derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Türk Milliyetçiliği ve Ötekiler
Yazar Elif Okan   
 

Görüntülenme : 1058    


Türk Milliyetçiliği

           
Türkiye’de milliyetçilik unsurunun vatandaşlık tanımındaki önemi ortadadır. . İlkokulda her sabah içilen andın “Türküm” olarak başlaması Türkiye’deki milliyetçiliğin önemine ve boyutlarına önemli bir örnek teşkil eder. Türkiye’de milliyetçiliğin ne tabana dayandığı ise bakış açısına göre farklılık gösterir. Birçok kişi Türk milliyetçiliğinin Etnik milliyetçilik kategorisine gireceğini savunacaktır. Bunun nedeni, bakış açısının hedeflenene odaklanmasıdır. Gerçekte ise, şahsi kanaatime göre, Türk milliyetçiliği her ne şekilde hedeflenmiş olursa olsun Etnik milliyetçiliğe dayanmaktadır.

 

ImageBurada ortaya çıkan en büyük problem, “Türklük” kavramının tanımının net olmamasından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü, etnik milliyetçilikten ziyade sivil milliyetçiliğe işaret etse de, bugün kullandığımız anlamıyla “Türk” daha çok etnik bir anlam içermektedir. Atatürk’ün bu sözü, daha önce belirtildiği gibi sivil milliyetçiliğin en temel özelliği olan gönüllü katılımı içermektedir. Fakat örneğin bugüne kadar hazırlanmış olan anayasalarda Türk milleti olarak sözü geçen kavramın net olarak bir açıklamasının yapılmaması bir karmaşaya neden olmuş olabilir. Belki de bu “Türk kimdir?” sorusunun cevabındaki karmaşadan dolayı, etnik kökeni Türk olmayan vatandaşlar toplumda giderek öteki konumuna gelmiştir. Bu noktada “öteki”den kastımızı ve “öteki”leşme sürecini açıklamamız gerekir.

        

Biz Olmayanlar – ÖTEKİLER


Tajfel’in (1986) Sosyal Kimlik Teoremi, Sosyal Psikoloji’nin meşhur kuramlarından biridir. Bu teori, insanların özdeşleştikleri grupların (iç-grup) diğer gruplara (dış-grup) dâhil olan insanları algılayışında yarattığı etkileri açıklamayı amaçlar. Bu teorinin 3 temel savı vardır. Bunlardan ilki, her kişinin bir grubun üyesi olma ihtiyacının olduğudur. Yani hepimiz,  en az bir gruba dâhiliz ve kendimizi o grupla özdeşleştiriyoruz. Kişi, birden fazla grupla özdeşleşebilir ki genelde de durum budur. Örneğin bir kişi aynı anda Türkiye, Türk, Beşiktaş, Erkek, Heteroseksüel vb. gruplarına dâhil olabilir. İkincisi, kişinin kendini özdeşleştirdiği grubu, diğer gruplara kıyasla, daha pozitif algılama eğiliminde olmasıdır. Örneğin “erkek” grubuyla özdeşleşmiş biri, erkekleri diğer grup olan kadınlara oranla daha zeki ya da daha dürüst vs. algılama eğiliminde olacaktır. Üçüncü sav ise bu özdeşleşme ve pozitif değerlendirmenin kaçınılmaz olarak gruplar arası ayrıma yol açacak olmasıdır. Sözü geçen kuramdaki savların gruplar arası ayrımın otomatik olarak düşmanca duygulara yol açacağını işaret ettiği düşünülebilir. Bu her ne kadar mümkün olsa da her zaman durum bu olmayacaktır. Gruplar arasındaki ayrımın düşmanlığa yol açacağını varsaymak, vatanseverliğin savaşa yol açacağını varsaymak gibi bir şeydir. Kimi durumlarda bir etken olsa da her zaman sebep-sonuç ilişkisi içerisinde yer almaz.

 

Sosyal Kimlik Teoremi’ni konumuzla ilişkilendirmek aslında oldukça basittir. Türk kimliğiyle güçlü özdeşleşme içindeki kişiler, Türklüğü ya da Türkleri daha pozitif değerlendirerek Türk olmayanları yani dış-grupları ötekileştirme yoluna gideceklerdir. Bu ötekiler de nüfusunun büyük kesiminin Türk grubuyla özdeşleşmiş olduğu bir toplumda azınlık adıyla anılacaklardır.

 

Azınlık kavramından Amerika’da da bahsetmek mümkündür. Amerika ulusu, pek çok farklı etnik ve kültürel kökenden kişiyi barındırmaktadır. Ancak bu kişilerin hepsi Amerikalı başlığı altında birleşebilmektedir ki bunun Sivil milliyetçiliğin bir özelliği olduğunu daha önce söylemiştik. Bu örnekte öteki, biz haline gelebilmektedir. Bunu şu benzetmeyle açıklayabiliriz. Türkiye’de farklı kişiler farklı takımları tutar. Kimileri Galatasaraylı, kimileri Fenerbahçeli, kimileri Sivassporlu’dur. Bu kişiler, Türkiye liginde birbirlerini öteki olarak görmekte ve kendi takımları hakkında olumlu yanları öne çıkarma eğilimindedirler. Ancak yine bu kişiler, Milli Takım maçında topyekun “biz” olmakta yani aynı başlık altında birleşmektedirler. Bu maç sırasında kişiler hala tuttukları takımı tutmaktadırlar; ancak aynı zamanda Milli takım taraftarı kimliğine sahiptirler. Bu açından, Sivil milliyetçiliğin Milli Takım’a; Etnik milliyetçiliğin ise herhangi bir lig takımına benzediği söylenebilir. Sivil milliyetçilik, farklılıkları birleştirirken Etnik milliyetçilik öne çıkarma eğilimindedir. Başka bir deyişle Etnik milliyetçilikte ötekiler daha da ötekileşmekte, Sivil milliyetçilikte ise ötekiler bizleşmektedir.

 

 



Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...