ortatepe2.jpg
ortatepe1.jpg
Babasız Bir Babalar Günü
Yazar Nil Gün   
 

Görüntülenme : 628    




Bugün babasız geçirdiğim ilk Babalar Günü.

Seni 2 Aralık 2007’de 80 yaşında iken kaybettim. Doğum günümden bir gün sonra. Hatta doğum günü partim sona erdikten birkaç saat sonra.

Sen öldüğün için üzülmüyorum. Ben bu yaşıma gelene kadar sağlıklı yaşadığın, çekmeden ve çektirmeden ölmeyi seçtiğin için şükrediyorum.

Senin bana kattıkların için şükrediyorum.

Senin bana karşı yaptığın hatalar için kızmıyorum. O hataları kendi çocuklarıma yapmamayı öğrendiğim için şükrediyorum.

Benim sana karşı gösterdiğim duyarsızlıklar ve hatalar için kendimi affediyorum.

Ben üniversitedeydim. Kaldığım yurtta bir misafirim olduğuna dair ismim anons edilmişti. Aşağı indiğimde altı ay kaldığın İngiltere’den o gün dönmüş, ayağının tozuyla lobide beni bekliyordun. Sevinçten havalara uçmuştum. Babam İzmir’de yaşayan annemden, kardeşimden önce ilk olarak Ankara’ya beni görmeye gelmişti. (Yuppiiiiii.)

Amerika’dan Türkiye’ye yeni dönmüştüm. Annem tatilde, sen İzmir’deydin. Ben de İzmir’e iki hafta kalmak için gelmiştim. Evde sen ve ben vardık. Akşam ne yemek istediğimi sordun. Menemen demiştim. Saat 20.00 gibi evde olacağımı söylemiştim. Ve o akşam arkadaşlarımla takıldığım için eve gece 10’da geldim. Sofra, çoban salata, kızarmış ekmek ve kazandibi eşliğinde hazırlanmıştı. Menemen soğumuştu ve sen beni bekliyordun. Bana sadece, “Kızım senin için menemen yaptım” dedin.

O akşamki utancımı hala hatırlıyorum. 

Benim ne işle iştigal ettiğimi hiç anlamadın. Hep benim bir bankada falan çalışmamı ve geleceğimi garantilememi arzu etmiştin. Emeklilik ve sosyal sigorta var ya…. (Üfffffff. Hiç bana göre değil. Geleceğin asla garantisi olamaz.)

Üniversite sınavlarına senden habersiz girdim… ve istediğim bölümü kazandım.

Üniversiteyi senin onayınla ya da desteğinle okumadım. Kendi paramı kendim kazandım. Kendimi okuttum.

Hayatımın kaderini kendi ellerime almaya kararlıydım. Senin onayın olmasa da olurdu. Ben kendimi onaylıyordum.

Senden yıllar boyu sıkça duyduğum söz, “Ne zaman bir baltaya sap olacaksın?” idi. Kitaplar da yazsam, eğitimler de yapsam bir türlü bir baltaya sap olamıyordum senin gözünde.

1990’lı yıllardan biriydi. İzmir Kitap fuarında bir konferansım vardı. Hayatında ilk ve son kez benim bir konferansıma katıldın. Salonu dolduran insanları gördüğünde, “Bir tek seni deli sanıyordum. Meğer delilerin sayısı çokmuş. Demek ki bir baltaya sap olmuşsun” dedin bana gülerek ilk kez. Gözlerinde iftihar kıvılcımları vardı. (Nihayet!)

Bir yaş günümde sevgilim Saim benim için özel bir kitap bastırdı. Orada tüm beni sevenlerin yazıları yer alıyordu. Kitap tam anlamıyla sürpriz bir biçimde bana Amerika’da iken kutladığım doğum günümde verildi. Ve o kitapta tüm sevdiklerimin yazısı vardı… senin yoktu baba… Yazı yazmak için zahmet etmemiştin. Önemsememiştin Saim’in kitabın doğum gününe yetişmesi için yaptığı acil çağrısını.

Sana kırılmıştım, bana iki satır yazacak kadar değer vermediğin için. Ve bunu sana da söylemiştim.

Ölümden korkuyordun ve doğal olarak yaşamın değerini de bilmiyordun.
Ölüm korkusu seni yaşamın zenginliklerinden de mahrum etmişti.

Ne çok kez satır aralarında “Ölümden korkmak yaşamdan korkmaktır” demiştim sana.

Ve ne çabuk, öleceğinin farkında bile olmadan öldün, hiç beklenmedik bir anda sapasağlam.

Bir gün sabah sapasağlam vardın. Neşeli, yarın var olacağına emin. Ertesi gün sabaha karşı yok oldun.

Birbirimize hiç benzemezdik baba. Sen ne kadar risk almaktan korktuysan ben de o kadar risk almayı sevdim.

İyi bir baba mıydın? Kesinlikle evet!

Kendi potansiyelini gerçekleştirdin mi? Kesinlikle hayır!

Yaşamın ve ölümün kutlu olsun baba.

Kızın,
Nil

 


Nil Gün
About the author:
1952 yılında doğdu. 1968-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu. 1972 yılında gittiği Amerika’nın California eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. 1995 yılında kurduğu Kuraldışı Yayınları'nda psikoloji ve bireysel gelişim alanında kitaplar yayınlamayı sürdürüyor.
Devamını Oku >>


Okur Yorumları  
 

 

Göster 1 1 Yorum

1. 13-10-2008 11:29

duygularımı tam olarak ifade etmişsiniz.
Babamla aramdaki ilişkiyi kelimelere dökmeye kalksam,sizin yazdığınız kadar becerikli olmayacağıma eminim.Şu an üniversite son sınıfım ve en çok duyduğum o cümleyi burda tekrardan görmek tuhaf hissettirdi açıkçası.Yazınızı babama okuyarak aramızın düzelmesi için şansımı deneyeceğim.Yazınız çok güzel ve insana bir şeyler katıyor, teşekkürler,kaleminize sağlık.
giritli mustafa

Göster 1 1 Yorum

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
tepeyen1.jpg

tepeyen3.jpg

tepeyen2.jpg

Google
Web derki.com



Son Yorumlar

Kriz Bir Sonuçtur
aradığımı nihayet buldum
gerçekten emekle hazırlanmış bir yazı...
...

Atatürk ve Sanat
ödev
ii bir site ödevde işime yaradı saolun
...

Aziz Malachy'nin Kehaneti
Çok uçuk...
Sayılarla dört işlem yapılarak...
...

Çocuk Pornosu (mu?)
gzl olmus
cok guzel olmus ve ayrica ulkemizde...
...

Tarih: 22 Aralık 2012
süper :)
"Öyle beyazlar içinde paso ot yeyip,...
...



 
© derKi.com Tüm hakları saklıdır.