Görüntülenme : 519  |
ÖZELSİNİZ, GÜZELSİNİZ.. SİZ BİR TANESİNİZ
(Tabii yerseniz)
Günümüz insanı çeşit çeşit. Hepsi kendini özel bir şey sanıyor.
Ama ortak bir noktaları var: Hepsinin de kafası adamakıllı karışık.
Kim olduğunu, ne yapmak istediğini bilememenin huzursuzluğu var herkeste.
Modern insan habire sorularına cevaplar ve sorunlarına çözümler arıyor.
Arasın tabii...
Arayan mevlasını da bulur...
(Yok, bu lafın gerisi buraya olmadı şimdi...)
Ama günümüz insanı aynı zamanda tembel bir kişilik olduğu için, aradığı
şeyleri de 'tüketime sunulmuş hazır paketler' şeklinde arıyor.
Ne gibi mesela? Eczaneden alacağınız bir kutu ilaç ya da bir televizyon
programında izleyeceğiniz hazır bir formül... Kitapçıdan alacağınız bir
kitaptaki kolay reçete veya INTERNET'te dolaşan abuk subuk şeyler...
Bunları seyredeceksiniz, dinleyeceksiniz, okuyacaksınız...
Ve hoooop! Derdiniz bitecek, öyle mi? Valla sizin işiniz zor...
Kapitalizm bize her türlü konforu 'satın alınabilir bir metaymış' gibi
gösterir oldu ya.. Derdimizin dermanını da kolay ve pratik yoldan elde
edivereceğimizi sanıyoruz bazen.
Ne yanılgı!..
"Derdime derman olmayacaksan ben senin yazdıklarını niçin okuyayım
ki?"diye düşünüyorsunuz belki de şu anda...
Ama durun, hemen kaçmayın. Belki de işinize yarayacak bir şey söylemek
üzereyim..
İnsan; kafası karışık olsa da kendisi o kadar da karışık olmayan bir
yaratıktır.
Çoğu kere rasyonel davranmaz. Ama gene de düşünce sistematiği itibarıyla
fazla karışık olmayan kalıplar üzerinden hareket eder.
(Kafanızın karışık olduğu bir sırada, diğer insanların da aslında sizin
kadar şaşkın bir durumda olduklarını bilmek size iyi gelir miydi? Siz bunu bir
düşünedurun ben bir sonraki paragrafa geçiyorum.)
İnsanları 'alt kategorilere' ayırarak 'toplu davranış' kalıplarını gözlemek
ve kısmen öngörmek mümkün. Peşin fikirli ve dar görüşlü bir gözlemci
değilseniz, insanlar sizi pek yanıltmayacaklardır.
Dikkat: İnsanlarla birebir iletişim kurarken sakın onları kategorize
ettiğinizi belli etmeyin. İnsanlar 'kendilerinin diğerlerinden farklı ve özel'
olduklarını düşünme eğilimindedirler. Bu varsayımlarına ters düşen her türlü
yaklaşımı daha en baştan reddederler.
Televizyon reklamlarını gözönüne getirin bir an... Bilhassa kadınlara yönelik
kozmetik ve giyim reklamlarını.
Verdikleri en temel mesaj ne?
"Siz özelsiniz ve diğerlerinden farklısınız. Kendi stilinizi yaratın,
farklılığınızı ortaya koyun. İşte BU ÜRÜNÜ kullanın, çünkü siz buna değersiniz.
Siz bunu hakkediyorsunuz. Kendinize bir iyilik yapın, BİZİM ÜRÜNÜMÜZÜ seçin. Biz
sizin ne kadar özel oloduğunuzu biliyoruz..vs. vs. vs."
Ne bekliyordunuz? Reklamcıların size 'gerçekleri' söylemesini mi?
Aslında reklamcının gözünde sadece 'cebinden parası alınması gereken' ve bu
nedenle 'harcama yapmaya ikna edilecek' müşteri kitlesinin sıradan bir ferdi
olduğunuzu ve sizin onların gözünde zerrece öneminiz olmadığını mı söyleselerdi?
Buna inanmazdınız ki? O zaman, onları ciddiye alp dinlemezdiniz bile...
'Kendi stilini yarattığını ve özgün olduğunu' düşünen fakat dışarıdan
bakıldığında birbirine bu kadar çok benzeyen bir sürü kişiye hemen her yerde
rastlamıyor musunuz?
Madem millet bu kadar özgün, niçin herkes birbirine benziyor?
Aman Tanrım, ben ne yapıyorum böyle?
Reklamcıların ipliğini pazara çıkarıp sizi tatlı rüyalardan uyandırmadan bu
konuyu burada kapatayım.
Siz lütfen saçınıza, başınıza ve imajınıza özen gösterin. Stilinize sahip
çıkın!
Çok özelsiniz, çok güzelsiniz... Canlarım benim!
| Başka hiçbir yerde bulamayacağınız ÖZEL CD'ler 5 YTL'den
başlayan fiyatlarla
|
|
|
|
|