Görüntülenme : 3478  |
Sayfa 1 of 4
Önce herkesin dilinde olan ama aslında nedir bu denildiğinde
kimsenin tam da yanıt veremediği bir kavramı sorarak başlamak istiyorum
konuşmamıza: Spiritüalizm. Spiritüalizm nedir sence?
Sevgili Hasan, sanırım bir kavramı anlayabilmek
için ilk olarak o kavramın kelime karşılığını anlamak lazım. Spiritüalizm senin de bildiğin
gibi ruh kelimesinden gelen bir terim. Elbette kelimenin Latince ya da Yunanca kökünü incelediğimiz
zaman (nefes/yaşam/ruh) karşımıza çok daha derin bir anlam çıkacak ama ilk
olarak anladığımız haliyle ele alırsak ruh bilimi adını verebiliriz. Dolayısıyla insan ruhunun evrimi ya
da anlaşılmasına ilişkin çalışmalara spiritüalizm diyebiliriz sanırım. Elbette kelimenin temel anlamı bu
ama eğer bana
spiritüalizmden herkes aynı şeyi mi anlıyor ya da herkes aynı şeyi mi anlamalı
diye sorarsan bu iki soru konuşmamızın gidişatını değiştirebilir.
Güzel bir nokta. Herkes spiritüelliğin bir ucundan tutmuş
çekiştirip duruyor, bu yüzden de aslında
net olarak ifade edilemiyor. Peki sence herkes aynı şeyi anlamalı mı? Herkesin
spiritüelliği kendine gibi bir durum söz konusu olamaz mı?
Soru için çok teşekkür ederim; çünkü bu, çok önemli
bir soru oldu. Soruyu gerçek anlamını bilerek sorduğuna eminim. EVET! HERKES
SPİRİTÜALİZM DEDİĞİNDE AYNI ŞEYİ ANLAMALI! Sorun da bu zaten. İnsanlar başka şeyler
anlıyorlar. Bunun nedeni de "Gerçek" ile "Hakikat"
kavramlarını birbirine karıştırmaları. Bir -izm olarak bahsedersek o zaman spiritüalizm
"gerçek"ten bahseder ama en temel anlamıyla ruhun bilimi
olarak ele alırsak o zaman "Hakikat"ten bahseder. Pek çok gerçek
olabilir ama "Hakikat" bir tanedir. Bu nedenle spiritüalizm ruhtan bahsettiği
için, ruh bir Hakikat olduğu için, tek bir spiritüalizmden bahsetmeliyiz ve
herkesin onu tek bir şekilde anlaması gerekir. Fakat ne yazık ki insanlar, özellikle de
günümüzde spiritüalizmi öğrenenler ya da öğretenler onu "Hakikat"
düzeyinden algılamıyorlar. Sence ben ve benim gibilerin, bu yeni çağ
akımlarından uzak durmamızın nedeni ne? Hakikatin gerçeklerle karıştırıldığını
ve bozulduğunu gördüğümüz için uzak duruyoruz. Geçenlerde çok sevdiğim bir
arkadaşım Biosphere çalışmalarını yapan bilim adamlarının bir toplantısına katıldı Kanada'da. Çok
ama çok ilginç deneyimler yaşamışlar orada. Bu deneyimlerin ardından grubu
yöneten bilim adamı hayran olduğum bir laf etmiş : "Don't contaminate the
information" demiş. Yani "bilgiyi bozmayın" anlamında bir kelime
kullanmış. Fakat kullandığı terim "contamination", yani mikrop
kaptırmak anlamına gelen bir terim; senin
anlayacağın onlara, evrenden gelen bilgiyi akıllarıyla, deneyimleriyle,
yargılarıyla, korkularıyla bozmamalarını söylemiş. Ancak seçilen terim o kadar olağanüstü
ki çok etkilendim: Contamination. Eğer bir
şey kontamine olursa, yani mikrop kaparsa, o zaman mikrop kapmış haliyle bir kişiden
diğerine aktarılabilir ve bunun sonucunda da epidemik olarak adlandırılan bir
salgın başlar. Bu salgın, insanları hasta eder, onları bozar. İşte ne yazık ki
hakikatten uzaklaşmış olan bir ruhsallık tam olarak bunu yapıyor.
