Cumartesi, 11 Aralık 2010 13:46

21 Aralık 2010 Ay Tutulması'nın Etkileri

Yazan 
Bunu ister kabul edelim, ister etmeyelim, insanlık evrimsel süreçte çok önemli bir dönüm noktasındadır ve yepyeni bir aşamaya geçilmek üzeredir. Şu anda olan biten her şey, bunun sağlanması için yaşanmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönemde devrede olan gezegen döngülerinin hepsi de tek tek alındığında, çok etkili döngülerdir. Güneş ve Ay tutulmaları için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Bu tutulmalardan çok önemli bir tanesine yaklaşmaktayız. 21 Aralık 2010’da gerçekleşecek tam Ay tutulması, dünyada tüm trendlerin değişmek üzere olduğunun bir ön habercisi olup, Türkiye açısından da çok kritik öneme sahiptir.

21 Aralık 2010 tarihinde, astrolojik olarak çok önem taşıyan ve ülkemizi de yakından ilgilendireceğini düşündüğüm bir tam Ay tutulması gerçekleşecek. Gündüz saatlerinde gerçekleşecek bu tutulma, Türkiye'den izlenemeyecek.

İzleneceği Yerler

Tutulma Avrupa, Batı Afrika, tüm Kuzey Amerika, Orta Amerika, Kanada, Meksika, Güney Amerika, Kuzey Asya, Filipinler izlenecek. Avrupa’da sadece İskandinavya’dan tüm tutulma gözlemlenebilecek. Avrupa’nın çoğu ve Afrika tutulmanın ilerleyen aşamasını aybatımında izleyecek. Tutulma güney veya doğu Afrika’dan gözlemlenmeyecek.

 

Tutulma İkizler burcunda gerçekleşiyor. İkizler burcu Merkür tarafından yönetilir. Yani bu tutulmanın yöneticisi Merkür’dür. Astroloji’de Merkür ticaret, temel eğitim, ulaşım, her türlü haberleşme, komşu ülkelerle ilişkiler, medya, istihbarat toplama, basın ve haberciler, posta çalışanları, gençler, sekreterler, tüccarlar, öğretmenler, gezginler, dedikoducular, hırsızları temsil eder. Bu şartlarda tutulmanın etkileri en çok bu konular ve kişiler üzerinde ortaya çıkacaktır.

Tutulmanın Yöneticisi Merkür Retro

Merkür gerilemeleri, iletişim ve haberleşmede sorunlara işaret eder. Merkür tutulmanın yöneticisi olunca, bu etki daha da belirginleşiyor. Bu şartlarda dünya genelinde şu muhtemel sorunlarla karşılaşılabilir:

•          İletişimle, bilgisayarlarla ilgili sorunlar

•          Etkili Hacker saldırıları, sistemlerin çökmesi, bilgi hırsızlığı

•          İnternet bankacılığında sorunlar, sahtekarlıklar

•          Şirketlerin ve bankaların hesap kapama ve bilançolarında hesap hataları

•          Elektrik, elektronik araçlarla ilgili sorunlar

İkizler-Yay Ekseni

Bu tutulmayla birlikte, İkizler ve Yay burcunda tutulmalar dönemine giriyoruz. Bu eksende 21 Aralık 2010’da gerçekleşecek tam Ay tutulması ile 5 Mayıs 2013’te bu eksende gerçekleşecek son tutulmaya kadar toplam dokuz İkizler-Yay burçlarında tutulma gerçekleşecek. Bu şartlarda aşağıdaki sonuçlarla karşılaşılabilir:

•          Havayolu endüstrisi sorunları, uçak ve maden kazaları

•          Yakıt fiyatları, kısıntıları, ulaşım sorunları

•          Medya, gazeteciler, iletişim, eğitimle ilgili stres veya gelişmeler

•          Kutsal yerler ve kişiler yüzünden savaş riski, din adamlarını da içeren skandallar

•          Uluslararası ekonomi, bankacılık sisteminde sorunlar

•          Yeni belgeler (Wikileaks), sırları açıklayan kitaplar, videolar, internet siteleri

•          UFO olaylarında artış, Dünya dışı yaşamla ilgili belgeler, bilgiler

Tutulma 29 Derece 21 Dakika İkizler’de: Kritik Bir derece!

