Klasik Astroloji kaynakları Satürn’ün özellikleri ve transit Satürn’ün bazı evlerden (12., 1., 8., 9 ve 10. evlerden) geçerken anlamı ve etkileri üzerine önyargılı, kalıplaşmış ve insanı hatalı sonuçlara sevk edebilen ve bu yüzden okuyanları boş vere üzen yanlış öngörüler içerir.
Tabii hepsine yanlış demiyorum, eski usta astrologların bugüne ışık tutan ve astrolojiye temel olan değerli tespit ve öngörülerine sonsuz saygım olduğunun altını çizmek isterim.
Ancak aynı kadim Astrologlardan aktarılıp bugüne kadar gelen Satürn gezegeni üzerine konmuş haksız bir “lanet” vardır.
Kadim Astrologların yanılgıları burada başlıyor. Satürn hakkında tek yanlı olmuşlardır, tek bir pencereden bakmışlardır.
Transit Satürn’ün, yine kendisi gibi haksız yere lanetlenmiş bazı evlerden – özellikle 8 ve 12.ev – geçişi üzerine anlamı hakkında tespitler, bu kadarı da fazla dedirten bir isyan duygusu başlattı bende epeydir. Bu çifte haksız lanet birleşince, insanı korkutan öngörüler ortaya çıkmaktadır.
Birinin artık Satürn’ün ve doğum haritasındaki bazı evlerin üzerindeki bu laneti kaldırmasının zamanı geldi.
Satürn deyince, aklımıza sokulan, yıkım, lanet, ayrılık, hüsran, depresyon, mutsuzluk, hastalık, bozuk sağlık, hatta ölüm, cezalar vs gibi geçmişten bugüne getirilen yanlış bilgileri ayıklamanın zamanı geldi. Doğru bilgi ve öngörülere, dediğim gibi, sonsuz saygım olmakla beraber sapla samanı ayırmak artık şart oldu.
Bu tür önyargılı bilgilerden kurtulmak için, önce Güneş Sistemimizin bu ciddi, disiplin sever, otoriter gezegeni Satürn’ü anlamak, bunun için de onu yakından tanımak gerekir.
Satürn’ü ve bazı evler üzerindeki transit etkilerini anlatmadan önce, gezegenlerle ilgili kadim Astrologların yüzeysel geçtikleri bir gerçeği hatırlatmak isterim: istisnasız, her gezegenin tıpkı para gibi 2 yüzü vardır; yazı ve tura. İyi ve kötü, pozitif ve negatif… Bugüne kadar “iyimser” veya “iyicil” diye tabir edilen gezegenlerin bile 2 yüzü vardır, diğer tabiriyle, pozitif ve negatif yanları.
Örneğin; duygusal, merhametli, sevecen, kucaklayıcı diye bildiğimiz Ay. Evet, Ay bütün bu özellikleri barındırır. Ancak hep es geçilen diğer yüzüne ne dersiniz? Ay’ın karanlık yüzüne... Ay’ın negatif yüzü, inanın Satürn’ün karanlık yüzü kadar ürkütücü ve iticidir. Ve onun karanlık yüzü binlerce yıl öncesinden “Kurt Adam” karakteriyle resmedilegelmiştir. Gece Dolunay vakti, Ay puslu iken ortaya çıkar hep, hatırlayın. Gerçekten Kurt Adam Ay’ın karanlık yüzünün tipik bir sembolüdür.
Satürn ve Bazı Evler Üzerindeki Transitleri
Satürn’ün ve Satürn transitlerinin ne anlama geldiğini hem Modern Astroloji kaynaklarından edindiğim ve doğru bulduğum tespit ve öngörülerden yola çıkarak, hem benim yılların gözlemi ve incelemesinin ardından acizane tespit ettiğim ve öngördüğüm etkilerine göre anlatacağım.
Satürn
Satürn disiplin, kısıtlama ve yapı yıldızıdır.
Gerçekten Satürn bizim hayatımızın iskeletini, yapısını, zeminini hazırlayan yıldızdır. O adeta bizim temelimizdir. Hayatta sağlam ilerlemek, güçlü olmak istiyorsak, maddi-manevi güçlü olmak ve huzur istiyorsak, akıllı bir şekilde yaşantımıza yön vermek istiyorsak onu dinlemek zorundayız..
O bizim Öğretmenimizdir. Tavizsiz, ciddi ve disiplinli bir Öğretmendir. Hata yapanı, derslerini aksatanı affetmez. O ne derse dinlemek zorundayız.
Mesela Jüpiter şans yıldızıdır, Jüpiter’in verdiği başarılar güzeldir ama kısa ömürlüdür.
Kalıcı ve büyük başarının Satürn’le taçlandırılması gerekir.
Satürn bizi yorar, terletir; çalış, hatalarını telafi et, planlarını düzgün yap, derslerini iyi dinle, ödevlerini düzenli yap, okula zamanında gel ve sınava sıkı çalış, der.
Satürn bazen bize tuzaklar kurar, yoklama çeker, zor sorular sorar ve konuya hazırlanmadıysak, herkesin ortasında rezil oluruz, utanırız, sıkılırız, yerin dibine gireriz, kendimizi işe yaramaz, tembel, sorumsuz, suçlu ve aciz hissederiz. İçten içe bu ciddi Öğretmenimize kızarız, suçu onun üzerine atmaya çalışırız, onun yüzünden rezil olmuşuzdur, aciz duruma düşmüşüzdür. Günah keçisini bulduk!.. Ama bu çok sürmez, çünkü Satürn bu hileyi yemez!.. Ve bize hatanın kimde olduğunu gösterir alim Allah…
Şayet onu dinlemek zorunda olduğumuzu anlarsak, başta bize biraz sevimsiz gelse de, onu dinlediğimizde giderek ne kadar haklı olduğunu yaşayarak görürüz.
Gerçekten Satürn’ün mesajlarını dinleyerek büyük bir hedefe ilerleyen kişi onun dediklerini tek tek yerine getirdiğinde beklediği hatta beklediğinin ötesinde büyük ve KALICI başarı ile taçlandırılır. Zor ve zahmetli bir süreçtir, çalışkan ve hırslı olmayan ve iyi hazırlanmayan yarı yolda kalır ama bunları başaran KALICI BAŞARININ ödülünü eline alır.
Satürn sürecinden sonra kişi çok güçlenir. “Satürn mücadelesini” hakkıyla aşanı yıkmak çok zordur. Çünkü o kalıcı bir “güç” elde etmiştir. Rakiplerini aşağı basamakta bırakmıştır adeta..
Satürn’ü dinleyip gerekli mücadeleyi üşenmeden hakkıyla veren, gerekli yükümlülükleri yerine getiren kişi başarılı olduğunu gördükçe, kendine olan saygısı ve sağlıklı özgüveni artar. Çünkü bütün bunların hepsini kendi başarmıştır. Bu doğal olarak kişinin öz saygısını ve içsel gücünü artırır.
Satürn ayrıca bizi hayatın gerçekleriyle yüz yüze getirir.
Satürn insanı “kendi gerçeğine” sevk eder. Kişi için doğrusunu, kişinin mutlu ve başarılı olacağı işi, hayatı işaret eder. Kader yolumuzu bize mesajlarıyla gösterir. Gerçeğin yıldızıdır o. Gerçekçi olmanın..






