Yeni Yıl Ritüelleri

874 views

Eski Türk gelenekleri arasında önemli bir yeri olan 21 Aralık Kış Döngüsü’nde tercih edilen Yeni Yıl Ritüelleri, geleneksel ritüellerimiz arasında bulunur ve yine önem verilen eski geleneklerimizden sayılırdı. Öncelikle yılın en uzun gecesini temsil eden 21 Aralık‘ta mumlar ve ışıklar içinde süslenen ağaçlar, dilek kurdeleleri ile bezenir ve yılın en uzun gecesine inat, mutlaka ışıklarla gecenin aydınlatılmasına önem verilirdi.

Taze çiçekler taze umutları, kurdeleler dilekleri ve istekleri, Çam ağacı ise güçlü enerjiyi temsil ederken sobalar, şömineler o gece boyunca hiç söndürülmez, yakılan ateş  ile ateş enerjisi aktive edilir, mumlarla tüm gece boyunca aydınlatılan mekanlar bir sene boyunca evin, yuvanın ve o yuvada yaşayanların  21 Aralık’tan itibaren bir yıllık süreçte aydınlanacağına, bolluk ve bereket içinde olacağına inanılırdı. Ve senenin beklentileri, umutları, bolluk bereket enerjileri dilenir, yiyecekler paylaşılır ve tüm gece boyunca şenlik yapılır, karanlığı aydınlatma ritüelleri uygulanırdı. Zamanla bu gelenek 21 Aralıktan 31 Aralığa kaydı ve yılın en uzun gecesinde uygulananlar değişerek yeni yıl kutlamalarına dönüştü. Bu kutlamaların esasen hristiyanların kendi dini gelenekleri ile uyguladıkları Noel şenlikleri veya bayramları ile bir alakası yoktur. Hristiyan dinine mensup olanların uyguladıkları Noel kutlamaları ve ritüelleri  Türk geleneklerinden farklı daha çok dinsel uygulamalar şeklindedir. Bizim kendi geleneklerimizde  ise yeni yıl kutlamaları daha çok 21 Aralık en uzun gece ritüelleri şeklinde başlamış ve zamanla 31 Aralığa doğru kaymıştır. Kısacası günümüzde uygulanan Yılbaşı kutlamaları tamamen eski Türk geleneklerimizin bir parçasıdır ve 21 Aralık en uzun gece için uygulanan karanlık gecenin aydınlatılması ritüellerinin zamanla yıl sonuna kayarak Yeni yıl şenlikleri şeklinde kutlanmasından ibarettir. Diğer yandan değerli tarihçimiz  Muazzez İlmiye Çığ, birkaç sene önce bir televizyon kanalında yeni yıl dönemlerinde evlere çam ağacı koymanın ve süslemenin tamamıyla eski Türk geleneği olduğunu ve bu geleneğin daha sonra Türkler vasıtasıyla Avrupa’ya geçtiğini, oradan da önce Fransa ve Almanya’ya ardından da dünyaya yayıldığı iddia etti.

Dünya kültürlerinin zamanla birbirine adapte olmasıyla doğal olarak esinlenmeler ve kültürel zenginliklerin genişlemesi ile gelenekler değişim gösterse de Türk kültürü içinde ritüeller hayli önemli bir yer tutar.

