derki.com

derKi

hayataneler.jpg

ruhizaman.jpg

ariyorumbabamyok.jpg
Kiralikbedenler.jpg
Manken Olmak
Yazar Merve İldeniz   
 

Görüntülenme : 525    



 

Hiç aklımda yoktu büyürken manken olmak.

Ben daha çok kaşif, sporcu yada bir kere sanırım hostes demiştim, nedense babam kızmıştı.

Ama annem ben tam da buluğ çağındayken bir butik açınca, Rumeli piyasasında kendimi defile tanıtım ve mankenli bir dünyada bulmuştum. O ara istemiş olmalıyım sanırım.

 

İş olarak ne keyiflidir en başlarda… Sanki her iş bir okul gezisidir. Asla sıradan değildir. Hangi gün nerede olduğunuzu bilmezsiniz. Etrafınız çoğunlukta yaşıtlarınız genç ve güzel görünümlü insanlarla çevreleniverir. Birdenbire o güne kadar yaşadığınız dünya sanki eriyerek yok olur ve her geçen gün artan iş ile beraber daha çok yepyeni bir başka gerçeklikte var olmaya başlarsınız.

 

Serttir. Rekabet, vergi, ajans ilişkileri ve sorunları, kıskançlıklar, entrikalar, ajans katalog masrafı ve  komisyonu gibi kavramlarla birlikte girer hayatınıza….

 

Güzeldir, Hele de dans etmeyi, müziği seviyorsanız, kendinizi müziğin eşliğinde dans eder gibi yürümeye bırakıvermek…

 

Hoştur…

Bunu sokakta yapamazsınız. .Hayatınızı Müzikal filmlerine çevirmeye kalkışmadıkça)

Deli derler.

Biliyorum.

 

Ego tatmin fabrikası gibidir. Fotoğraflarınız çekilir.

Size bakılır.

Giydiklerinize, mimiklerinize, tüm beden hareketlerinize bakılır. Hem de özel ışık altında bakılır.

İnsanlar size bakmak için gelirler ve siz de buna hazırsınızdır, hazırlıklısınızdır, bilirsiniz ki sizi inceleyecekler.

Yapılanın odak noktasında olansınızdır.

Yani ne utanması?

Ne insanlardan saklanması?

Ne demekmiş o, kendini sevmemek?

Hatta tersine sorunlar daha sık görülür.

Dengeleyebilirseniz kendinizle daha bir barış hali…

 

İş başarısının getireceği şöhretle ilgili olarak bir yığın ego sınama ve tanıma fırsatı sunar.

Profesyonelliği öğretir. Olmazsan işin biter

Sınırlarını belirleyip mesleksel tanımını kafanda oluşturunca, dış dünyadan etkilenmeden çalışabilirsin.

Ama bu anlamda ülkemizde batıya göre durum daha zor. Hala manken nedir tam olarak bilinmezken…

Güzel, genç ve hoş belki az da boş kadın sanılırken…

Hâlbuki bir şey tanıtılır orada, bir şey satılmaya çalışılır.

 

İşin komik yanı ben liseden sonra işletme okudum. Yani bir ürün nasıl üretilir, pazarlanır, fiyatlandırılır ve bunun gibisinden parasal mali işler hakkında bir yığın ders saati demek…

Ama bunu bir de gözlerimle gördüm ve gördüğümü anladıkça dehşete düştüm.

İnsanların aslında pek de ihtiyaçları olmayan şeyler üretiliyor ve reklamlar arasında sıkışmış bir kitleye basbayağı da yön veriliyordu. Ve ben de bu sürecin bir parçasıydım.

Kendi varlığımın enerjisini ve bilhassa bedenimi, bir yığın faydasına ve güzelliğine bile inanmadığım şeyi sattırtmak için kullanarak para kazanıyordum.

Sonra o paralarla aynı şeyleri almak için?

Hayır. Kesinlikle…

Ama var olabiliyordum, özgür olabiliyordum, kendim olabiliyordum para kazandıkça.

Bu kıymetli idi. Kaybetmek ya da boşa harcamak doğru olmazdı.

Hayır yapamadım. Neyin, nasıl ve ne şartlarda kaça üretildiğini gördüğüm için az öz  Salı pazarını tercih ettim.

Ben başka hayallere sahiptim.

Hepsi şimdi gerçekleşmiş olan…

 

İnsan giydiği ile adam olmaz ki? Nasrettin Hoca’dan duydum. Düşünsenize, ne çok baskı var zihinlerimize para harcayalım diye? Oysa kaynaklar güzel kullanılabilir. Bana her kış 3 ya da 4 kazak yeter ve onlarda yıllarca eskimez bile.

Diğer belki başka bazı işlerde öyledir, bilemem. Ama mankenlik bana bunu sundu.

Tüketimi körükleme ve körükletme.

 

Bir manken işinde iyi olmak istiyorsa tanıttığı ürüne inanması ya da çok iyi bir oyuncu olması gerekir. İzleyenine enerjisini yollamakta çünkü. Bir gün fark ettim ki ben işime saygımı yitirmişim. Zevk vermez olmuş salınmak orada. Dünyayı sayesinde gezebildiğim mesleğim, aynı zamanda bana dünyanın halini de göstermiş. Kendi payımı göstermiş.

Yüreğime dokunmuş.

