satırlarla duygularını dile getiriyor ve bulduğu her fırsatta sitemi çökertmeye çalışıyor (bazılarınızın bildiği gibi, geçen yıldan beri üç kez de başardılar bunu.) Ama çok daha büyük bir çoğunluk, samimi ve ciddi bir ilgiyle eğiliyor Venezuela'yla ve kıtanın içinde bulunduğu büyük değişimle ilgili yazdıklarıma. O kadar çok aklı başında, entelektüel ve sağduyulu insan var ki Amerika'da, diğer cahiller ve saldırganlar sürüsü (satın alınmış "mainstream" medya ve "sahte aydınlar" dahil) ne kadar gürültü çıkarırsa çıkarsın, bu ülkeyle ilgili iyimser öngörülerimde haklı olduğumu gösteriyor ve umudumu korumamı sağlıyor.

Görünüşe bakılırsa, "piyasa ekonomisi" kalemşörleri, medyanın çokbilmiş satılıkları bir taraflarını yırtarcasına Chavez düşmanlığı yapmaya çalıştıkça, ABD'nin okuyan, düşünen ve eğitimli genç insanları arasında Venezuela'ya ve Chavez'e olan ilgi ve destek gözle görülür biçimde artıyor. Silahları ters tepiyor birilerinin yani, ellerinde patlıyor. Bir zamanlar Fidel Castro'yu hırpalamak için ellerinden geleni artlarına koymamışlar; içerdeki işbirlikçileri, Küba'daki "tezgâhı" bozulan kaçakçıları, kadın ve uyuşturucu tüccarlarını da yanlarına alarak yarattıkları amansız "yalan rüzgârı"yla, bir halkı ekonomik cendere altına almakta sakınca görmemişlerdi. Hatta bununla da yetinmeyip, o çapulculara lojistik destek vererek karşı devrim yapmaya çalıştılar Küba'da ve "Domuzlar Körfezi"nde sıkı bir dayak yiyip kıçlarına baka baka Miami'ye geri döndüler. Sonuç: Aleyhine kamuoyu yaratmak için her türlü propaganda silahını kullandıkları Küba'nın lideri, altmışların Amerikan gençliğinin saygısını kazandı. Üniversiteli gençlerin üzerinde, devrimin efsane liderlerinden Ernesto Che Guevara'nın resimleri ve "Hasta La Victoria Siempre" (Her Zaman Zafere Kadar) sloganı basılı tişörtler belirdi.

Image Şimdi o kuşağın çocukları, yeni bir devrime tanıklık ederken, şaşkınlık ve ilgiyle bakıyorlar Venezuela'ya. Halkın, Chavez'in çevresinde bir zırh oluştururcasına bir araya gelmesinden ve ona sahip çıkmasından etkileniyorlar. Yoksulların, varlık içinde yokluğa mahkûm edilenlerin, istatistiklerde bir "kelle sayısı"ndan başka bir şey ifade etmeyen yığınların, küçücük bir umut ışığı ve güvenle nasıl doğrulup ayağa kalkabildiğini izliyorlar şaşkınlık ve saygıyla. Aldığım e-maillere dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, kendi ülkelerinde olan bitenden hoşnutsuz durumdaki sağduyulu Amerikalılar, Venezuela'ya giderek daha büyük ilgi duyuyor ve empatiyle yaklaşmaya başlıyorlar.

Türkiye'den hiç söz etmeyeyim şimdilik. Chavez'in yarattığı rüzgârları çok daha yakından izlemesi gerektiğini düşündüğüm bu ülkenin insanları, olan bitenle pek ilgili değiller. Ezici bir çoğunluk, okumuyor zaten; dünyayla olan ilişkisini TV'deki kadın programları, üç kuruşluk diziler, magazin haberleri ve futbol geyikleri aracılığıyla kuruyor. "Varoş kültürü" ve lumpen değerleri almış başını gitmiş; ezici çoğunluk, "umutsuz vaka" konumunda. Nispeten "okuyan" ve "mürekkep yalamış" diyebileceğiniz azınlıktaki grupsa, nadiren kitapçıdan içeri girdiğinde aşk-meşk-seks takıntılı kitaplara, "kendini geliştirme" adı altındaki çağdaş palavralara ya da en ucuzundan vatan-millet-sakarya edebiyatına rağbet ediyor. 70 milyonluk ülkede toplasanız, dünyayı yakından izleyen; tarihe ve bugüne daha ciddi gözlerle bakmaya ve anlamaya istekli; belli değerleri gözeten, bilgiye saygılı ve "vicdan" kavramını her şeyin üzerinde tutan yüz bin kişi ya var ya yok. Ne yazık ki gerçek bu ve bunu kabullenmeye yanaşmayıp kendinizi aldattığınız sürece de bir şeylerin değişmesi yolunda zerre kadar katkınız olamaz.




Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...