Görüntülenme : 1026  |
Sayfa 2 of 2
Türkiye’nin
“NATO’nun tek Müslüman üyesi” olması gibi, “Avrupa Birliği’nin tek Müslüman
üyesi” olması da pekâlâ mümkün. “Müslüman Türkiye’nin” NATO’nun gücüne güç
kattığı gibi, Avrupa Birliği’nin zenginliğine de zenginlik katması çok akıllı
bir seçenek.
Her şeyden önce
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne sağlayacağı katkı her gün büyüyen ekonomisi,
büyük pazarı, kaliteli ve ucuz iş gücü, yenilmez ordusu ile güzel
kumsallarından çok daha fazla. Bu kadarını iyi planlama yapan her ülke bir veya
iki nesil yetişirken sağlayabilir.
Türkiye’nin Avrupa
Birliği’ne vereceği güç, bunların çok ötesinde. Türkiye Avrupa Birliği’ne
girerken bagajında Anadolu hümanizmasını, Yunus Emre’nin şiirlerini,
Mevlana’nın Mesnevi’sini, Ali Şir Nevai’nin fikirlerini, Akşemsettin’in
terbiyesini, Yesevi’nin özünü, Aşık Veysel’in sözünü ahiliğin güzelliğini,
Nizamımülk’ün temkinini, Hacı Bektaş’ın düsturunu ve Anadolu’nun desturunu getirecek.
“Buna gerek var
mı” diye soran olabilir. Bu sorunun cevabını haber bültenlerinde veya günlük
bir gazetenin ilk sayfasında bulabilir.
Avrupa asla insani
değerler açısından çölleşen bir dünyanın silahla ve duvarla korunan zenginlik
çadırı olmamalı. Çünkü dünyanın hiçbir yarısı, diğer yarısı olmadan yaşayamaz.
Elbette bunun
olacağına inananlar olabilir. Buna inananlar, “Türkiyesiz Avrupa’nın”
olabileceğine de inanırlar. Örneğin “Son Napolyon” Nicholas Sarkozy böyle
düşünüyor. Belli ki, 2008 yılının ikinci yarısında Fransa, Avrupa Birliği’nin
dönem başkanlığını yürütürken, Paris sıklıkla Sarkozy’nin bu görüşü ile ABD’ye
yakın görüşü arasında yaşanacak “Sarkozy Sarkozy’e karşı” mücadelesinde çok
yorulacak.
Sarkozy, yaklaşık
yedi ay sonra Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığı Fransa’ya geçtiğinde, Türkiye
yüzünden büyük bir olasılıkla Fransa tarihinde bir ilk yaşanacak ve Papa ile
Kiliseye karşı laikliği geliştiren Paris aynı safa düşecek. Türkiye karşıtı
açıklamaları ile dikkat çeken ve Avrupa Birliği’ni “Hristiyan bir kurum” ilan
eden Papa 16. Benedikt ile Papanın siyasete müdahalesine karşı ordularıyla
savaşan Güzel Phillipe’in bugünkü halefi Sarkozy aynı safta bir araya gelecek.
Türkiye Avrupasız
yapabilir. Ama Avrupa Türkiyesiz olamaz. O nedenle Avrupa Birliği’nin tarihi
için, bugünü için ve yarını için bir şeyler yapmalı.
|