Çok Yaşa Platon!

ikincibasyazi

Hasan “Sonsuz” Çeliktaş’ın kaleminden, Platon’la başlayıp Freud’le devam eden ama özünde platonik aşkları anlatan sıcacık bir yazı.

Tıklayın

Küreselse Beni Bağlamaz

basyaziresim

“Geçenlerde ‘Küresel Isınma’ mevzuunda birkaç arkadaşla konuşurken biri dedi ki ‘Ya boş verin bizim ömrümüz yetmez zaten, ne olacaksa olsun, ne düşünüyorsunuz.’  Bir sessizlik oldu önce, sonra onaylayan da oldu, nutku tutulan da. Ben ikinci gruptaydım ve bir süre susup ‘bizim asıl derdimiz bu galiba, ne küresel ısınma, ne yükselen milliyetçilik, ne savaş, ne şu, ne bu’ diye düşündüm.” Başyazımızı Gülseren Karaçizmeli’den okuyoruz.

Tıklayın
Yaşamdaki İZler
Yazar Simla Taş   
 

Görüntülenme : 1749    


ImagePopstar müzik yarışması, yaklaşık 4 sene kadar önce Türk televizyonlarındaki yerini almış ve halk tarafından da beklenen ilgiyi fazlasıyla görünce, sözlü ve yazılı basının gündemini de epey bir zaman meşgul etmeyi başarmıştı. Bunda tabiî ki, Türkiye’de böyle bir formatta yapılan ilk yarışma olmasının da büyük bir payı olsa gerek. Yurt dışında reyting rekorları kırdığını basından öğrendiğimiz ve bizim ülkemizde de ilk kez gösterime giren bu tarz yarışma programları, genelde halk üzerinde merak uyandırmakta ve böylece program yapımcılarının da istediği ilgiyi yeterince hatta fazlasıyla toplayabilmektedir. Üniversite’de okuduğum yıllarda bende yurttaki arkadaşlarımla cumartesi akşamları televizyon karşısına geçip, bu programı merakla izler ve kendimizce olup biteni yorumlardık. Yarışmacılardan hangisinin sesi, şarkıyı yorumlayışı daha güzel ya da hangisinin kılık-kıyafeti, saçı, üslubu daha iyi ve tabi hangisi daha yakışıklı ya da güzel diye kendi aramızda sohbet ederdik. Doğrusu benim favorim Barış’tı. Gerek güzel sesi, kaliteli yorumu olsun gerekse efendi duruşu, bakışı ve bunun üslubuna da yansıması olsun hem kulağa hem göze ifade etmesi, onun farkını ortaya koyuyordu. Barış, dördüncü olarak yarışmadan ayrıldı ama o çok önceden hayalini kurmuştu; kendi şarkılarının da içinde olacağı, kendini doğru bir şekilde yani hissettiği gibi yansıtabileceği bir albüm yapacaktı. Nitekim o albüm, yarışma bitiminden bu yana geçen 3 seneden sonra müzik marketlerdeki yerini aldı.

 

Yazı yazmayı çok seven ancak onun dışında bir de röportaj yapma hayali ile yanıp tutuşan bendeniz de, tabi ki sevgili editörümüz Hasan “Sonsuz” Çeliktaş’ın iznini de alarak (sonuçta ilk röportaj deneyimim), kendisini bizzat Bodrum’da sahne aldığı mekânda da izleme imkânı bulduğum ve buradan edindiğim izlenimle içtenliğine, samimiyetine inandığım Barış Kömürcüoğlu ile röportaj yaparak bu hayalimi gerçekleştirdim. O zaman, yakın zamanda hayallerini gerçekleştiren bu iki insanın yaptığı röportaja geçelim ve müziğin hayatına girmesi ile birlikte o günden bugüne Barış Kömürcüoğlu neler yapmış, neler yaşamış, öğrenelim:


Öncelikle Barış Kömürcüoğlu müzik hayatına nasıl başladı? Müziğe olan yeteneğini nasıl keşfetti? Öğrenebilir miyiz?

Barış: Ankara’da üniversite yıllarında keşfettim. Hatta biraz geç bir yaşta olduğunu düşünüyorum. Çünkü 20’li yaşlarımda sahneye çıkmaya başladım. Bir İzmirli olarak belki İzmir’de ortaokul-lise zamanlarında müziğe olan bu yeteneğimi keşfetmiş olsaydım konservatuar’a da yönlenebilirdim ya da yönlendirilebilirdim. Ama ben zaten Ankara’ya üniversitede iktisat okumaya gitmiştim Sevgili Hasan Çeliktaş’la da Ankara’da yurtta beraber kalırdık. Yurtta gitar çalan, şarkı söyleyen arkadaşlarımız vardı. Onlarla birlikte amatörce başladık, ondan sonra gelen tepkiler beni profesyonelliğe yönlendirdi. Profesyonel olarak gitar çalıp söyleyen, sahneye çıkan arkadaşlarım da çok ısrarcı bir şekilde profesyonel düzeyde yeteneğim olduğunu söyleyince ve bende bu işin beni mutlu ettiğine inanınca ve kendime olan inancımla da müzik hayatına böylece girmiş oldum.

