Görüntülenme : 1744  |
Sayfa 1 of 9
O kadar çok duyarız ki cinselliği... Sürekli cinselliği düşünür ve şöyle ya
da böyle onu konuşur dururuz. Cinsellik, satılan ürünlerden giyim kuşamımıza,
hatta okuduğumuz kitaplardan uğraş alanlarımıza kadar hemen her şeyin ardındaki
itici güçtür. Reklamlara baktığınızda bile temel sloganın ne kadar doğru
olduğunu hemen görürsünüz: “Seks sattırır!”
Şimdi... eğer cinselliğin bu biçiminin sıradan, spiritüel dünya ile
tanışmamış insanı ilgilendirdiğini düşünüyorsanız bildiklerinizi bir kez daha
değerlendirmenizi tavsiye ederim; çünkü cinsellik temel itici güç olarak
spiritüel dünya ile tanışmış olsun ya da olmasın tüm insanların hayatında en
önemli yerlerden bir tanesini işgal etmiş durumdadır. Nasıl işgal etmesin ki?
Spiritüel dünya ile tanışmış ve sıradan yaşam biçimlerinden uzaklaşmış olduğunu
iddia eden insanlar, cinselliği de farklı bir göz ile gördüklerini iddia
ettiklerinde aslında ne kadar büyük bir yanılsama içindedirler. Bu yanılgının
çok basit bir nedeni vardır: Eğer cinsellik bir bakış açısı meselesi olsaydı o
zaman gerçekten de dünyayı spiritüel bir bakış açısından gören insan, ona
farklı bir gözle bakabilirdi; ama ne yazık ki cinsellik bir bakış açısı
meselesi değildir; hele hele zihinsel bir mesele hiç değildir. Cinsellik, yaşam
enerjimizden, bedenimizden, hormonlarımızdan kaynaklanan ve doğrudan doğruya
duygularımızı ve düşüncelerimizi etkileyen bir güçtür. Bu güç o kadar büyüktür
ki, kadınların adet dönemleri öncesinde
artan cinsel enerjileri onları adeta çıldırtırken aslına bakarsanız erkeklerin
de bir tür “adet dönemleri” bulunmaktadır ve erkekler de tıpkı kadınlar gibi bu
dönemlerinde çıldırmaktadırlar. Yine öyle bir enerjidir ki bu, bir kadını adet
dönemi öncesinde daha maço daha erkeksi bir erkeğe yönlendirirken, adet
döneminin hemen ardından daha kadınsı ya da yumuşak bir erkeğe yönlendirebilir.
Sizin anlayacağınız kadınların bir erkeğe adet dönemlerinin öncesinde mi yoksa
sonrasında mı aşık oldukları onların nasıl bir erkekle birlikte olduğunu belirler. Bir bakarsınız bazı erkekler hangi kadınla
birlikte olsam adet döneminde derken, bazıları adet döneminin hemen ardındaydı
ya da öncesindeydi der. Buna da rastlantı deyip geçer. Bir kadınla
ilişkilerinin başlangıcında o kadının adet döneminde olmasının, kendi
enerjisinden kaynaklandığını düşünmez erkek örneğin. Üstelik kendilerinin de
bir tür adet dönemleri olduğunun bilincinde bile değillerdir. Bu dönemleri
nasıl kullanacakları konusunda ise spiritüel olsunlar ya da olmasınlar,
insanların ne yazık ki herhangi bir bilgileri yoktur. Bu bilgi o kadar önemli
bir bilgidir ki, çağlar boyunca o bilgiye sahip olanlar tarafından büyük bir
gizlilikle korunmuşlardır.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >> |
|
|