Görüntülenme : 2428  |
Sayfa 1 of 2
Bir süredir maddi
konular hakkında yazıyorum. Bunun bolluk bilincinin bir doğrulaması olduğuna
dair teorilerim var. Bunun olmazsa olmaz koşullarından diğerinin aksiyon
olduğunu bildiğimize göre son yazımdan bu yana yaptıklarım aşağıda…
Ben çekim yasasını
çok sevdim. Evi aldık, oturduk. Düzenimiz güzeldi, daha da güzel oldu. Ancak
borcu duruyor. Şöyle ki, yasa gereği ben sahip olmak istediğim eve odaklandım,
finansmanı için düşünce üretmedim. Bunun kısa sürede gerçekleşmesi borçla
mümkün oldu. Tamam, “şimdi borç sahibi olmaktansa bunu finanse edecek başka bir
kaynak gelsin, hatta tercihen, karşılığı olan ev satılmadan gelsin ki çekim
yasasını çözdüğümün ilanı olsun” şeklinde yeni amacımı oluşturdum ve çalışmalara
başladım.
Bir yandan bunun
mümkün olduğuna, ihtiyacım olan kaynağın bana doğru yola çıktığına dair
düşüncelere odaklanmış huzur dolu anlar geçiriyorum; diğer yandan gözümü açıp
mevcut koşullarım içinde yeni fırsatları tarıyorum. Dokuz yıldır çalıştığım
işim fazla sürpriz içermiyor; 9-6 arasındaki saatlerimi aylık sabit bir ücret
karşılığında kiraladığım bildiğiniz ücretli hayatı. Eğer kısa sürede ciddi bir
kaynağa işim sayesinde ulaşacaksam –yani son dokuz yılda başıma gelmeyen şey,
bunu istedim diye oluverecekse- bunun ancak yasadışı bir şekilde olacağını
görmek fazla zamanımı almadı. En hafifinden ömrün kalan süresi boyunca
rahatsızlık/ kuşku/ kaçış demek olan maliyetini düşününce fazla oyalanmadan bu
seçeneği eledim.
Daha sonra
dikkatimi çeken şey internette karşıma çıktı. Herkesin başına gelmiştir, spam
mesaj olarak gelen ‘biz zengin olduk, siz de olun’ ya da ‘lotodan para çıktı
inanmazsın’ ya da ‘günde 1 saatini ayır ayda bilmem kaç bin dolar cepte’
şeklinde bu yazının başlığı olarak özetleyebileceğimiz konuda mesajlar… Daha
önce bunları okumadan silerken mevcut amacım bu sefer en azından tam olarak ne
olduğunu anlamak için bir miktar zaman ayırmaya yöneltti.
Seçenekler
zengindi, bense en çabuk, en kolay ve tabii ki en geçerli yöntemi arıyordum. –
-Alışveriş
sitelerinde satılan ürünlerin pazarlamasını yaparak sizin sayenizde satılan
ürünlerden komisyon almak.
-Çok satılan
ürünleri pazarlayıp, satış yaptıktan sonra toptancıdan ucuza alarak dört köşe
olmak
-Google adwordsü
kullanarak gelir elde etmek
-Boş zamanlarında
data girişi yaparak para kazanmak.
-Altın ya da kur
yatırımı yaparak köşeleri sekizlemek.
-Her zaman
yaptığın şeyleri yaparak gelir elde etmek, e mail okumak, anket doldurmak,
internette gezinmek gibi…
-Kumar sitelerinde
rulet oynayarak zengin olmak
-Tanıdıklarınıza,
tanımadıklarınıza, otellere yıldızlı tavan satarak köşeyi dönmek
-Ve bir de
internetten zengin olmanın test edilmiş onaylanmış yollarını içeren bilgileri
kullanmak benim karşıma çıkanlardı.
