derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Vokaliz'le Acapella
Yazar Neslihan Yavuzer Behmuaras   
 

Görüntülenme : 3076    


ImageHer hafta bir bilgilendirici mail geliyor sevgili derKidaşım Kerem Sevenden. Vokaliz ile çıktıkları serüvenden notlar, haberler, sevinçler... Kendi serüvenimmiş gibi büyük bir heyecanla okuyor, yaptıklarını ilgiyle takip ediyorum. Eh, albüm de çıkınca tamam dedim artık kaçarı yok, onları da sorgulama zamanı geldi.

Pırıl pırıl bir cumartesi gününe provalarından önceye sözleştik. Sohbet yapacağımız mekana geldiğimde kendimi biranda 5 tane (ilk başlarken 4 idiler, Gökçer geç geldi) birbirinden yakışıklı, genç, hoş, işini bilen, muhteşem sesli beyefendi karşısında buldum. Önce yutkunup, sonra derin bir nefesle kendime geldikten sonra sohbetimize geçtik.  Bu keyifli sohbeti okumadan önce size önerim; önce Vokalizin yeni çıkan albümünü alın. Play düğmesine basmadan ve aşağıdaki sohbeti okumadan evvel önce derin derin bir kaç nefes alın ve mümkünse oturarak okuyun yoksa etkileyici, cazip Vokaliz rüzgarından başınız dönebilir.)

 

Neslihan: Vokaliz Türkiye’nin ilk acapella grubu mudur?

Tolga: İlk acapella grubu değiliz. Türkiyede Cumhuriyetin ilk yillarından beri zaten bir koro müziği kültürü var, okullarda, devlet opera ve balelerinde. Bu özel sektördeki korolar şeklinde, Türkiye’de enstrüman kullanmayan ve popüler müzik yapan topluluk yoktu bugüne kadar. Son 10 yıl içinde bazı çalışmalar yapılmaya başlanmış. Bunun da sebebi yurtdışındaki “Manhattan Transfer”, “Swingle Singers” gibi dünyaca ünlü grupların Türkiyede de yakından takip edilebilmesi. İstanbul’da halihazırda zaten bir acapella topluluğu var. “Acapella Boğaziçi” isimli topluluk. Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde bir grup. Biz onlardan biraz farklı bir iş yapıyoruz. Biz kendimizi beş erkek vokalden oluşan, tüm düzenlemeleri kendi yazan, makamsal ve modern müziği birleştiren Türkiyedeki ilk acapella topluluğu şeklinde tanımlarsak daha doğru olur.

 

N: Peki o zaman hemen acepalla’nın tanımına geçelim. Türkiye’de çok bilindik bir müzik türü değil ve acapella kelime olarak da oldukça yabancı Türk insanına.

Atakan: Acapella kelimesi latinceden gelen bir kelime. Baştaki “a” ön eki olumsuzluk eki ve capella ise eşlikli demek. Acapella birlikte eşliksiz anlamına geliyor, yani çalgı eşliksiz.

 

N: Enstrümanları sesinizle mi çalıyorsunuz yani?

Atakan: Evet. Şarkıların sadece sözlerini söylemiyoruz, enstrümanları da biz taklit etmeye çalışıyoruz. Hepimizin ayrı ayrı yapabildiği enstrümanlar var.

Kerem: Herkesin ses özeliğine göre özel partiler yazılıyor Vokaliz’de. Diğer bir topluluktan veya korodan da en büyük farkımız bu. Yazılan bu partileri bazen çalışmalarda değiştirebiliyoruz aramızda. Dolayısıyla sürekli kendini güncelleyen bir ekibiz.

Tolga: Yani özetle biz bu işi bir terzi gibi yapıyoruz, herkesin üstüne göre dikiliyor elbiseler.

 

N: Ama söylediğiniz parçalar, en azından benim dinlediklerim hep daha önceden yorumlanmış parçalar ve siz bunları acapella tarzında tekrar yorumluyorsunuz.

Cengiz: Repertuarı seçerken Türkiye’de veya Dünya’da tanınmış bir parça olmasına ve acapella bir yorumu olmamasına ayrıca da acapella bir yorumu yapıldığı zaman insanları gülümsetecek veya belki takdir ettirecek bir anranje olabilmesine dikkat ediyoruz. İşte bu “cover” denilen şey. Bir de  kendi bestelerimiz var. Onlar acapella besteler değil, albümümüzde onlara da yer verdik, eşlikli yorumlar. Ama sahne performansımızda acapella yorumlarını yapıyoruz. Birde albümde olan dans müziği kısmı var onu da Murat Uncuoğlu ile yaptık.

 

N: Dans müziği derken, enstrümanlı mı?

Cengiz: Evet albümde enstrümanlı ama onu sahnede enstrümansız kendi seslerimizle ve bir bilgisayar programı ile sadece kendi seslerimizle söyleyeceğiz.

 

N: Peki niye acapella? Türkiye gibi yeniliklerin çok büyük mücadele ve emek istediği, hele ki müzik konusunda neredeyse tek ritm ve melodi ile birbirinin aynı müziklerle yatıp kalkan bir yerde az seçilen bir yolu seçmediniz mi? Nasıl çıktı bu acapella fikri?

