ortatepe2.jpg
ortatepe1.jpg
Bağışlasak da mı Yaşasak?..
Yazar Reha Ersavcı   
 

Görüntülenme : 902    


Geçenlerde dünya çapında ünlü cerrahımız Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun bir konferansına katıldım. Ana tema, organ bağışı idi…

Konferanstan önce bir süre söyleşme fırsatı bulduk.

Bu arada hocamızın bugüne kadar Amerika’da 26 yıl boyunca 1500’ün üzerinde organ nakli ameliyatı yaptığını ve Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra da yaptığı organ nakli ameliyatlarının 100’ü geçtiğini ve hedefinin 2000 olduğunu öğrendik.

Münci hoca her ne kadar yıllarca Amerika’ya yerleşmiş ve orada kalmış olsa da Türk’ün adını orada yaşatan, orada yaşadığı sürece kendisine gelen, “ismini değiştir” tekliflerini her zaman geri çeviren ve şimdi de ülkeye dönüp  ölünceye kadar çalışıp ülkeme hizmet etmeye çalışacağım diyen birisi…

Şu anda Türkiye’de bir hastanede ekip kurup - ki kendisi konferansta da bunu beyan etti “Bu iş bir ekip işidir ve ekip olmanın önemi büyüktür” dedi- organ nakline devam ediyor ve tüm bu ameliyatlardan boşta kalan zamanında da organ bağışının önemini ve gerekliliğini gerekiyorsa il il dolaşarak anlatmaya çalışıyor.

 Ekip diyince hocamızın işi kolay değil, Türkiye’de ekip falan işleri biraz zordur. Hastanelerde her bölüm için varsa yoksa önce kendisi vardır. Bireysel olarak baktığımızda da bu böyledir. Herkes bir krallık, herkes bir kraldır bizim ülkemizde ve işbirliği genelde bu anlayıştaki insanları bozar.

Öncelikle bu engeli aşmamız gerekiyor milletçe…

Hepimiz biliyoruz ki beklemek çok zordur. İsteğimiz, beklediğimiz hemen olsun isteriz, Eğer ille ki olacağını biliyorsak  bundan tatlı bir heyecan duyarız. Beklentimiz gerçek olduğunda ise bu heyecanımız bir coşkuya dönüşür.

Ama bazen de beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan, korku içinde bekleyişler vardır. Bu bekleyişi üst düzeyde yaşayanlar da “Organ bağışı” sonucu yeniden hayata dönebilmeyi umut eden  ve sayıları bugün 50.000 lerin üzerinde olan organ bekleyen hastalar ve bu sayının üstüne ek olarak onların aileleri, yakınlarıdır.

Prof. Dr. Münci Kalayoğlu hocam diyor ki;

Öncelikle Türkiye’de devlet bu işe öncülük etmeli ve gerekli düzenleme ve tedbirleri almalıdır. Devamında önce tüm hastane personeli organ bağışı konusunda talepte bulunmak üzere eğitilmeli ve sonrasında da tüm ülke insanları “organ bağışı” konusunda bilgilendirilerek bağışta bulunmaya teşvik edilmelidir.

Ülkemizdeki organ bağışı ve nakli sayısı gibi, bu bilinç de toplumumuzun hemen her kesiminde maalesef ki çok düşük. Organ bekleyen hasta sayısı her geçen gün artmakta, organ bağışı miktarı ise yazık ki tüm gereksinimleri karşılayamamakta. Aşağıdaki tablo bu durumun küçük bir özeti:

-       Türkiye’de yaklaşık 50.000 hasta organ bekliyor.

-       Bu hastalara, her yıl 8.000’den fazla organ bekleyen yeni hasta ekleniyor.

-       Ortalama 7.000 hasta bekleme listesindeyken hayatını kaybediyor.

-       Milyon nüfus başına kadavra donör sayısı çok düşük (Türkiye: 2, İspanya: 35)

Organ bağışlamak geride kalan bir veya daha çok kişiye bir hayat hediye etmektir. Bir kişinin organlarını bağışlaması ile yaklaşık 10-12 kişinin yaşamı değişebilir. 1 kalp, 2 akciğer, yarımşardan 2 tane karaciğer, 2 retina, 1 pankreas, 1 kalınbağırsak, 1 incebağırsak, 2 böbrek vs.vs…

Şimdi dönüp bakarsak, ülkemizde organ bağışı oranı acaba neden çok düşük? Bunun büyük bir nedeni doktorların, hatta esas olarak sağlık sisteminin kendisinde saklı…

Doktor hastanede nöbetçi, her yer hasta dolu ve bir oraya bir buraya bir koşturmaca içinde doktorumuz o arada bir hastada beyin ölümü gerçekleşti, acilde iğne atsan yere düşmüyor, yatacak yer yok, doktor düşünüyor;

Şimdi ölen hastanın yakınlarına organları bağışlama konusunda bilgi ver, beyin ölümü gerçekleşen kişiyi makinelere bağlı olarak faaliyette tut, bütün organları işe yarayacak şekilde alacak olan doktorları bul, haberdar et… Tüm bunlara vakit yok, acilde de yer yok, e ne olacak şimdi?

Çağırın hastanın yakınlarını…“Hastanız maalesef öldü, alıp götürebilirsiniz!..”

Sorunlar orada çözüldü ama diğer tarafta bir sürü hasta korkulu bekleyişe devam ediyor.





Okur Yorumları  
 

 

Göster 1 1 Yorum

1. 18-07-2008 23:57

Ben tümünü verdim!..
Reha'cım, 
 
Bu sonderece önemli konuya temas ettiğin için sağol. 
 
Bana Rotaryen dostlardan 'Organ Bağışı' kampanyasına destek ricası geldiğinde ilk işim İl Sağlık Müdl.ne gidip tüm organlarımı bağışlamak oldu. 
 
Birilerinin karşısına geçip bunu anlatacaksam vede "Sizde bağışlayın" diyeceksem önce kendim yapmalıydım zira... 
 
Çok güzel çalışmalar yaptık. Ancak yazında değindiğin gibi insanlar bin dereden su getirip bu işe (genelde olduğu üzere...) yan çizmeye çalışıyorlar. 
 
Ben inanan vede tevekkel biriyim. İyilikten kötülük bekleyecek paranoyak bir yapım iyiki yok. Çünkü insanı olumlu düşünmekten ve iyilik yapmaktan alıkoyacak bir kafa kapısıyla yaşamak zor bence. 
 
Eninde sonunda fani bedenlerimiz toprak olacak. Bağışlamak illaki nakil olacak demek değil. Ölüm şekliyle alakalı bir durum naklin yapılabilmesi. 
 
Sen organlarını bağışladın mı sevgili Reha?..
Şiyma Aksekili

Göster 1 1 Yorum

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
tepeyen1.jpg

tepeyen3.jpg

tepeyen2.jpg

Google
Web derki.com



Son Yorumlar

Kriz Bir Sonuçtur
aradığımı nihayet buldum
gerçekten emekle hazırlanmış bir yazı...
...

Atatürk ve Sanat
ödev
ii bir site ödevde işime yaradı saolun
...

Aziz Malachy'nin Kehaneti
Çok uçuk...
Sayılarla dört işlem yapılarak...
...

Çocuk Pornosu (mu?)
gzl olmus
cok guzel olmus ve ayrica ulkemizde...
...

Tarih: 22 Aralık 2012
süper :)
"Öyle beyazlar içinde paso ot yeyip,...
...



 
© derKi.com Tüm hakları saklıdır.