Tutulma İkizler burcunun son derecesinde gerçekleşiyor: 29 derece 21 dakika İkizler burcunda. Bu çok önemli, zira son derecesindeki gezegenler sonlanma ve değişim işaretçisidir. Bir şeyler yeterince olgunlaşmıştır ve son meyvelerini verecektir. Sonrasında artık bunlara ihtiyaç kalmayacaktır. Dejenere bilginin sonu geldi! Ama bundan önce en dejenere hali yaşanacak! Bilgi kirliliği artacak…

Öte yandan, günlük pratik bilgileri, yazılı metin ve belgeleri, kitapları, inançları gözden geçirme, farklı bir bakış kazanma zamanlarındayız.

Herhangi bir burcun son derecesi, Klasik Astroloji’de anaretic olarak tanımlanır. Bu Klasik Yunanca’dan türemiş bir kelimedir. Yıkıcı olanı, öldürücü ve ölümcül olanı anlatır. Her burcun son dereceleri, kötücüller olarak tanımlanan Mars ve Satürn’ün term yöneticiliğine denk geldiği için, şanssız, olumsuz ve yıkıcı görülmüştür.

Tutulma Hava Elementi Bir Burçta Gerçekleşiyor

Hava elementi iletişimi, hareketi, sosyalliği, zihinselliği ve mantığı ifade eder.  Teorik boyutta düşünebilme, analiz sentez yapabilme, soyutlayabilme, kavramsal düşünce gerçekleştirebilme gibi beceriler hava elementinin getirilerindendir. Hava elementinde tutulmanın getirebileceği önemli risklerden biri, her şeyin plan ve proje bazında kalması, çok konuşup, çok hareket edip ortaya somut bir değer çıkarılamaması ve bunların vereceği huzursuzluğun ön plana çıkması olabilir. Hava elementi burçlarda, özellikle de Merkür yönetimindeki İkizler burcunda gerçekleşen tutulmalar sert rüzgarları, fırtına, kasırga ve tornadoları işaret edebilirler.

Bakalım klasik dönem astrologları hava elementi burçlarda tutulmalar hakkında ne diyorlar:

Raphael: Hava burçlarındaki tutulmalar sosyolojik çalkantılar, ayaklanmalar, isyana teşvikler, yıkıcı fırtınalar, rüzgarlar, anlaşmalar ve ittifaklarda değişiklik.

Tutulma Değişken Bir Burçta Gerçekleşiyor

İkizler değişken burçlardan biridir. Değişken burçlarda tutulmalar, esnekliği, uyumu, yeni koşulları algılama ve adapte olma ihtiyacını gösterir. İş ve ev değişiklikleri, kararsızlıklar ve dağılma riski dikkat çeker. Değişken burçlar, gerginliği ve huzursuzluğu yansıtabilirler.

Bakalım klasik dönem astrologları değişken burçlarda tutulmalar hakkında ne diyorlar:

Raphael: İnsanların durumu ve ticaret ile ilişkilendirilir.

H.S.Green: Sıkıntılar, grevciler, suçlar, hastalık, din ve eğitimle ilgili sorunlar

Tutulma Değişken burçlardan İkizler’de olduğundan, fikirlerde hızla değişim görülebilir; özellikle de Merkür geri harekette olacağından. Bu yüzden, tutulma civarındaki günlerde kalıcı işlere girişmek, bağlayıcı sözler vermek, imzalar atmak pek iyi bir fikir olmayabilir.

Tutulma İkizler Burcunun Son Dekanında Gerçekleşiyor

Güneş ve Ay tutulmalarının, hangi burcun hangi derecesine düştüğü ve bu derecenin, ilgili burcun hangi dekanına denk geldiği klasik astrologlarca çok önemsenirdi ve bu şekilde bazı öngörülerde bulunurlardı. Bakalım klasik dönem astrologları İkizler burcunun son dekanındaki tutulmalar hakkında ne diyorlar:

Sepherial ve Raphael: Ünlü ve aydınlık (ışıldayan, ışık saçan) bir kişinin ölümü.

