Görüntülenme : 962  |
Sayfa 1 of 4
Artık ABD’de bölünme tehlikesiyle karşı karşıya… ANCAK
heyecanlanmak için erken; uzmanlar bunun 80 yıldan önce olmayacağını düşünüyor.
Amerikalı ayrılıkçı örgütler “Birinci Kuzey Amerika Ayrılıkçılar Konvansiyonu”
altında toplandı. İmparatorluğun dağılması henüz hazırlık safhasında olsa da
ayrılıkçılar gelecekten umutlu…
Duvar sadece göçü durdurmayacak
Bush 2001 yılının
New Meksiko’da konuşmada “Meksika
ABD’nin dostu ve komşusudur…. Meksika ve ABD’yi ayıran engelleri ve duvarları
yıkmak bu sebeple bizim için çok önemlidir” diyecek ancak birkaç yıl sonra
yıkmayı vaat ettiği mecazî duvarların yerine Meksika sınırına gerçek bir duvar
örmeye başlayacaktı.
ABD’de yasadışı
göç hızla büyürken, Latin asıllıların
popüler alanda yükselişi söz konusu. Latino ya da Hispanikler’in nüfusu yüzde
on beşlere ulaşırken, bu tehlikenin farkındaki şahin kanat da boş durmuyor. Bu kanadın stratejistlerinden Huntington WASP (Beyaz-Anglo
Sakson_Protestan) hâkimiyetinin Latinoların çoğalışı ve yükselişi karşısında
ciddi tehdit olduğunu çoktan ilan etmişti.
Bu durum bazıları
için toplumsal bir olgu olarak göçmenlikten öte anlamlar da taşıyor. Bu göçle
beraber gelecek için bir bölünme-ayrılıkçılık potansiyelinin varlığı da söz
konusu. 1960’larda bastırılan “Chicano” hareketi gibileri hâlen bu tehdit
kapsamında değerlendirilebiliyor.
Göç degil işgal
The American New editörü
W. Norman Grigg -ki şahin olarak bilinir- “Meksika yönetimi ve Chicano
gurupları ABD’nin güney eyaletlerinin yeniden fethinin hayallerini kuruyorlar”
diyor. ABD’nin Meksika’yı işgali ve Teksas’ı topraklarına katmasından bir buçuk
asır sonra göç yoluyla bu toprakların
“yeniden işgal” edilmeye başlandığı görüşünde olan sadece Grigg değil.
Bu hareket için
“işgal” terimi kullanılıyor üstelik bu terime Meksika yönetiminin Ulusal Nüfus
Konseyi’nin bastırdığı bir kitapta yer verilmesi işin ciddiyet boyutunu artırıyor. Meksikalı göçmenlerin çoğunun
California, Texas, Arizona, and New Mexico gibi sınır eyaletlerine yerleşimi pek
çok Meksikalıca bir reconquista (yeniden
fetih, işgal) olarak değerlendiriliyor. Los Angeles “en büyük ikinci Meksika şehri” şehri olarak
nitelenmeye başlamış bile. Union Del Barrio, Mexican American Legal Defense, ve
National Council of La Raza,
Movimiento Estudiantil Chicano de Aztlan”
gibi gurupların toprak taleplerine varan ayrılıkçı görüşlerine dikkat
çeken Grigg, Chicano hareketinin yeniden canlandığı görüşünde.
ABD’nin güneyinde yeni bir devlet
New Meksiko Üniversitesi
Chicano etüdleri uzmanı Charles Truxillo, etraflarında olan bitenlerden haberli
az sayıda Amerikalının gözünde ABD’de
nefret edilenler arasında Bin Ladin kadar olmasa da önemli bir yere sahip.