“Aç kalırım çalışayım” korkumla,  “Hayır, böyle yaşama! Sen bu değilsin, korkma! O eşyalara ihtiyacın yok. ‘Hiç’i kabul et ve çık git!” fikri arasında gezinmek…

İnatla mantıklı olmaya çalışıp, “bu sene son” diye bir sene daha mankenlik yapmak.

Olgunlaşmak. 30 yaşlarına gelmek…

Sert ortamda büyümenin verdiği yıpranmalar, kapanmalar…

 

Mankenlik bir örneklemedir.

Var olan-üretilen bir potansiyeli işaret etmektir.

Potansiyel bir tarzı sunmaktır. İsterseniz, beğenirseniz vardır o şey.

O sizin potansiyelinizdir. Siz de öyle olabilirsiniz.

Beğenmenize neden olacak, sizi dolduracak her şey yapılır.

 

Aslında hepimiz her gün uyandıktan sonra yaptığımız her şey ile birini modellemekteydik.

Kendimizi!

Bir gün bir karar aldım ve neyi modellediğime çok dikkat edeceğim dedim.

Bu, dikkatle ilerlerken sonunda kendimi işi bırakır buldum, çünkü ruhum sıkılınca mutsuz oluyordum.

Huzurlu olamıyordum.

Ve mankenlik iyi ya da kötü olmadığı, sadece bir  meslek, geçim kaynağı olduğu halde bana huzur vermiyordu bu haliyle.

Modellemeyi tercih ettiğim bir şey bulamadım.

Ben de kendim olmaya karar verdim.

Modellik yapıyorum hala, ama sadece kendimi modelliyorum. Bu daha eğlenceli aslında.

Ve evet sokakta dans da ederek yürüyorum. İ-pod var kulağımda.

En son kendimi emekli ettiğim zaman bir tirajlı gazete bana kadın ekinde yazı yazmayı teklif etti. “Ne yazacağım?” dediğimde, “Ne istersen.” dediler.

Ben de öyle yaptım. Haftada bir, azıcık, minicik bir yer…

Yazdım canımın çektiğini.

Sonra bana “Acaba moda ile ilgili de birazcık yazar mısınız?” dediler. “Elbette!” dedim ve yazdım.

Yazdığım son yazı oldu.

Kovuldum.

 

İşin gerçeği son on yıldır televizyon izlemiyorum. Şimdi ortamlarda durumlar nedir acaba?

 


Merve İldeniz
About the author:



Okur Yorumları  
 

 

Göster 4 4 Yorum

1. 29-10-2008 04:52

Nereden nereye.
Keyifli olduğu kadar öğretici bir yazı olmuş.Bir insanın iç dünyasında yaşadığı değişiklikler ve onun gelişiminin keyifli bir anlatımı.Merve'nin tatlı dili,yazıyı kısa bir hikaye kıvamına getirmiş adeta.Aslında bir çoğumuzun benzer hikayeleri yok mudur? Muhakkak hepimiz bazı değişiklikler yaşamışızdır.Bazılarımızın yaşadıkları değişimler, onların Dünya'ya bambaşka noktalardan bakmasını sağlayabilir.İşte Merve, bu tür insanlardan biri.Parıltılı ve "yıldızlarla" dolu bir ortamı,ışıklı sahneleri arkasında bırakıp doğayla bütünleşmeyi, onunla içiçe yaşamayı başarabilmiş ender insanlardan. 
Kucak dolusu sevgiler ve tebrikler sevgili Merve.
Günhan Sınar

2. 28-10-2008 20:47

kelebek olmak...
Hayatta bişey olmak...36 yaşıma geldim ne oldum bilmiyorum hala.Saçmasapan şeylerde yaptım ama güzel izlerde bıraktım sanırım.Sevgili Merve ise mankendi zamanında ama sonraları giderek metamorfoza uğradı giderek.Aynı bir tırtılın kelebeğe dönüşümü gibi.Ve şu an dönüşebileceği en güzel şeye dönüştü kocaman güzel bir yürek.Umarım yaşamı da mutluluğu da bir kelebeğin ömründen çoook fazla olur.
murat Kalaç

3. 28-10-2008 07:45

Ne güzel!
Her şeyden önce birçok kişi için dışarıdan bakıldığında tamamen büyülü sanılan bir dünyanın da bambaşka yüzleri olduğunu ne kadar basit göstermişsin. Ben keyifle okudum ve güne bu yazıyla başlamak beni mutlu etti.  
 
Kendini modelliyorsun. Tıpkı insanların podyumdaki Merve'yi incelemesi gibi şimdiki Merve'yi inceliyorum ben uzuun zamandır. Röportajlarından, yazdıklarından, sohbetlerinden... Nasıl düşünüyor, nasıl yaşıyor, nasıl annelik yapıyor, hatta bugün de nasıl yazdığını inceledim. Ne kadar güzel, ne kadar akıcı yazmışsın... 
 
Senin de başka bir yerde söylediğin gibi modelleme görevin devam ediyor. Hâlâ insanlara bir şeyleri modelliyorsun. Başka şeyleri... Bu sefer ihtiyacı olan gelip alıyor...  
 
Bu sefer geçmişteki başarının da üzerine çıkarak... İyi ki varsın! 
 
Not: Bu kadar çok üç nokta kullanmayı da senden öğrendim :-)
Hakan Arabacıoğlu

4. 28-10-2008 01:41

Güzel Anne
Aramıza hoş geldin :) 
Hem de çok hoş geldin :) 
Kaybolma...
Kerem Seven

Göster 4 4 Yorum

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...