 

Peki ya okul bitti mi?

Barış: Hem okul hem müzik; ikisi bir arada gitmediği için bitmedi. Okulu, son yıllarında bıraktım.

 

İzmir’den Ankara’ya üniversitede okumak için gelmişsin, okulu bırakma konusunda hiç mi tereddüt etmedin?

Barış: Müzik hayatıma girer girmez beni heyecanlandırdı ve mutlu olduğum mesleği bulduğumu bana hissettirdi. Dolayısıyla bu anlamda herhangi bir tereddüt yaşamadım.

 

Popstar yarışmasına katılmaya nasıl karar verdin? Bu yarışmaya dair kimden ya da nerden haber aldın?

Barış: Gazetede okudum ben ilanı. İlgimi çekti, kuvvetli-popüler bir yarışma olacağına da inandım ve yarışmaya girdim.

 

Sonra Popstar yarışması başladı ve bu yarışma o dönem çok popüler oldu. Tabi siz yarışmacılar da oldukça popülerdiniz. Sizin ki ilk Popstar yarışmasıydı, ancak bu yarışmaların 2.si 3.sü vs. devam etti, insanların ve medyanın ilgisi hep bir sonraki yarışmaya, yarışmacılara kaydı. Yani, her popüler olan şey gibi bu yarışma bitiminde de, siz yarışmacılar da bir anda ortadan kayboluverdiniz. Peki, sen yarışma bitiminde neler hissettin?

Barış: Zaten bizim katıldığımız yarışmanın popülaritesinin geçeceği beklenen bir şeydi. Çünkü bu yarışma halk tarafından çok tutulduğu için 2.sinin, 3.sünün de yapılacağı belliydi. Dolayısıyla bu durum beklediğim bir şeydi. Bunda yadırgadığım bir nokta yok. Ama önemli olan hizmet ettiğim sektöre ürün kazandırmak. Yani, bu müzik sektörüne hizmet ettiğim için ve bu anlamda tekrar dikkat çekmek için benim bir albüm yapmam gerekiyordu. O albümü de geçte olsa yaptım. Ve şu anda o doğal süreçte işliyor.

 

Genelde bu tarz yarışmalarda kazanan olmasanız dahi bir takım vaatler verilir. Yarışma esnasında sizlere verilen vaatler gerçekleştirildi mi?

Barış: Bize bir vaat vermediler, sadece birinci albüm sözleri vardı. Beş altı kişiye yaptılar, hatta fazlasıyla yaptılar. Vaat yoktu, ama tabiî ki ticari olarak kariyer olarak daha iyi değerlendirilebilirdik.

 

Peki, yarışma bitiminde albüm çıkarmak için bu kadar uzun ara vereceğini düşünür müydün?

Barış: Birçok arkadaşımın zaten hemen albümü oldu. Benimle bazı insanların (yapımcı firmanın başındaki kişi kastediliyor) biraz şahsi problemleri oldu. Yani,  benimki biraz kişiselleştiği için hemen olmadı ve gecikti.

 

Yarışmaya katıldığına pişman mısın diye sormuyorum, çünkü sizi çok az tanımama rağmen ilk izlenimimden anlıyorum ki karşımdaki Barış, her şeye rağmen hayatın sürekli olumlu yönlerini kendine pay edinen yani yaşadığı olumsuzluklara rağmen onlardan da kendine olumlu sonuçlar ya da tecrübeler çıkarmaya çalışan, hayata tamamen pozitif bakan biri. Ancak geçmişi değil de şuanı sorgularsak ve müzik hayatına yeni girdiğini de farz edelim, bu formattaki bir yarışmaya şimdiki aklınla katılır mıydın?

Barış: Kesinlikle katılırdım. Çünkü müzik piyasasının hali ortada, yeni isimlere zaten çok zor albüm yapılıyor, çok zor şans veriliyor ve medyada çok zor yer bulunuyor. Televizyon en büyük güç, artık her şey televizyondan geçiyor Onun için televizyonda fazlasıyla yer alabileceğim müzikle ilgili her projede şu günkü aklımla da olsa evet derdim. Belki o zaman da, yarışma içinde farklı davranabilirdim. O başka, ama yine de yaşadığım olumsuzluklara rağmen katılırdım. Çünkü çok büyük promosyon.

 



Okur Yorumları  
 

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Eski Sayılar

derKi arama

Google
Web derki.com

Son Yorumlar

Issız ADA'm
benzer gözlerle seyretmişiz filmi......
...

Arıyorum... Babam Yok!
İkinci kere okumama rağmen, ilk defa...
...

Birey Olmak
Yeni platform hayırlı olsun...
...

Arıyorum... Babam Yok!
Reha yazini, samimiyetini, duygularini...
...

Tanrı Nedir?
internet explorer'da sırasıyla görünüm,...
...