“Geçenlerde ‘Küresel
Isınma’ mevzuunda birkaç arkadaşla konuşurken biri dedi ki ‘Ya boş verin bizim
ömrümüz yetmez zaten, ne olacaksa olsun, ne düşünüyorsunuz.’Bir sessizlik oldu önce, sonra onaylayan da
oldu, nutku tutulan da. Ben ikinci gruptaydım ve bir süre susup ‘bizim asıl
derdimiz bu galiba, ne küresel ısınma, ne yükselen milliyetçilik, ne savaş, ne
şu, ne bu’ diye düşündüm.” Başyazımızı Gülseren Karaçizmeli’den okuyoruz.
1984’de Tercüman’da başlayıp Güneş, Sabah, Yeni Asır
ve Günaydın’ı da kapsayan uzun bir gazetecilik kariyerine ve bugüne dek
yayımlanmış dört kitaba sahip. Ama sahip olduğu başka bir şey var ki onu özel
kılıyor: Gizemlere duyduğu merak. Ali Bektan dört kitabında var olan gizemlere
yanıt bulmaktan çok, herkesin hafızasında üç aşağı beş yukarı benzer şekilde
yer eden bildik tarihi olaylardan yeni gizemler yaratmayı tercih ediyor.
“1951 yılında bir Uçan daire U.S. Muroc Air Field
Askeri Havaalanına indi. Uçandaireden çıkan iki uzaylı Başkan Eisenhower ile
görüşmek istediklerini açıkladılar. Durumun garipliği karşısında Beyaz Saray’a
telefon edildi. Başkan uçağına atlayarak dört saatlik bir uçuştan sonra Muroc
Havalimanın geldi. Uçan daireden çıkan iki uzaylı, Eisenhower, iki senatör ve
iki yüksek rütbeli subay ile özel bir odada görüşmeler yaptılar.” *
Evrende bizden
başka yaşam biçimlerinin var olduğu ya da bunların UFO’lar ile dünyamızı
ziyaret ettiği fikrini saçma bulanlar, bu kültün Soğuk Savaş döneminde iyiden
iyiye paranoyaklaştırılan Amerikan toplumunun bilinçaltının yansıması olduğunu
söyler. Uzaylılar, komünistleri yani Rusları temsil etmektedir onlara göre. Ali
Bektan öyle düşünenlerden biri değil. Kendi gözüyle bir uzaylı ya da UFO
görmemiş olsa bile, evrende gelişmiş uygarlıkların var olduğuna ve bunların
zaman zaman dünyamızı ziyaret ettiğine inanıyor. Hatta geçtiğimiz günlerde
çıkan son kitabı Amerika’nın Gizli Uzay Planları’na bakacak olursanız, fazla
uzağa da bakmaya gerek yok, Bektan’a göre Dünya’nın uydusu Ay halihazırda çok
gelişmiş bir uygarlığın kontrolü altında. Bu yüzden ABD buraya gitmekten
korkuyor ve Ay Üssü projesini bir türlü hayata geçiremiyor. Bektan, Ay’da
müthiş bir enerji kaynağı bulunduğunda ısrarcı.(hidrojen3 iztopu) Bu öyle bir
değerli madde ki yalnızca 10 tonu bile tüm ABD’nin enerji ihtiyacını
karşılayabiliyor. ABD’nin bu enerjiyi zimmetini geçirmesini engelleyen tek şey
ise Aylılar’ın Amerikalılar’ı Ay’da istememesi. Ali Bektan tüm bunlara gönülden
inanıyor. Dayanamayıp soruyorum: