derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Sona Az Kaldı!!!
Yazar Orhan Kural   
 

Görüntülenme : 2777    




Imageİnsanoğlu bencildir. Önce kendini düşünür, rahatını sever. Sonra da “Bilim adamları hep böyle; felaket senaryoları çizerler, bak işte hayat aynen devam ediyor.” derler. Artık iş böyle değil sevgili bay ve bayanlar. Durum çok ciddi. Belki bizim nesil görmeyecek ama çocuklarımızı, torunlarımızı çok çok zor günler günler bekliyor. Polinezya’daki Cook Adalarının ve Maldiv Adaları’nın bir kısmı su altında kaldı bile. Kendisi zaten çok tüketen, tüm dünyayı da reklam film ve dizileri ile tüketime davet eden ABD şimdiden sahil güvenliğini kuvvetlendirip, silahlandırıyor. Böylece Bangladeş gibi toprakları yakında  su altında kalan ülkelerden gelen mültecileri ülkesine kesinlikle sokmayacak. Avusturalya ve Yeni Zelanda ise kıyıdaki önemli sanayi tesislerini şimdiden iç kısımlara taşımaya başladı. Aç kalan ve kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan insanlar elbette “yağmacılık” yapacaktır. İş savaşlar çıkacaktır. İşte “kıyamet” böyle bir şey olmalı. Son bir yıldır gözüme iliştikçe “global  ısınma ve sonuçları” hakkında  basında yer alan haberleri sizin için toparladım:


- İrlanda’da, küresel ısınma sonucu yılda 300 hektar alan su altında kalıyor.

- Norveç Kutup Enstitüsü?ne göre kutup ayılarının nesli 60 yıl içinde tükenecek. 2060 yılında kutup bölgesindeki buzullar öyle eriyecek ki, bölgedeki 22 bin kutup ayısı açlıktan ölecek.

- Antarktika’da kopan buzdağı 55,5 kilometre uzunluğunda ve 11 kilometre genişliğinde. D-17 olarak adlandırılan buzdağının, St. Lucia adası büyüklüğünde olduğu belirtildi.

- Küresel ısınma yüzünden sular altında kalacak  yerlerin arasında Kıbrıs’ın da olacağı açıklandı.

- Küresel ısınma, dünyanın en yüksek dağı Everest’i de eritiyor. 8848 metredeki buz kütlesinin önemli ölçüde erimiş olduğu açıklandı.

- Global ısınma bu şekilde devam ederse 50 yıl sonra 1 milyon tür bitki ve hayvan yok olacak. Tüketim şampiyonu ABD saldığı gazlarla bu kirliliğin baş sorumlusu.

Isınan ve soğuyan Havalar ! Biz insanların umursamaz tavrı ile ozon tabakasının delinmesi, kutuplardaki buzulların erimesi, hava ve su kirliliği, yeşilin azalması, ekolojik dengenin bozulması sonucu dondurucu soğuklar, aşırı kar ve  sıcaklar, kuraklık, fazla yağış ve seller ile  tufanlar birbirini takip ediyor.  Bunlar insanları korkutmak için yaratılmış  birer felaket senaryoları değil! Doğanın insanoğlundan intikamı böyle bir şey

olmalı! 2005 yılının Nisan ayında Antartika’daki 244 buzuldan % 87’sinde erime tespit edilmiş. Nedenini biliyorsunuz. Küresel ısınma  Her şey insan için diyerek,   sürekli tüketmenin ve  günlük zevklerimiz için gözlerimizi tüm gerçeklere yummamızın doğal  bir sonucu! Yüzmilyonlarca Çinli ve Hintli iklimlerin ısınması ile beraber Himalayalardaki buzulların erimesi sonucu büyük tehditlerle karşı karşıya. Bu ülkelerde insanların etrafında yaşadığı 7 nehir ile  33 bin kilometre kare alan Himalaya buzullarınca besleniyor.

