derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Türk Milliyetçiliği ve Ötekiler
Yazar Elif Okan   
 

Görüntülenme : 1058    

Sonuca doğru…

 

ImageDurumun tüm teorik ve akademik değerlendirmeleri, bilgilendirme açısından değerli olsa da, asıl olan çözüme bulundukları katkıdır. Türk milliyetçiliğinin, diğer milliyetçilikler gibi, büyük kitleleri bir araya getirirken diğer büyük kitlelerden ayırdığı ortadadır. Ve bu, doğru ele alındığı takdirde, problem teşkil etmeyebilir. İnsanların farklı etnisitelerden ya da dinlerden olması bir sorun olarak değil bir avantaj olarak algılanmalıdır. Farklılıklar, ötekilerin varlığı, bir tehdit olarak değil bir zenginlik olarak yansıtılmalıdır. Tarih boyunca devletlerde farklı içerikteki çeşitlilikten kaçınma eğilimi gözlemlenmektedir. Bu, aslında, oldukça doğaldır. Zira homojen bir ulus, devletin yönetimini oldukça kolaylaştıracak bir unsurdur. Ancak neredeyse hiçbir ulus homojen değildir. Ve globalleşen dünyada bunun mümkün olup olmayacağını zaman gösterecek olsa da, günümüzde insanların kendi kimliklerine daha sıkıca tutunma eğiliminde olduğu açıkça görülmektedir. Bu açıdan, farklı kültürleri tanıtmak ve tanımanın, eğer ki barışçıl bir ortam istiyorsak, öncelik taşıması gerekir. Bunun da yolu, Muzaffer Sherif’in de tartıştığı üzere, farklı grupları ortak bir amaca yönlendirmekten geçer. Muzaffer Sherif’in, grup içi ilişkileri anlamak amacıyla düzenlediği ve literatürde adı Robbers Cave olarak geçen deney belki tüm bu anlatılanları güzel bir biçimde özetleyecek ve sonucu ortaya koyacaktır.

        

Deneyin aşağıdaki anlatımı

 http://www.age-of-the-sage.org/psychology/social/sherif_robbers_cave_experiment.html

sitesinden alınmıştır.

 

Deneyde, benzer çevrelerden gelen yaklaşık 12 yaşındaki 24 erkek çocuğu, ayrı 2 grup halinde bir izci kampına getirilmiştir. İlk aşamada, bu iki grup birbirinden ayrı tutularak, onlara çeşitli hedefler ve görevler verilmiş; böylece grupların iyice kaynaşması sağlanmıştır. Beklendiği üzere 5-6 gün içerisinde bireyler kendi gruplarıyla özdeşleşmiş, grup içi hiyerarşi kurulmuş ve hatta her grup kendine bir isim seçmiştir. Her bir grup, gün geçtikçe diğer grubun varlığının daha da farkına vardığından iç-grup özdeşimi artarken dış-grup giderek ötekileşmiştir. Bu da her bir grubun kampın imkanlarını kendilerini “kullan”ırken diğer grubun “sömür”düğü gibi izlenimlere kapılmasına ve rekabetin artmasına neden olmuştur. Öyle ki, her iki grup da kamp görevlilerine sürekli olarak bir çeşit müsabaka düzenlenmesi konusunda ısrarlarda bulunmuştur.

 

Kamp görevlileri yani araştırmacılar da bunu önceden beklediklerinden, ikinci aşamaya geçmişlerdir. İkinci aşamada gruplar arasında bir müsabaka düzenlenecektir. Bir dizi yarışmasının sonucunda en çok puanı toplamış grup ödül kazanacaktır. Ve müsabakanın yapılacağı zaman iki grup ilk kez bir araya getirilmiştir. Tahmin edilebileceği gibi iki grubun karşılaşmasında birbirlerine karşı, özellikle tezahüratlarda kendini gösteren, düşmanca tutumlar ortaya çıkmıştır. Öyle ki, gruplar birbirlerinin bayraklarını yakma arzularıyla yanıp tutuşmuştur. Gruplardan birinin ilk müsabakayı kazanması sonucunda düşmanlık iyice artmış ve ilk başta birbirlerine attıkları lafların yerini çok daha ağırları almıştır. Dış-grup düşmanlığı iyice radikalleşmiştir. Gruplar aynı ortamda yemek bile yemek istememektedirler artık.

