tepeyanaydin
tepealtberna
Pardon Konu Nedir?
Yazar Elçin Demiröz   
 

Görüntülenme : 1179    


ImageGeçen gün kendimi, kötü hissettiğim bir telefon konuşmasının tam ortasında buldum. Bir cep telefonu firmasını arayarak genel müdürlerinin ismini sordum. Telefonu açan bayan da neden sorduğumu sordu. Aslında canım, bunu neden sorduğunu sormak istemedi değil. Ama olayın tadını kaçırmamak ve ona sürpriz bir hediye gönderileceğini beyan etmemek için aradığım firma adına bir davetimiz olacağını söyledim. Ancak karşımdaki kişiyi yeterince ikna edememiş olacağım ki telefonu açan bayan, sırayla birbirinden garip sorular sormaya başladı. “Konu nedir, bizimle hiçbir ilgisi yok, başka biri ilgileniyor ama ismini veremem, başka bir sorunuz yok herhalde ve çattt!” şeklindeki sıralamanın sonunda da telefonu suratıma kapattı.

Aslında bu başıma gelen ilk olay değil. Hatta bunun başka versiyonları da zaman zaman dikkatimi çekmişti. Genellikle yurtdışı kaynaklı şirketlerde sıklıkla rastladığım bir durum var; o da “Not iletme yetkim yok, mail adresi verme yetkim yok!” gibi cevaplar… Bu nedenle bazen birine ulaşmak insanın saatlerini alabiliyor. Sonra da bu şirketler, çalışanlarını onlarca para harcayarak zaman yönetimi gibi seminerlere gönderiyorlar. Acaba süreçleri yönetsek, stratejileri yönetsek ve hatta kendimizi yönetsek daha iyi olmaz mı diye de insan düşünmeden edemiyor.

Mesela bence görevi sadece telefon açıp kapamak olan birinin canlı olmasına gerek yok Bu işi gayet adaletli yapan, hatta aradığı için teşekkür bile eden robotlar var. Hem zaten her türlü bilgi internet üzerinden fütursuzca paylaşılıyorken bir Bizans kalesinin nöbetçilerinden farksız bir edayla kendini baraj olarak gören bu kız, acaba neyin savaşını veriyor?

Elbette ki burada kişinin niyetini de göz önünde bulundurabiliriz. Yani sonuçlanması gereken bir iş varken, sırf kısıtlı ve sınırlı yetkilerin gölgesinde kalarak daha çok iş yapmaktan bunalan bir bünyenin sıkılganlığıyla da karşı karşıya olabiliriz. İşin bu yanı pek tabi ki meçhul!

Ama hadi öyle olmadığını varsayalım.

Yani konumuz, asistanlık mertebesine getirilmiş bir kızın henüz filizlenmeye başlamış egoları değil de bir şirketin, koltuğun veya ünvanın ona verdiği güçle kendine canlı bir kalkan yaratmaya çalışan kişilerin egolarından kaynaklı olduğunu düşünelim. Zaten birini asiste etmek, tahammül etmenin formal bir modifikasyonu değil mi?




Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
tepeyaneric tepeyanturk tepeyankiskan

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...

 
© derKi.com Tüm hakları saklıdır.