Gerek 21 Aralık Kış Döngüsü kutlamalarında, gerekse 31 Aralık Yeni Yıl Döngüsü kutlamaları ve ritüellerinde ağırlıklı kullanılan ve tercih edilen unsur evde gece boyunca veya en azında gece yarısına geçiş sırasında ateş yakılması yani soba veya şöminenin aktif olmasıdır ancak günümüzde evlerde soba veya şömineler pek de aktif olarak kullanılmamakta. Bu nedenle biz bu ateş enerjisini mum kullanarak çalıştırmaya çalışırız. Ritüellerde mumun önemli yer tutmasında baş etken canlılığı, süregelmeyi ve devam etme enerjisini ateşin, yani ATEŞ enerjisinin temsil etmesinden kaynaklanır. Dolayısı ile 31 Aralık gecesi bilhassa gece yarısına doğru hiç bir şey yapamıyorsanız evinizde mum yakmaya gayret edinve evinizin mekanınızın yeni yılı ateş enerjisi ile durağan etkilerden uzak geçirmesini sağlayın. Esasen 31 Aralığın, yani yılbaşının kırmızı ile temsil  edilmesinin, herkesin birbirine kırmızı renkte çeşitli hediyeler almasının nedeni de budur. Hediye konusu ise yeni yılın kısmet ve bolluk enerjisi ile lütuf içinde olma, sürprizlerin getireceği hoşluk ve sevinç, bolluk enerjisinin yayılması sembolizmi ile bağlantılıdır. 21 Aralık kış gecesi ritüellerinde de atalarımız birbirlerine hediyeler alır, yemekler, yemişler ikram eder ve bolluğun aktif olmasını temsil etmeye çalışırlarmış. Bu nedenle de bu süreçlerde sadaka vermek, başkalarını sevindirmek, hediye almak her durumda hoş bir gelenektir. Tabi bu gelenek zamanla perakende ve satış taktikleri ile ucu başı kaçmış bir hale gelse de temelinde küçük hediyeler, yiyecekler ile paylaşma ve sevindirme duyguları canlı tutulmaya çalışılır.

Yılbaşında yeni yılı karşılarken evinizde kırmızıyı yani Mars enerjisini aktive etmek, yeni gelen enerjiyi güç ve kuvvetle karşılamak adettendir. Mars gezegenler dünyasında komutan veya gardiyan görevindedir. Dolayısı ile koruyucu ve savaşçı olan bu gezegen temsil ettiği enerji ile evimizi ve bizi korurken, atıl enerjilerden kurtulmamızı, yeniyi kabul etmemizi temsil eder. Mars’ı alıp eve yerleştiremeyeceğimize göre onun temsil ettiği enerjiyi ateş ve hareket etkisini sembolik olarak kullanırız.

Mars, kırmızı mum ile temsil edildiği kadar ÇAM ağacı ve çam kozalağı ile de özdeştir. Evlerde Çam ağacı süslenmesinin nedeni budur. Çam ağacı ayrıca bolluk ve bereket temsilcisi olarak 12 ay boyunca yeşil kalmayı başaran, vakur ve her daim dik duran şahane bir ağaçtır ki sırf bu nedenle bile 21 Aralık ve 31 Aralık ritüelleri arasında yerini almıştır. Doğayı korumak adına elbette uzun yıllardır Çam ağacı kesmiyor ve eve koymuyoruz ama bunun yerine Çam ağacını sembolize eden sentetik ağaçları süslüyor ve yeni yılda evimize bolluk ve bereket enerjisini çağırıyoruz. Çam ağacı bulamaz veya uğraşamazsanız bu durumda bir sepet temin etmenizi, içine kırmızı bir örtü sermenizi, ayrı keselerde hazırladığınız yemişleri, kurabiyeleri  yerleştirdikten sonra  Nar eklemenizi, sepete birkaç tane çubuk tarçın bırakmanızı, yine ayrı keseler içinde sepete bir miktar pirinç ve ayrıca nohut eklemenizi tavsiye ederim. Nar, pirinç ve nohut bolluk, bereket içinde geçecek bir seneyi, kurabiye ve yemişler dostlarla paylaşımları, kırmızı örtü ise yılın enerji içinde aktif geçmesini temsil etmektedir. Son olarak sepetinizin içine bir kaç tane çam kozalağı eklemeyi unutmayın. Bu sepeti evinizin görünür bir köşesine koyup yanında gece boyunca mum yanmasını, en azından gece yarısı yeni seneye girerken mumun yanık kalmasını sağlayın. Yeni seneye girince de narları kırıp evinizde bolluğun eksik olmamasını dileyip, sepetinizdeki yiyecekleri ailenizle veya sevdiklerinizle tüketin. Eğer evinizde hali hazırda bir çam ağacınız varsa sepetinizi bu ağacın altına da koyabilirsiniz. Sepetinizdeki nohut ve pirinçleri kesesi ile mutfağınızda saklayabilir, mutfağınıza tüm sene boyunca bolluğu davet edebilirsiniz. Kök (çubuk) tarçınları bir miktar su da kaynatıp evinizden mutluluk ve huzurun eksik olmamasını dileyebilirsiniz. Bu ritüeli gece yarısından sonra yapabileceğiniz gibi ertesi gün yılın ilk günü de uygulayabilirsiniz.