 

Bu noktada araştırmacılar üçüncü aşamaya geçmeye karar vermişlerdir. Üçüncü aşamada, grupların bir şekilde aynı ortamda bulunmalarını sağlayarak birbirlerini tanımalarına imkân verilecektir Bunun için film gösterimi ya da 4 Temmuz kutlamaları gibi aktiviteler gerçekleştirilmiştir. Ancak bu aşamada gruplar arasındaki düşmanlık azalmamış, aktivitelerin çoğu yemek savaşıyla sona ermiştir.

 

Araştırmacılar, bir arada bulunmanın düşmanlığı azaltmadığını görünce alternatif bir yöntem ortaya koymuşlardır. Bu son aşamada, gruplara ortak bir amaç sunulmuştur. Bu amaç, iki grubun da hayır diyemeyeceği ancak yine tek başına gerçekleştiremeyeceği yani, eğer ulaşmak istiyorsa, diğer grupla ortak çalışmak zorunda olacağı türdendir. Sherif, bunun anlaşmazlıkları çözmede etkili bir yöntem olacağını savunmaktadır.

 

Image“Farklı” kişilerin farklılıklarını bir tehdit değil bir çeşit olarak görmek, şahsı kanaatimce, negatif yaşantıları büyük ölçüde çözecek olsa da kabul etmek gerekir ki bakış açısı değişimi sanıldığı kadar kolay değildir. Bu noktada Sherif’in deneyindeki son aşamanın faydalı bir çözüm yöntemi olarak görülebilir. Kitleler ortak bir amaca yönlenirse farklılıklar, aynı Milli takım maçı gibi, arka planda kalabilir. Peki ne gibi bir amaç? Tüm dünyayı ilgilendirecek, ama hiçbir ulusun ya da dini cemaatin tek başına altından kalkamayacağı bir hedef ne olabilir? Belki buna güzel bir cevap Küresel Isınma ya da onun gibi doğal konular olabilir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi devletlerin ulusları bu amaca yönlendirmeye niyetli olması gerekir ki bu da belki bir açıdan dünya politik dengesinin intiharı olacaktır. Fakat bu, ne yazık ki, bambaşka bir konu.

 

Görüldüğü üzere Türk milliyetçiliğinden bahsederken pek çok başka konuya ucundan dokunmak gerekiyor. Okuduğunuz yazı içerdiği bilgi birikimi bakımından oldukça kısıtlı idi. Toplumsal konular tek bir biçimde ele alınamaz. Milliyetçiliği ilgilendiren pek çok kuram ve yorum vardır. Ben bu yazıda sadece birkaçından ve tekrar belirtmeliyim ki kendi bildiklerim dâhilinde oldukça kısıtlı bir biçimde söz ettim Bu nedenle anlatılanların profesyonel bir kritikten ziyade konuya ufak bir giriş olarak algılanmasını rica ediyorum. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenler kaynakçalarıma göz atabilirler. Ek olarak; anlattıklarımda eğer ki yanlış bilgiler varsa bana e-posta ile bilgilendirmenizi rica ediyorum.

 

 

KAYNAKLAR

 

Adorno, T.W., Frenkel-Brunswik. E, Levinson, D.J., & Sanford, R.N. (1950). The                 authoritarian personality. New York: Harper.

Allport, G.W. (1954). The nature of prejudice. Cambridge Mass.: Addison Wesley Pub. Co.

Bora, T. (2003). Nationalistic discourses in Turkey. South Atlantic Quarterly 102, 433-451.

Hechter, M. (2000). Containing nationalism. Oxford: Oxford University Press.

Kecmanovic, D. (1996). The mass psychology of ethnonationalism. New York: Plenum Pres

Tajfel, H., & Turner, J.G. (1986). Social identity theory of intergroup behavior. M.A. Hogg,    (Ed.). Social Psychology :  Intergroup behavior and societal context (73-99). London: Sage Publications.

 


Elif Okan
About the author:
18 Şubat 1988’de İstanbul’un Şişli semtinde doğdu. 3 yaşında okumaya başladı. Çocukluğunun büyük kısmını, özellikle arkadaşlarıyla bahçede oynamak için izin alamadığı günlerde, evde kitap okuyarak geçirdi. 2005 yılının yazında, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nü kazanarak ilk aşkı İstanbul’u bırakıp Ankara’ya yerleşti.
Devamını Oku >>



Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...