Peki o zaman "hakikat" ile "gerçek"i
birbirinden nasıl ayırdedebiliriz?
Bunun için temel sufi öğretisinin bir
önermesini kullanmamız gerekiyor: “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır,” diye. Biliyorsun sana röpörtajımız başlamadan önce şu
anda, kendisi ölümsüz olan bir ustamın hatta olduğundan bahsettim; ve ardından
onun da ustaları olduğunu söyledim. Ustamın
bile ustaları var senin anlayacağın. Peki bu ustalar niçin var? Çünkü onlar
bilginin ve Hakikatin koruyucuları. Tanrıya binlerce kez
şükürler olsun ki onlar var. Bu sayede bilgi bozulmadan kalıyor ve bizler de
aldığımız bu bilgileri bozulmadan bir sonraki kuşağa aktarmaya çalışıyoruz. Bu,
çok önemli. Örneğin ben Thumos'u yazarken belli bir amaca sahip olmama karşın
yazmamın ardında eğitimim ile ilgili bir şey olduğunu biliyor ama bunun ne
olduğunu bilmiyordum. Ama daha sonra ustalarımdan bir tanesi ile konuştuğumda
(ki bunlar bizim kaderimizi
ya da karmamızı görebilen insanlar) bana bu kitap sayesinde karmik bir
mesele üzerinde çalıştığımdan bahsetti. Bu bilgi çok basit gibi gelebilir ama o kadar önemli ki… Bunlar gerçek spiritüalizmden, Hakikatten
gelen bilgiler ve bizi ruhun evrimine doğru ilerletiyorlar. Bu nedenle eğer gerçeği Hakikatten ayırmak istiyorsak ilk
olarak gerçek bir usta bulmalıyız.
En zor olanı da bu değil mi zaten. Hadi senin şansların olmuş ve
Çin'le de olan bağlantıların sayesinde, değerli üstatlarla tanışmışsın. Ama bu
röportajı okuyan, kendisine yol gösterecek gerçek bir usta arzulayan ama
bulamayan sayısız insan var. "Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır" diyor sufizm
ama etrafımız da "şeyh kılığındaki şeytanlar"dan geçilmiyor. Bu
durumda ne yapmamız gerekiyor? "Hakikat"ın ustalarını nasıl
bulacağız? Nasıl anlayacağız?
İlk olarak,
spiritüalizmin 2. önermesini kullanmamız gerekiyor: Öğrenci ustayı bulmaz, usta
öğrenciyi bulur. Çinlilerin
şöyle bir inancı vardır: Eğer bir insana 100 yıl iyilik yaptıysan bir sonraki
hayatında onunla yolculuk yaparsın; eğer
o insana 1000 yıl iyilik yaptıysan aynı yastığa baş koyarsın. Bir ustanın
bizi bulması için bundan çok daha fazlası gerekli. Hakikatın ustasını bulabilmek ya da
onun tarafından bulunabilmek için sayısız yaşam boyunca oluşturduğumuz iyi
karmaya ihtiyaç var ilk olarak. Ama eğer bu yaşamda kalbimizde böyle bir çağrı
varsa o zaman yolun büyük kısmını kat etmişiz demektir. Mesela ben, bilmeden
kendi öğrencilerimi kendimin de üzerinde bir seviyeye çıkarmakla uğraştım. Bunu
niçin yaptığımı bile bilmiyordum ama bir karma ödemek için yaptığımı çok geç
öğrendim bir ustamdan. Bunun nasıl bir şey olduğunu hayal
edebiliyor musun Hasan? Kendi
öğrencini kendinin üzerinde bir seviyeye çıkarmanın. Onlara bunun
için ön ayak olmanın? Master
geçinen kişilerin bunu asla yapmayacaklarını çünkü kendi pozisyonlarını
korumakla uğraştıklarını biliyorum.Dolayısıyla, sahte mesihlere ya da
ustalara gelen öğrencilerin elbette kaybedecekleri şeyler var ama onların
kaybı, usta geçinen bu insanların kaybı yanında hiçbir şey. Senin anlayacağın
eğer ağlama yeteneğim olsaydı, usta geçinen, ya da kendilerine Master diyen bu
insanlara, onların kaderine ağlamak isterdim.