Diğer yandan 31 Aralık gecesi mutfağınızı mutlaka temiz bırakarak uyumalı, ocağınızın temiz olmasına önem vermelisiniz. Ocaklar evin ateş enerjisinin en önemli kaynaklarıdır. 31 aralık günü az veya çok ocağınız evinizde mutlaka yanmalı, üzerinde bir şeyler pişirilmelidir. Yılbaşı gecesini dışarıda bile geçirseniz, yılın ilk günü evinizde bir şeyler pişmesine önem verin. Eskiler yılın ilk günü evde süt kaynatılmasına veya mayalı bir yiyecek yapılmasına ekmek veya yoğurt gibi besinlerin hazırlanmasına önem verirlerdi. Siz de eğer vaktiniz varsa, 31 Aralık günü yani yılın son günü evinizde mayalı bir yiyecek yapmaya, sofranızda bulundurmaya özen gösterin. Maya çoğalan artan, kabaran bir yiyecektir ve dönüştürme etkisi vardır. Sütü yoğurda, unu ekmeğe hamura çevirir ki mayalı bir yiyecek yaparken iyi şeyler düşünmek, iyi dileklerde bulunmak, öfkeli ve kızgın düşünceleri zihninizden uzak tutmak çok önemlidir. Bu nedenle güzel şeyler düşünerek, bolluk ve bereket duaları ile mayalı yiyeceklerinizi hazırlamanız hayli önemlidir.

Kokular enerjiler açısından dikkat edilmesi gereken diğer bir unsurdur. Tütsü ve benzeri aromalar ile evin enerjisini dengede tutmak genel olarak dikkat edeceğimiz hususlar arasında olmakla birlikte, yeni yıl döngüleri gibi özel dönemlerde daha da önem kazanırlar. Sadece yeni yıl için değil, her hangi bir ritüel veya dua yapacağınız zaman evinizin güzel kokmasına, evin temiz, düzenli ve tertipli olmasına önem vermelisiniz. Bu nedenle yeni yılı karşılamadan önce gündüz evinizi temizlemeye ve arındırmaya, tarçın, vanilya, lavanta, yasemin, nergis kokularından size uygun olan biri ile evde buhur yapmaya, buhur imkanınız yoksa bir küçük tencerede bu bitkilerden ulaşabildiğiniz birini kaynatıp kokusunun evinize yayılmasına önem verin.

Yeni yıl ritüellerinde neler uygulayabileceğimizle ilgili çok sayıda mesaj aldım, bunlar içinde sık sorulanlardan birisi de yeni senede hangi renk cüzdan kullanabileceğimizle ilgiliydi. Bolluk ve bereketin astroloji de 2 önemli temsilcisi vardır. En güçlü bolluk sembolü Jüpiter’dir ve rengi sarıdır. Diğeri de Venüs’tür ve rengi yeşildir. Bir de her yılın kendi enerjisi vardır ki bu senenin sayısı 2, iki sayısı turuncu ile temsil edilir ve Sakral Çakra ile bağlantıldır. Sakral Çakra yani iki sayısı bizim yaratıcı enerjilerimizi yönetirken, bolluk ve bereket enerjimizin en önemli temsilcilerinden birisidir. Kendinizi şımartmak ve yeni seneye yeni bir cüzdan ile girmek veya birine cüzdan hediye almak istiyorsanız turuncu, sarı veya yeşil tercih edebilirsiniz.

2018 yılının bolluk ve bereket ile, sağlık, sıhhat ve afiyet içinde sevdiklerinizle gönlünüzce geçmesini dilerim.

Sevgilerimle.

Şebnem Ekşib

Yorum Yapın