Cengiz: Bu konuyla ilgili çok düşündüm. Bir arkadaşım söylemişti, yurtdışında buna “delik” diyorlar. Müzik konusunda Türkiye’de bir delik var ve biz o deliği bulduk. Türkiye de bir acapella topluluğu yok. Bir araya geldiğimizde de hem fikir olduğumuz şeydi bu idi, Türkiye’de bir ilke imza atmak. Kurulma düstrumuz bu oldu.

Atakan: Acapella ekibi kurmak için kendimizi yeterli hissediyorduk. En önemlisi bu. Hani kuralım dedik de kurduk değil. Bu fikrin çok uzun bir geçmişi var aslında. 1991 yılından beri biz Cengiz, Tolga, ben tanışıyoruz ve o tarihte Cengiz bize bazı notalar yazar veya  piyano başına çağırıp acapella olarak şarkılar söyletirdi. Koro sevgimizde çok büyüktü. TRT Gençlik korosunda hepimizin emeği var. Bunların hepsi birleşince ve böyle bir şeyi yapabileceğimizi düşününce yola çıktık. Fikir babamız Cengiz. Bu konuda en çok ona borçluyuz bu grubun kurulmasını.

 

N: Biraz evvel delikten bahsettiniz. Bu deliği keşfedip yola çıkmaya karar verdiğinizde idealistlik mi yoksa, deliğin kapatılmasında bir ilk olmanın verdiği avantajlar mı ön planda idi?

Cengiz: Böyle bir eksiklik var, bunu kapatan biz olalım dedik. İnsanlara tanımadıkları bir şeyi veririrken, tanıdıkları bir şey ile sunulur ki insanlar ilgilensin. Nasıl bir ürünü tanıtmak için bilinen bir dergi ile verirler. Böylece insanlar bildikleri dergiyi okurken, bilmedikleri başka bir şeyi de tanıyor ve sonrası kullanmaya başlayabiliyor. Bunun gibi bir şeydi bizimkisi de. Acapella Türkiye’de tanınmıyordu ama arabesk ise en çok tanınan şeydi. Bizde buradan yola çıktık. Arabeskin tanınması acapellanın da tanınmasına yardımcı olacaktı.

 

N: Sadece arabesk parçaları mı acapella yorumluyorsunuz?

Cengiz: Arabesk ile yola çıktık çünkü en çok bilinen parçalar onlardı ama şimdi pek çok türden örneklere yorumlar yapıyoruz. Ama genelde Arabesk, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği olanlar daha çok dinleniyor, dikkat çekiyor. Sonuçta hangi türü acapella yorumlarsak yorumlayalım, hepsi Türkiye de ilk oluyor.

Tolga: Yaptığımız şey insanları görsel ve işitsel olarak da şaşırtıyor. Sahneye bakan seyirci sadece beş insan görüyor, ortada hiç enstrüman yok. Sahnede çıkan sesler akıllarında direkt bir enstrüman imajı oluşturuyor. İşte bu o insanın beyninde seslerle yapılan bir ilüzyon gibi şekilleniyor aslında. Enstrümanlar da aslında tarihe baktığınızda insan seslerini taklit etmek için yapılmışlar. Biz ise şimdi bunun tam tersini yapıyoruz. İnsan seslerini taklit etmek için yapılan enstrümanları taklit ediyoruz.

 

N: İşin doğasına, özünüze döndünüz yani.

Vokaliz: Evet!

Kerem: Şöyle de bir güzelliği var. Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde idik geçen hafta. Orada “İkinci Bahar”’ı söyledik 300 kişi ile birlikte, çok da keyifli oldu hem seyirci, hem bizler için.

 

ImageN: İşin özü herkeste var, böylece onlarda size eşlik edebiliyorlar.

Cengiz: Bu işte bir sıcaklık var.  O da şu; Aslında baktığınızda insanların yanında her zaman var olan tek bir enstrümanı var, o da sesi. Ve biz şarkı söylerken sahnede, herkes bu şeyi, bu enstrümanı ile bizlere eşlik edebiliyor. Çoğu insan farkında olmadığı bir şeyi hatırlıyor, “benim sesim var ve ben bunu enstrüman gibi kullanabilirmişim” diyorlar. Kerem’in de demin bahsettiği Samsun konserimizde mesela insanlar bunu söylerken aslında acapella parçasının içindeydiler. Yani orkestranın yaptığı eşliği seyirci yapıyor bizlere.

Atakan: İzleyiciler bizimle beraber söylerken acapella’yı bizlerle beraber yaşıyor ve söylüyorlardı. Bir orkestranın çaldığı bir parçaya eşlik etmekten çok daha farklı bir şey bu.


N: Acapellayı onlara yaşatıyorsunuz, onlarda acapella yapıyor aslında.

Atakan: Evet

  




Okur Yorumları  
 

 

Göster 1 1 Yorum

1. 27-05-2007 00:56

Mükemmelll
Neslihan Hanım cok cok teşekkürler...şimdiye kadar okudugum en keyifli Vokaliz söyleşisi olmus:)Vokaliz çalışmaları sonrası Kerem Seven in yazılarından mahrum kalsak da sesiyle büyülenmeye devam ediyoruz:)
Selay

Göster 1 1 Yorum

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...