Image Sir David King, “Küresel ısınma,  terörizmden-kitle imha silahlarından çok tehlikeli.” diyor. Pentagon’un uzun yıllar açıklanmayan raporunu yüzlerce bilim adamı onlarca yıl çalışarak hazırladı. Tüm bilim dünyası yanılgı içinde mi? Bu rapor bildiğiniz gibi  “Yarından Sonra” başlıklı bir filmin de konusu oldu. Açlık, seller ve tayfunların pençesine düşmüş bir  dünya hayal edin. Neredeyse tüm ülkeler oturulmaz hale gelmiş. Deniz kenarındaki bariyerleri yıkılan  Hollanda’nın Lahey kenti sular altında kalmış, sıcaklığın 14 derece düşeceği açıklanan İngiltere’nin büyük bir bölümünde 2050 yılında kutup iklimi hakim, Amerika ve Avustralya kıyıları sığınmak isteyen çaresiz aç insanlarla dolu. Bu ülkenin savaş gemileri, botlarla yaklaşmakta olan bu insancıklara acımasızca  ateş açıyor. Amerika, Avusturalya ve Avrupa dünyanın fakir ve çaresiz halkından kendini yüksek duvarlar ve mayınlanmış sınırlarla tecrit ediyor. Balıkçı tekneleri çok az kalan balık kaynaklarını korumak amacı ile  kendi sularını  mayınlıyor. Bangladeş yükselen su seviyesi ile tamamen yaşanmaz hale gelmiş.  Nil,  Tuna ve Amazon Nehirlerinin çevresi riskli bölgeler. Hayatta kalma savaşında nükleer silahlar bile çekinmeden kullanılıyor. Bütün bunlar nedense sokaktaki uyutulmuş vatandaşı ilgilendirmiyor.

 

Nasıl olsa bu fani dünya biz insanlar için yaratılmış. Allah kerim hiçbir şey olmaz. Felaket tellalları her zaman vardır. Her şey günlük güneşlik, daha çok tüketelim, daha çok yaşayalım. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.

 

 


Orhan Kural
About the author:
1972 yılında İTÜ Maden Fakültesinden mezun olduktan sonra 1973'de burslu olarak okuduğu New York Colombia Üniversitesinden "Maden Yüksek Mühendisi", 1973'de ise İTÜ Maden Fakültesinde kömür kimyası dalında "Doktor" unvanını aldı. Halen gezdiği yerleri ve yakaladığı enstantaneleri, çeşitli konferanslarda, seminerlerde radyo ve televizyon programlarında anlatıyor.
Devamını Oku >>


Okur Yorumları  
 

 

Göster 2 2 Yorum

1. 22-10-2007 01:13

İçim daraldı!..
Sevgili Orhan Bey, 
 
Yazınızdaki gerçekler karşısında yüreğim şişti, içim daraldı. Bunların hepsini yıllardır duyarız ve sanki abartıymış, olamazmış gibi karşılarız bir çoğumuz. 
 
Ancak, artık ufak ufak tahminler doğru çıkmaya ve ne yazıkki bilim adamlarının dedikleri adım adım gerçekleşmeye başladı. 
 
Bizler 2050 yılını göremeyiz ama gelecek nesiller adına çok kaygılıyım.  
 
Bu gidişe acilen DUR demek lazım.
Şiyma Aksekili

2. 28-12-2006 20:21

...
Yıllar önce Beşiktaş Kollejine gelmiştiniz...Ben o zaman orada İngilizce öğretmenliği yapıyordum. Sigara içilmesi konusuna değinmiştiniz. Bir çok öğretmen öğretmenler odasını kendilerini sigara dumanı ile boğma amaçlı kullandıkları için bu gösterime son derece karşı çıkmışlardı, kendi içtikleri sigaranın kendilerine ve başkalarına verdikleri zararı görmekten rahatsız olmuşlar bunu dile getirmeyip yerine çocuklara gösterilen görüntülerin uygun olmadığını söylemişlerdi . Bir toplumda öğretmenin bile bu şekilde tüketim düşkünü, öğrencisine yaşama saygı konusunda hiç bir şey veremeyen insanlara dönüşmeleri iç acıtıcı...Bana göre, sigarası da, sanayisi de, kendim yaşarım, geri kalanın ne halt ettiği beni zırnık ilgilendirmez diyeni de aynı kefededir. Evet, bu kadar da sert düşünüyorum, öyle de düşünmeye devam edeceğim! Artık, dünya üstünde yaşayan ve bu havayı soluyarak paylaşan her varlığın bunun hesabını sorma ve kendini düşünen bu bencillik selinden silkinip kurtulma hakkı vardır. Yeni dünyanın düzeltmesi gereken hepimizin yaşam hakkıdır. Yıllardır bu konuda durmaksızın insanların zihinlerini tazelemeya çalışan sizlere ve sizin gibi bilim insanlarına teşekkürler! İyi ki varsınız ve iyi ki de yavaş yavaş ben, O, bu, şu derken değişiyor bir şeyler. Emin olun ki daha da değişecektir.
reyhan bull

Göster 2 2 Yorum

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...