Kolaylık aradığım
için işin içinde bir web sitesi oluşturmak, ürünleri postalamak gibi
angaryalarla birkaç seçeneği eledim. Tavanları gökyüzü görünümüne çeviren şeye
biraz güldüm. Doğruluğunu test etmek için bile fazla riskli bulduğum ruletle –
iddiasına göre rulette bir sonraki elin hangi sayılara geleceğini hesaplayan
bir program yapmış- bankacı halimle bile girişmeyeceğim altın ve parite
oyunlarını da eledim. Zaten amacımız internetten zengin olmak olduğuna göre
denemeye değer bulduğum seçenek de sonuncusu oldu. Zaten bilgiyi severim ben,
kolaylıkla kaynak ayırabilirim…
Konsepti
belirlemiş olmak işin ufak bir yüzdesiydi. Bilinçli bir tercih yapabilmek için
karşıma ilk çıkan siteye atlamak yerine emsallerinin içinde en mantıklı olanı
seçmeye gayret ettim. Bu şekilde aratınca ne çok sonuç çıkıyor insanın
karşısına inanamadım! Aramadığımız halde gelen spamlar boşuna değilmiş.
Karşılaştırdığım
örneklerin tamamının ortak özelliği üyeliğin ücretli oluşuydu. Ücretler de 15
dolardan 150 dolara kadar değişiklik gösteriyordu. Mahiyeti gereği tam olarak
ne yapıp da onlar gibi iki haftada 5000, ayda 30000 dolar kazanacağımızı
söylemiyorlardı. Ancak ikna yeteneklerinin yüksek olduğunu söyleyebilirim. En
aptal kişi bunu yapabiliyorsa sen de yapabilirsinler, ihtiyacın olan her şeyi
biz öğreteceğiz, bir şey bilmene gerek yoklar gırla gidiyordu. Tam her şey bu
kadar güzel olabilir mi acaba diye içine kuşku düştüğünde sanki bunu hissetmiş
gibi, pazarlama birden bunun sahte olmadığına dönüyor, kendilerine telefonla
ulaşabileceğine, şirketlerinin adresinin belli olduğunu yazıyorlar. Nasıl iki
kere iki dört ediyorsa, bizi dinleyip yap dediklerimizi yapanlar da ayda onar
yüzer bin dolarları hesaplarında görüyorlar, bu kadar basit, daha ne
bekliyorsun?!! Hiçbir şey olmazsa zaten yatırımını çıkardığın gibi ayda o
beğenip de almayı ertelediğin çantaları alabileceğin, arkadaşlarınla hovardalık
yaparken harcayabileceğin birkaç yüz dolarcığın olur fena mı?! Şeklinde
bitiriyorlar. Ha tabi yüzde yüz müşteri mutluluğuna dayanan sistemlerine pek
çok güvendiklerini ve geri ödemenin mümkün olduğunu ama bunu istemeyeceğimizden
emin olduklarını da ekleyerek… Hala ikna olmayanlar için kendi öykülerini
anlatmaya başlıyorlar. O da bizim gibi hayallerini gerçekleştirmek istemiş,
internette elini attığı her şey fos çıkmış, bir sürü para yatırdığıyla kalmış,
ama bu sistem gerçekten çalışıyormuş, hepsinden farklı, üstelik en ucuzuymuş,
keşke daha önce rastlamış olsaymış falan filan…
Kısaca oltaya
geldim, 15 doları nelere vermiyoruz ki deyip üye oldum. Kurulum sırasında
birkaç aksilik oldu, mail yazdım cevap aldım, sevindim, bak karşımda gerçek
insanlar var diye… Programın aslında ne olduğunu okuduğumda yaşadım ilk şoku!
Olay insanları internetten zengin olacaksın vaadiyle kandırıp 15 dolarlarını
vermeye ikna etmekten ibaretmiş! Senin sayende sisteme katılanların
ödediklerinin yüzde ellileriyle de sen güya ayda beşbin onbin kazanacakmışsın,
peh… Ancak bunun için ihtiyacın olan her bilgiyi sunmuşlar, doğruya doğru.
Senin sayfana tıklama sağlayacak web sitelerinin adreslerini, o adreslere
gireceğin linkleri, banner kodlarını vermişler. Ama o da beleş değil.
Ürünlerden seçiyorsun, 50000 banner gösterimi 5 değil 3,99 dolara düştü, ya da
garantili 2000 tıklama 9,99 gibi bir şeylere bütçene göre yatırım yapıp
tıklayanların senin kadar saf olmasını diliyorsun. Bir de aklını çelecek
şekilde bir sunum yapmaya çalışmak cabası. Şahsen ben oltayı henüz yutmuş,
boğazındaki yarası taze biri olarak henüz gerçekleşmemiş bir şeyi olmuş ya da
olması kesinmiş gibi ifade etmekte mini bir vicdan bunalımı yaşadım.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >> |