Sevgili
Cem, geçtiğimiz ay babasını kaybeden bir arkadaşım bana, "Acaba orada
yalnız mıdır? Yalnız olmadığını duymak istiyorum," demişti. Ölüm, yaşamla
içiçe bir durum ve bir yakınımızı kaybetmek hepimizi etkiliyor. Bunda tabii
sonrasında ne olduğunu pek bilmememiz de etken. Spiritüel bilgilerde ölümle
ilgili çeşitli yaşanacağı söylenenler mevcut, ama onlarda da tutarsızlıklar
var. Bu yüzden seninle bu sayımız için "ölüm"ü konuşalım istedim. Hem
bana babasını soran arkadaşım hem de tüm okurlarımız için. İlk önce şununla
başlamak istiyorum: Ölüm nedir?
cemsen:
Bilmiyorum.
sonsuz:
Hahahahahaha
cemsen:
Ama gerçekten bilmiyorum.
Sen biliyor musun?
sonsuz:
E güzel. Bir
röportajımızın sonuna daha geldik o zaman... (Gerçekten bilmiyor musun?)
cemsen:
Gerçekten bilmiyorum
Hasan. Yani bana anlatılanlar var, varsayımlarım var ama gerçekten bilmiyorum.
Henüz ölmedim çünkü. Fakat çalışmaların bir yerinde ölüm deneyimi yaşarsam
belki o zaman yanıt verebilirim.
sonsuz:
Peki "Thumos"
kitabında yazdıkların? "Thumos"un ölümsüz olmadan önce yaşadığı ölüm
deneyimi? Onlar fantazi miydi?
cemsen:
Hayır. Fantezi değildi.
Bu bilgiler bana aktarılan bilgilerin ışığında yazıldı. Yani hiçbiri benim
ortaya attığım şeyler değil. Ustalardan gelen bilgiler. İkinci kitapta daha
derin açıklamalarda bulunacağım. Elbette bana konulan sınırlar çerçevesinde.
Ben zor inanan bir
insanım. Gerçekten çok şüpheci bir kafam var. Buna karşın sana çok net
inandığım bir şeyi söyleyebilirim. Öte dünya var. Tanrı var. Ölüm zor konudur.
Boşuna dememiş taocular yaşayanlar yaşayanların işleriyle ölenler ölenlerin
işleriyle ilgilensinler diye.
sonsuz:
Bu ölüm meselesi tıkadı
beni; ne yalan söyleyim.
cemsen:
Eee, normal değil mi?
Peki aslında sen bana diğer bilgi kaynaklarının ölümle ilgili ne anlattıklarını
söylesene. Ne diyorlar ölüm konusunda?
sonsuz:
Bir şey diyemiyor kimse
aslında. Sağdan soldan okuduklarımızın dışında kimsenin bir yanıtı yok adam
gibi.
cemsen:
Peki gel ben sana
söyleyim bir şeyler ölümle ilgili. İçindeki sıkıntı geçsin biraz. Ama bunları
kayıt dışı yapalım.
sonsuz:
Benim hissettiğim şeyler
var, güzel olduğuna dair...
cemsen:
Ne hissediyorsun?
sonsuz:
Korkacak bir şey değil.
cemsen:
Yaşama güzel
diyebileceğin kadar güzel ölüm de...
sonsuz:
Yaşam çok güzel. Biz
sıkıyoruz biraz.
cemsen:
Tıpkı yaşamda olduğu gibi
ölümde de evrim var Hasan. Ölümün nasıl olduğu senin Xing'in ile yani kalbin
ile yakından ilgili. Eğer kalp huzurlu ise ölüm de öyle. Buna doğal ölüm diyor
ustalar. Yani öldürmemiş, ortalama huzurlu bir insanın ölümü.
Ama korkanların, kaza ile
ölenlerin, amaçsızların ve arzulayanların ölümü de var. Her biri farklı
etkilere sahip. En güçlüsü elbette ustaların ölümü.
sonsuz:
Adam iyi birisi ama
kazayla öldü diyelim?
cemsen:
Kötü bir şey olmayabilir.
Yani bir aç ruha dönüşmesi gerekmez. Genellikle amaçsızlar aç ruha dönüşüyor.
Dünyaya bağlanıp kalıyorlar.
sonsuz:
...ya da intihar etti?
cemsen:
İntihar bazen bu hayatta
çekilen acının bitmesinin sonucu olarak yaşanan bir özgürleşme hali olabiliyor.
Elbette her intihar durumunda değil.
sonsuz:
Reenkarnasyona ne
diyorlar peki?
cemsen:
Reenkarnasyon var. Ama
yaygın kanıya göre anlatılandan biraz daha farklı.
sonsuz:
Nasıl bir şey peki?
cemsen:
Daha önceden anlatmıştım
sanırım. Bireysel bir parçan varolmasına karşın asıl büyük parça ait olduğun
toplam bilinçten geliyor.Deneyimler de
öyle.Ama her bilinç tanrıya doğru
evrimleşmeye çalışıyor.
sonsuz:
Mesela senin kitabın
Thumos’ta, Thumos ailesine gidiyordu. Süper bir yere. Ben şunu düşünüyorum:
öldüğümde annem babam annenem babaannem... artık tanıdık kim varsa onları
tekrar göreceğim.
cemsen:
Evet. O nedenle bu
yaşamda onları onurlandır ki sana destek olsunlar.
sonsuz:
Küserler mi yoksa?
cemsen:
Biraz fazlasını bile
yapabilirler sanırım. Feng Shui'nin asıl amacı ne sanıyorsun ki sen? İki tane
vazo, bir tane ayna koymak mı? Doğru feng shui ile adam bile öldürebilirsin.
sonsuz:
Dur bakalım! Esas
röportaj bu işte! Bunu yapacaktık. Ama kayıt dışı dedin?
cemsen:
Pekala
bunları kullan; ama aynen konuştuğumuz gibi kullan. Biraz ciddiyetten uzak
durabilir ama ne yapalım...
"koyu dindar bir insan nasıl inanmışsa onları yaşar diye biliyorum" demişsiniz. Herkesin aynı deneyimi yaşayacağını düşünüyor ve o konuda Cem Bey'e katılıyorum. Dinler, inanışlar ışığa/bilgiye ulaşma öğretileri gibi görünüyor. Gidilmesi amaç edinilen yere bir kaç değişik yolla gidilebilir pekala. Büyük bir islam alimi olan Muhyiddin Arabi'nin "Arif için din yoktur" cümlesinde anlatmak istediği de bu sanırım.
Merhaba İki hafta once babami kanser nedeniyle kaybettim.Babamin bu hastagini henüz hic kimse bilmez iken bir gece babam ruyama girerek artik gidecegini soyledi,bana elini opturdü ve vedalastik .Bu ruyadan 6 ay sonra babamin hasta oldugunu ogrendim ve 2 ay icinde de öldu.Allak bullak oldum.Surekli ruyami dusunuyorum,Cem beyin de belirttigi gibi her sey once Yin dunyada yasandi,oldu ve 8 ay sonra yasadigimiz madde dunyasinda tecelli etti. Cem bey,egitimlerinize katilmak istiyorum.Beni kabul edermisiniz? Sevgiler