Yengeç Dolunayı

2.120 views

Var olmak ile ait olmanın karıştırıldığı bu süreçte, içsel bir savaş halindeyiz. Hangi yöne gideceğimiz konusunda söylenenlerle, gitmek istediklerimiz arasında sıkışmış durumdayız belki de. Bizi sırtımızdan çekiştiren, bırakmak istemeyen, bize bağlı kalan ve bizim de zamanla bağlandığımız durumları terk etmek zor gelmekte. Ancak artık evden uçmamız gereken bir zaman. Bu ev hayatımız boyunca güvende hissettiğimiz, sırtımızı dayadığımız duvarlarla çevrili, ancak ilerlememizi engelleyen, özgürlüğümüzü kısıtlayan bir ev.

Bu ev gelene ve gidene kaygılandığımız, hayatımızın düzenini sağlamaya çalıştığımız, ait hissettiğimizi sandığımız, bizim dediğimiz ancak hiçbir zaman bizim olmayan, sadece bizi bir noktada tutmak için bize güven veren bir ev. Bu ev tembelleştiğimiz, adım atmaktan korktuğumuz, gizlendiğimiz, görevlerimizden kaçtığımız ve kapıyı sadece rahat ettiğimizde egomuz için açtığımız bir ev. Şimdi bu evden dışarı atım atma zamanımız.

Dışarıda yalnız hissedenlerin, yalnızken kalabalık hissedenlerin. Bütün insanlığın duygularını aynı anda algılandığı, herkes gerçek gelirken bir an gerçeklik algısının tamamen yitirilmesi, duygusal yükselmeler, içimizin fokurdaması, durup dururken kaygıya düşmeler, köksel bağlarla iletişime geçilmesi, bu köksel bağların bize anlatmak istedikleri, terk etmemiz gereken duygular. Hepsiyle içiçeyken, çevremizdeki dönenlere zihnin kayması, kendimize dönmemiz ve kendimizde ‘kendimizi’ bulamamamız. Sanki bütün insanlık bir toplantı halinde de, bedenlerimizde boşluk kalmış gibi. Hep ait olmak istedik bir yerlere, ait hissedemedik birilerine, hep güvenle sarılmak istedik, huzur bulmak istedik. Ancak aitsizliği unuttuk, özgürlüğümüzü teslim ettik kimilerine. Hep bir yerlerde evimiz var ama ulaşamıyoruz gibi hissettik. Şimdi aitsizliğin özgürlüğünde, insanlığın her hücresinde genişliyoruz.

Yengeç Dolunayı hissetmek istediğimiz güven duygusunu, bunu kazanamama kaygısını, hayatımızı düzene koymak için çabalamayı, diğer yandan enerjimizi nereye aktaracağımız konusunda düşünceleri, artık bir şeyler ‘yerine otursun ve yolumu göreyim’ dileklerini getirdi. Çevremizi bir düzene oturtmak isterken, kendimizi arka plana atmamız, herkesi rahat ettirmek isterken kendimizi unutmamız, içsel olarak huzuru yanlış yerde aramamızın sonuçlarını getirir bu süreçte. Bu dönemde kararlarınızı duygularınız etkileyebilir. Özellikle Mars-Jüpitere iyice yaklaşmışken hayat amacınızı bulamanın getirdiği içsel öfkenizi en savunmasız anınızda, en sevdiklerinize çıkarmamanız için otokontrol sağlamalısınız. Akrep burcunun karanlık yönü üstünüzde bu süreçte büyük bir baskı oluşturabilir, ancak bunu dönüştürmek yine sizin elinizde. Nasıl mı? Önce bu durumu kabul edip, kendinizle yüzleşip, sonra çevrenizde sizin iyi olmanızı isteyenlerle, enerjinizi aşağı çekenleri ayırarak. Karanlığınıza izin verip, aydınlığınızı yayarak. Paylaşarak. Yaşadığımız sorunların çoğu gizemin cazibesine kapılıp, sadece iyi yönlerimizi paylaşıp insanlara kendimizi tam olarak anlatamamızdan gelmekte. Sorunların tabanı aynı, sıkıntıların bilinçaltı aynı, sıkışmalarımızın sebebi aynı ama hepimiz susuyoruz ve yalnız hissediyoruz. Paylaştıkça yalnız olmadığımızı anlayacak, bunun yarattığı güçle kendimizi bulacağız. Elden ele yayılan bilinç ile kulaktan kulağa yayılan sevgi ile, dilden dile yayılan farkındalık ile birbirimizden farkımız olmadığı idrağına ulaştığımızda ne kadar kalabalık olduğumuzu fark edeceğiz. En karanlık çağlarda bile bir umut var ise aydınlığa çıkan yolda beraber yürüyenler sayesindedir. Bu yüzden bu süreçlerde kendinizi yalnız hissetmeyin ve kaygıya düşmeyin. Hepimiz sizinleyiz ve siz bizimlesiniz.

Kimse sizi anlamıyor belki bu süreçte, bu duygu yoğunluğunuzu çözemiyor, bu geri çekilmeleriniz garip geliyor ve bazıları farklı yargılarla farklı düşüncelerle, kendilerinden örneklerle sizi daha da düşürüyor. Çünkü bu tür insanlar her zaman var, çünkü bu tür insanlardan uzaklaşmamak sizin seçiminizdi. Ancak şu an önünüzde bir seçim şansı var. Şu an sırtınızdan yükleri atıp koşmak için bir şansınız var. O yükler içinde ne kadar duygusal bağlılığınız da olsa, o yükler içinde ne kadar ailesel, köksel ve anısal bağlarınız da olsa, o yükler içinde ne kadar bağımlılıklarınız da olsa artık taşımak zorunda değilsiniz. Geçmişin yüklerini, onların tekrarlanacağına dair kaygılarınızı artık geride bırakmanın zamanı.

Yengeç dolunayı duygularınıza ruhsal bir rehberle dokunuşlar yapmakta. Bu gördüğünüz üyalarla olabilir, bu yanınızdan geçen birinden duyduğunuz bir cümle ile olabilir, bunu bir sevdiğiniz söyleyebilir, bunu sosyal medyada bir sözde, dinlediğiniz bir şarkıda bile duyabilirsiniz. Burada sadece kendinizi, gideceğiniz yolu ve görevinizi kabul etmek önemli. Köklerinizden özgürleşin ve kendi dünyanızı keşfetmeye çıkın. Cesaret sizinle olsun. Sevgiler.

Yorum Yapın