Gerçekten bir ölümsüzle tanışmak
istiyor musun? İşte sana förmülü: Kalbin saf olsun, insanlara ruhsallık için
gerçek motivasyonu ver, onlara yardımcı ol, öğrenmek için her kapıyı çal. Atalarınla, ölmüşlerinle bağlarını
güçlendir, ailenle ilgili sorunlarını çöz ve para kazan; çünkü yolda paraya ihtiyacın olacak. Bunları yaptığında bir usta ile
karşılaşma şansın olabilir. Bunlar olmazsa çok zor. Eğer gerçekten bir
ölümsüzle, bir ustayla karşılaşmak istiyorsan o zaman karmanı temizle,
çabala, doğru bilgiyi ara, hayalperest olma ve kalbinin saflığını yitirme. O zaman belki gerçek bir ölümsüz
bulabilirsin.
Geçenlerde bir bir organizasyonda kendine master diyen
insanlarla tanıştım. Tanrım, gerçekten de çok üzüldüm. Nasıl bir hayal dünyasında yaşıyorlar
ve insanları nasıl bir hayal dünyasına çekiyorlar anlatamam sana. Onlar için çok üzüldüm.
Bu söylediklerin üzerine sorabilecek çok şeyim var ama hemen şunu
sorayım ki okurlarımızın kafasında netleşsin: Ölümsüzler diyorsun. Kimdir
onlar? Onları böyle değerli kılan nedir? İnsanın bir ölümsüzle karşılaşması
neyi değiştirir? Bir de tabii, bunlar gerçekten de fiziksel olarak da ölümsüz
insanlar mı?
Evet,
fiziksel olarak ölümsüz insanlar ama yine de bu dünyada kalmıyorlar;
çünkü başka boyutlarda yolculuk
devam ediyor. Eğer
bir ustamın bize anlattığı şemayı burada anlatabilirsem sanırım ne olduğunu
daha net anlayabilirsiniz. (Umarım bunun yaparak bir kuralı
çiğnemiyorumdur ya da ustalarımı gücendirmem.)
Ruhun evrimi için birkaç temel yol var: Bu yollardan bir tanesi Lei Shan Dao
denilen bir yol: Yani şimşek yolu. Kitabım "Thumos"ta; Hadad'ın eğitimine karşılık geliyor. Ben
orada bu yolu "varlık" olarak adlandırmıştım. Lei Shan Dao'nun
önemli aşamaları şu şekilde: 1. aşama insanın bedeninde yang enerjinin
oluşturulması. 2.
aşama, bilincin tam farkındalığa ulaştırılması. Bu aşamada artık ölsek dahi bilinç devam
ediyor. Yani bir anlamda bilinç yitirilmiyor. 4. aşama bir dönüm noktası. Bu aşamada
bedendeki yin ve yang enerji birleştiriliyor ve bedende tai chi yaratılıyor. Bu
aşama ölümsüzlüğün ilk adımı. Bu aşama ile birlikte artık doğaüstü yetenekler
belirgin bir şekilde kullanılabiliyor ve her şeyden önemlisi artık kişisel
karma bitiyor. Bundan
sonraki aşamaları umarım doğru anlatırım.
3. aşamayı atladın mı?
Hayır atlamadım ama 3.
aşama dönüm noktası niteliğinde değil. Ben sadece önemli aşamaları anlatacağım çünkü çok aşama
var.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >> |