Oğlak Dolunayı

2.825 views

Kara bulutlar ay ışığını kapatıyor diye, karanlıkta kalmış değilsin. Bırak sadece, bulutlar geçip gitsin. Hayatın dönüm noktaları vardır, bunlar geçiş kapılarıdır. Hangi kapıdan geçeceğine sen karar verirsin, hangi değişime uğrayacağını, nereye gideceğini. Ancak bazı kapılar ışıltılıdır, insanların sözleriyle, ailenin yönlendirmeleriyle, öğrendiklerinle. Parlar o kapılar sana, bir adım oraya atarsın, ancak içinden bir ses o kapının, senin kapın olmadığını her zaman deklare eder. Kapılırsın. Çok kapılar açtın hayatın boyunca, bazıları istediğin gibi çıkmadı, bazılarını sevdin, bazıları sana göre değildi, bazıları ise acı doluydu. Oysa sana gösterilen kapı buydu. Daha güzel olmalıydı her şey, geçmişte bu yılları düşündüğünde, çok daha güzel bir hayatın olacağını hayal ediyordun belki de, resmettin.

Geçmiş yıllarda, bu yıllarını kafanda oynadın, kendini bir yere koydun, kendini tanıdığına emindin ve bundan daha güzel bir hayatın içinde olmayı hedefliyordun. Tam olarak bu sıralar. Şimdi geçmişteki hayaller kuran sen, şu an olduğun seni beğenmiyor. Şu an ise gelecekteki seni, dikte ederek bir yola sokmaya çalışıyorsun. Bir noktadasın ve o noktadan uzaklaştığını sandıkça hep aynı noktaya geri dönüyorsun. Olmadı, baştan. Başaramadın, baştan. Beceremedin, baştan. O kadar çok tekrarladın ki kendini, artık belki de ne yaptığını bile bilmez haldesin. Tekrarlardan olağana geçtin. Dönüm noktalarını mı kaçırdım acaba? Bir şeyi mi atladım? Neyi yanlış yaptım? Sorduğun bütün sorular kendineyken, bütün cevapları başkasından bekledin.

Dünya bir Satürn döngüsü başlatıyor bu Dolunay ve değişim senden, benden yani bizden başlayacak. En ufak değişimlere bile direnirken, dünyanın kendiliğinden düzelmesini beklemek, biraz bencillik. Bu her geçen gün yüzümüze çarpabilir. Başımızda ne yapmamızı, hangi yola gitmemizi, nerelerde durduğumuzu ve nerelerde ilerlememiz gerektiğini söyleyen, eğitmeye çaba gösteren öğretmen edasında bir dolunay var. Hayır! Bu olamaz diye direttiğimiz ne varsa önümüze koyulabilir, değişime direndiğimiz ne varsa, kabullenmediğimiz ne varsa daha çok üstümüze gelebilir. Bu yüzden izinli olmak ve geçip gitmesine izin vermek çok önemli. Bu bir duygu da olabilir, başımıza gelen bir olay da.

Kaygılar. Obsesif olduğumuz her ne varsa, bu dönem şifalanmasına izin vermekte fayda var. Özellikle kariyer ve ailesel kaygılar üst noktaya çıkabilir, bu yüzdendir ki bu konuda farkındalıklı olmak, görmezden gelmeden geçip gitmesine izin vermek önemli. Çünkü ne kadar direnç, o kadar zaman kaybı demek bu dönem. Sağlam adımlar, sağlam bir gelecek inşa edebilir, güvenilir insanlarla iletişim, sağlam işler getirebilir. Hayatın gerçekleri yüzümüze çarpacaktır, burada zihnin oyunlarına gelmemek önemli bir artık olacaktır sizin için. Gerçekler ile kaygılar birbirine karışabilir çünkü. Her konuda büyük bir ciddiyet olacağı gibi, ilişkilerde de bir ciddiyet olabilir, konular masaya yatırılabilir. Bu noktada alınacak kararlar, uzun süreli olacaktır. İlişkilerde sevgisiz hissetmek, değersiz hissetmek, yalnız hissetmek dolunayın getirileri olabilir bu dönem. Maddi kaygılara karşı, ciddi önlemler almak katkı olabilir.

Aile, geçmiş, kökler, hedefler. Bunlar bu dönemin konuları olacaktır. Geçmiş karmalara takılı kalmadan, bu ana odaklanmalısın. Artık geçmişle şu an arasında ciddi bir çizgi var ve artık bütün parçalarını bu tarafa almalısın. Paçandan çekiştiren geçmiş hatalarından, dersini çıkarıp, çok daha güçlü şekilde bu anda var olabilirsin. Bunu başarabilirsin. Mükemmel biri olmayabilirsin, mükemmel bir hayatın olmayabilir, kimseyi tatmin edemiyor bile olabilirsin, ancak mükemmel bir zamana ayak basmaktasın. Bunu kendi yararına çevirebilmen için sadece birkaç adım atman gerekiyor. Altyapısını uzun zamandır kurduğun ancak bir destek beklediğin konulara eğilebilirsin, bu adımı attığın an desteğin geldiğini göreceksin. Retroların (Mars-Satürn-Neptün-Jüpiter-Pluto) gökyüzünde bulunduğu bir dönemde, kendini ilerleyemiyormuş gibi hissetmek normal, ancak bu retroların bir diğer yönü koşuya başlamadan önce arkaya güç almak için atılan adımdır.

Psikolojin ve ruhun. Herkes bir şeyler söylüyor, biliyorum. Sesler, konuşmalar, yazılar, ikilikler, yüzüne gülenler, yargılayanlar. Seni aşağı çekebilecek her şey ayarlanmış ve seni vazgeçirmek için kurulan bir simülasyon içindeymiş gibi hissediyor olabilirsin. Gündüz başka, gece yalnız kaldığında bambaşka kişiler olabilirsin. Artık vazgeçmen için, umudunu yitirmen için, kendini hor görmen için, gelecekle ilgili hayallerin kalmaması için, yaratıcılığın körelsin diye, öğrendiğin her şey yıkılsın diye, güvendiklerin hayal kırıklığı yaratsın diye her şey üstüste gelmiş olabilir. En güvendiğin insanlardan destek alamamış olabilirsin, bundan daha fazla dibi göremem demiş olabilirsin ama hala buradasın. Çünkü içinde bir inanç var. Kimsenin duyamayacağı, kimseye anlatamayacağın, geleceğini hisseden, görevlerine ve kendine ait olan bir inanç var. Bu inanç önce seni, sonra çevreni ve en sonunda dünyayı değiştirecek. Bu yüzden sana ihtiyacımız var. Dünya senin değişebileceğine ve devam edecek gücü kendinde bulabileceğine inanıyor. Çünkü biz hiçbir zaman bölünmedik, çünkü biz her zaman birbirimizden haberi olmayan bizdik ve biz oldukça bu yolculuk hiçbir zaman bitmeyecek. Çünkü biz yolun sonuna yetişmeye çalışanlar değil, beraber yolda olmaktan mutluluk duyanlarız. Bu mutluluğu ve huzuru bir gün dünyaya yayacağız. Sevgiler.

1 Yorum

  1. Harika bir yazı olmuş, umut dolu. Sürekli takip ediyorum, yazılanlar buhar olup uçmuyor, ulaşması gerekenlere ulaşıyor. Onlardan biri de benim. Sağolun varolun.

Yorum Yapın