Görüntülenme : 1393  |
Sayfa 1 of 2
Ne çok yazıldı
çizildi değil mi bu kelimeyi anlatan film ve kitabı ile ilgili...
Bir “The Secret”
dır almış başını yürüyor...
Ben de bu filmin
duyulması, izlenmesi, kitabının okunması adına çaba harcayanlardan biri olarak
bir iki kelam etmek istedim kendisi hakkında...
Öncelikle bu film
hangi ihtiyaçtan ortaya çıktı konusunda düşüncemi paylaşmak isterim. Birileri
artık insanların birşeylere körü körüne inanmadıklarını ve yeni bilgilere aç
olduğunu keşfetmiş olmalı... Dinlerin ve bilimin neredeyse ortak bir noktada
buluştuğu günümüzde, izlediklerim arasında bu konulara dair en iyi anlatıma
sahip olan film “What the bleep do we know?” yani “Ne halt biliyoruz ki?” idi.
Ama o film konuya dair bilgisi olanlara daha cazip geldi çünkü detaylı bilgi
içeriyordu... Bu yolda bir bilgilendirme savaşına girmiş olanlar da bunu
farketmiş olacak ki peşinden
“The Secret”ı
armağan ettiler Dünya’ya. Secret diğer filmden çok daha sade bir anlatıma
sahip, hemen herkese hitap edebilecek basitlikte, yani kuantum fiziği okunmamış,
duyulmamış, bilinmiyor olsa dahi anlatılmak istenen algılanabiliyor...
Bilemiyorum bu
durumun bir örneği daha mevcut mu, başka bir film daha
var mı vizyona
girmeden, girmiş olanlardan çok daha fazla izlenmiş olsun...
Düşünenlerin,
filmi çekenlerin, kitabı yazanların ellerine, yüreklerine sağlık bence.
Ne iyi yaptılar da
bize bildiklerimizi hatırlattılar... Gözlerimize, yüreklerimize inmiş kataraktı
kaldırdılar... Nasıl oldu da hep birilerinin ağzına bakar olduk gerçekleri
öğrenmek için? Nasıl oldu da bu kadar “kurban” mantığını benimsedik kendimiz
için... Yoksa koyun olarak mı doğduk? Allah yazdıysa bozsun... Bozdu da...
Film bir kaç yönde
eleştiriye maruz kaldı.
Bu ve benzeri
filmler, Dünya’ya içinde bulunan şöhretler sayesinde nam salan bir tarikatın
sponsorluğunda çekiliyor dendi. Ramtha öğretisi bunlar dendi.
Yeni birşey
söylemediği şeklinde eleştirildi, bu bir sır değil denildi.
Var olan sisteme
sıkı sıkıya bağlı olanlar konumlarını değiştirmek istemediler haliyle.
Ne de olsa
koltuklar, tebalar edinilmişti... Ama bu tepki de çok doğal bence, nasıl ki
psikologlar N.L.P.’nin süratli çözümlerinden rahatsız oldular “çünkü koltuğa
yatırıp, psikanaliz yapıp, insanlara senelerce çocukluklarını anlattırıp para
kazanmaya alışmışlardı...” Secret’ın hatırlattıkları da bir çok bağnaz düşüneni
rahatsız etti.
Oysa bu yeni akım
çok eski sözlerin bilimsel tekrarından başka birşey değildi...
Tasavvufta
Vahdet-i Vücud olarak geçmişti, Kaballah’ta anlatılan da buydu keza yüzyıllar
önce...
Biz Türkler bu
coğrafyada şu sözlerle büyütülmüştük, acaba neden?
Sakınan göze çöp
batar.
İnsan inandığını
yaşar.
Ne ekersen onu
biçersin.
Korktuğun başına
gelir.
Bir şeyi kırkbir
defa söylersen olur.
E zaten filmde “ben
yeni bir şey keşfettim” iddiasında bulunan da yok.
Başında söyleniyor
“bu çekim yasası bir çok insan tarafından biliniyordu, şimdi
size de
hatırlatacağız ve nasıl kullanacağınızı göstereceğiz” diye.
Ben altı defa
izledim, daha da izlerim sıkıldıkça çünkü film biterken yüzümde oluşan
tebessümü ve bana gücümü hatırlatışını seviyorum... evet evet biz kesinlikle
O’nun suretinde yaratılmışız.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >> |