Truxillo, ayrılıkçı hispanik hareketin öngördüğü devletin California, Arizona,
New Mexico,Texas, Güney Colorado gibi eyaletler dışında Meksika’nın kuzey
bölümünü de topraklarının parçası olarak öngördüğünü belirtiyor. Latin asıllı
ayrılıkçıların hayal ettiği bu devletin adı da hazır: “Aztlan Cumhuriyeti”. Truxillo
ciddi ciddi “Los Angeles’in bir gün bu devletin başkenti olacağına” inanıyor.
Bir diğer inandığı
ise bu hareketin 80 yıla kadar başarıya ulaşacağı. “Ben anlaşmayla sahip olduğu
vatan savaşla elinden alınmış bir halkın mensubuyum” diyen Truxillo’ya göre bu
devlet iç savaş değil ama Hispaniklerin seçim baskısıyla kurulması muhtemel.
Dünyayı fethe çıkan ABD evinden olur mu?
Dünyayı fethe
çıkıp, etnik-dinî unsurlara dayanarak yeni devletler kurmaya çalışan ABD’nin kendi içindeki ayrılıkçı
hareketler bununla sınırlı değil. ABD’nin kendi “öz evlatları” içerisinde de ayrılıp bağımsız olmayı isteyen bazı “iç
mihraklar” var.
Ayrılıkçı/bağımsızlıkçı
hareketlerin önemlilerini konunun uzmanı ve kuramcısı Kirkpatrick Sale’den
öğreniyoruz: “2004’te Move on California isimli bir gurup kuruldu,
California’nın ayrılışı formülleri için komite oluştırdu. Güney Ligi on
yıllardır ayrılıkçılığı cesaretlendiriyor. Arizona, New Mexico, Texas ve
Colorado’yu içine alacak Kuzey Devleti’ni (Aztlan) öneren ayrılıkçı bir gurup
kuruldu, Havai’de ayrılıkçı üç teşkilat ve eskisi gibi bağımsız devlet olmak için
referandum oluşturmaya çalışan bir hareket var, Alaska Bağımsızlık
Partisi eyalette yıllardır büyük bir güç
oldu ve eyalet çapında üçüncü parti oldu. Newyork’ta bile bağımsızlık isteyenler var”.
Bölünme için şimdilik erken
Bu örgütlerin
başarısından bahsetmek için daha çok erken. Ancak var olduklarını ve bu ülkede
derinlerde yatan bir bölgecilik tavrını ifade ettiklerini görmemek elde değil. Son
başkanlık seçimlerinin ülkede derin toplumsal ayrılıklar olduğunu gösterdiği
fikrindeki Sale “bu durumu, ileride bu ulusu ayrı devletler, konfederasyon veya
bölgeler oluşturmaya götüreceğine yormayacağım ama bu çıkış ciddiye alınmalı”
diyor.
Konuyla ilgili
araştırmalarıyla tanınan Prof. Thomas Naylor da Kuzey Amerika’daki ayrılıkçı
hareketlerle ilgili çarpıcı tespitlerde bulunuyor: “Ayrılıkçılık ateşi, 1776 ve
1861’de olduğu gibi bütün Amerika’ya yayılmış durumda. Kırkın üzerinde
eyalette, Birleşik Devletlerden barışçı yollarla ayrılmaya çalışan aktif
politik bağımsızlık hareketi mevcut. Sonuçta Birleşik Devletlerin aynı kalması
mümkün değil. Neticede çok uzak olmayan bir gelecekte eski düşmanı Sovyetler Birliği’nin
durumuna düşebilir.”
Naylor ayrılıkçılığı
tetikleyen sebeplere de değiniyor: “Yönetim ahlâkî otoritesini kaybetti. Eski
Sovyetler gibi demokrasi kılığına bürünmüş oligarşi ile otokrasi arasında bir
idareye dönüştü. Ulusumuz ekonomik, politik, askerî, kültürel ve çevresel
olarak artık daha fazla tutunamaz. Çünkü yönetilemez ve durdurulamaz boyuta
ulaştı.”
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >> |