tepealtsafak.jpg
tepealtisyan.jpg
"Diyalog" Değil, "Empati" Gerekli
Yazar Anjelika Akbar   
 

Görüntülenme : 515    


Dünya gündeminde uzun süredir bazı kavramlar kendisine yer buluyor: Dinlerarası diyalog, medeniyetler arası ittifak, kültürler arası diyalog vs. Dünyanın daha fazla krizi kaldırmayacağı kesin. Farklılıklar giderek daha “ayrıştırıcı” olarak görülüyor. Bunun için de mutlaka çaba harcanması lazım. Ama gösterilmesi gereken çaba “diyalog” değil, “empati” olmalı…

Diyalog sözlüklerde “karşılıklı konuşma” olarak geçiyor. Bugün bir hahamın bir imamla veya bir papazın bir zen rahibi ile diyalogunda herhangi bir sorun yok. Aynı şekilde farklı medeniyetlere ait yazarlar, sanatçılar ve diğerleri de bir araya gelip diyalog kurabiliyorlar. Diyalog güzel, romantik, ama aynı zamanda “tehlikeli ve boş” bir sözcük.

Diyalog Yetmez…

Gerçek şu ki; Karşılıklı algılamaları zihni konsensüse ulaştırıcı, ilke, içerik ve hududu belirli düşünce ve aktiviteler bütünü olan diyalog yetersiz kalıyor. Diyalog; saf, duru, garazsız insan sevgisini, toplumsal katmaların ve kültürel farklılıkların arasında çimento olarak kullanıp insanlığı dağılmaktan, yıkılmaktan, işlersiz ve işlevsiz hale gelmekten koruma ve muhafaza etme hedefi gözetse de, yetmez…

Küreselleşmenin her döneminde uluslararası ticaret, kaynakları ve nakil yollarını paylaşım sorunları, romantizm, dini ve milli aşırılıklar mutlaka artar. Buna itiraz etmek yerine bununla yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Küreselleşmenin yan etkilerini azaltmak için ise dinler, kültürler ve medeniyetler arasında diyalog önermek sağlıklı bir yaklaşım değil.

Çünkü akıldan çok duygulara hitap eden bu sözcük kullanıldığında, bir soruya da cevap vermek gerekiyor; Bu diyaloglarda tarafları kim temsil edecek? Bu yetki kime ait ve ona bu yetkiyi kim verdi?

Seçkinlerin Hobisi; Diyalog…

Bugüne kadar diyalog kapsamında yürütülen çabalarda daima “tarafların” elitleri bir araya geldi. Bu toplantılarda, buluşmalarda ve görüşmelerde zaten birbiri ile sorunu olmayan veya olsa da bunu konuşarak, görüş alışverişinde bulunarak çözebilecek kimseler yer aldı. Bu “diyalog” çabaları sınırlı bir kesimin siyasi bir zemindeki gayreti olmaktan ileriye gidemedi. Söz konusu süreçlerde ortaya konulan çabanın tabandan uzak kaldığını ve geniş kitleleri büyülemediğini itiraf etmek gerekiyor.

Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğuna mensup semazenlerin diyalog için Vatikan’daki gösterisi ve orada kardinallere ve piskoposlara dağıttıkları tatlılar, kitaplar ve cd’ler “sorun çözmedi”…

Dini kurumların temsilcilerinin diğer dinlerin önemli günlerini tebrik eden mesajlar yayınlamaları ve birbirini ziyareti hiç de beklendiği gibi kimseyi vicdanını sorgulamaya yöneltmedi. Bugüne kadar yürütülen çabalar Kıbrıs’ta, Keşmir’de, Dublin’de, Kosova’da veya başka bir yerde sonuç vermedi. Bu toplantılar da alınan kararlar Basra’da, İslamabad’da, Kandahar veya Tahran’da yankı bulmadı.

Şüphesiz aynı tanrıya inanan insanları kendi içlerinde kitaplarına ve mabetlerine ayırmamak gerekli. Kuşkusuz farklı kitapları ve farklı mabetleri yargılamak yerine, aynı ilahi güce ve ışığa dayandıkları ile kabul etmek gerekli. Bunun için dinler ve mezhepler arasındaki farklılıkları, birinin diğerine üstünlüğünü savunarak değil, hepsinin aynı kapıya varan farklı yollar olduğunu düşünmek gerekli. Ama bunun yolu diyalog değil.

Çünkü “diyalog” denildiği zaman, bu diyalog için “taraflar” bulmak ve bu tarafların “çözmesi” gereken bir “sorundan” söz etmek gerekir. İlahi değerler ve kutsal kavramlar söz konusu olduğunda, kimse bir diğerini ikna edemez… Bu nedenle taraflardan, sorundan, çözümden ve bunun için diyalogdan söz etmek yerine, farklı bir yol denenmeli.

21. Asır’da hala din, mezhep, mabet, kitap ve medeniyet zemininde düşünüp, farklılıklardan korkarak yaşadığımız için kendimizden utanmalıyız. Bize benzemeyenleri “öteki” diye görerek ve onları tanımadıkları atalarının yaptıklarına göre değerlendirerek yolumuza devam edemeyiz. Katolik Ortodoks’a, Müslüman Evanjeliste, Budist Musevi’ye bakarken, onunla sorunları olduğunu, bu sorunların çözülebileceğini ve bunun için tarafların temsilcilerinin bir araya geldiğini düşünmemeli.




Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
yan3konuerk.jpg

yan3konucip.jpg

yan3kuresel.jpg

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...

 
© derKi.com Tüm hakları saklıdır.