Eski dönemlerde, ünlü ve aydınlık olarak tabir edilen kişilerin sayısı fazla olmayabilir. Ama günümüzde, çok artan insan nüfusuna da bağlı olarak, bu türde kişiler çok daha fazla. Yanı buradan bir öngörü çıkartacaksak, pek çok aday olabilir. Ama öyle önemli bir astroloji haritası var ki, bu tutulma derecesi de tam olarak bu haritayı etkiliyor. Bu astroloji harita su anki Papa Benedictus’a ait. Yazımın ikinci bölümünde Benedictus’un ve Vatikan’ın astroloji haritaları üzerinden değerlendirmeler yapacağım…

Tutulma Esnasında Etkili Sabit Yıldızlar

Tutulma haritasının gezegen yerleşimlerinin ilişki içerisinde olduğu sabit yıldızlar, önümüzdeki dönemde hangi enerjilerin öne çıkacağı hakkında bilgi vericidirler. Kavuşum ve paralellikleri dikkate alarak yaptığım incelemelerle şu yıldızlar dikkatimi çekti:

Ay kavuşum Menkalinan: Berbat, rezil, şiddetle ölüm, kendine güven, onur, zevk düşkünü, güneş tutulması ile ilgili deprem tehlikesi. (Rob Tillet)

Ay kavuşum Betelgeuse: büyük bir servet ve şöhret, özellikle askeri başarı, ancak felaketler, tehlike ve şiddet.  (Rob Tillet) Öte yandan bu yıldız, muhtemelen gökyüzündeki en kutsal ve en çok şans getiren yıldızlardan biridir; çünkü haritada sorunsuz başarı vaat eder. (Brady)

Ay kavuşum Polaris: Hastalık, sıkıntı, kayıp, acı, ruhsal güçler.  (Rob Tillet) Bu yıldız yol göstericidir. Öte yandan, birçok hastalığa, belaya, servet kaybına, utanca ve büyük acılara yol açar ve genellikle kötü yollardan edinilen miraslara ve vesayete neden olabilir. (Brady)

Görüldüğü üzere, pek çok bilginin yanı sıra, bu tutulma doğal felaketlerle ilişkili gözüküyor. Güneş-merkezli haritalara dayanarak güneş aktiviteleri ve jeomanyetik fırtınaların aktif olacağı bir süreçte olduğumuzdan sıkça bahsediyorum. Tutulma esnasında Ay’ın maksimum kuzey deklinasyonunda olması da dikkat çekici. Pek çok deprem haritasında Ay ekvatorun kuzeyinde görülüyor. Bu şartlarda tutulma civarındaki günlerde 5.00 üzeri etkin depremler, volkan patlamaları, fırtına ve sert rüzgarlar, kasırgalar oluşması yüksek ihtimal olarak gözüküyor. 18-27 Aralık arasındaki tarihler en riskli olarak görülüyor. 4 Aralık 2010’da sunduğum seminerde 7 Aralık civarında Mars tetiklemesi yüzünden bu risklerin hayli fazla olduğunu söylemiştim. Bugün Habertürk gazetesinde devasa güneş patlaması haberini ve Çin’de meydana gelen maden kazası haberini okuyunca, bu öngörünün de gerçekleştiğini görmüş oldum. Her zaman söylediğim gibi: Astroloji haritaları çalışıyor!

http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/579099-devasa-patlama-goruntulendi

http://www.haberturk.com/dunya/haber/579096-maden-faciasi-26-olu

Güneş kavuşum Acumen: Aşırı dincilik, keskin zeka. (Rob Tillet) Bu yıldız zayıf düşüren gizli ya da aleni saldırılarla ilişkilidir. Ne ilginçtir ki, Sabian sembollerine göre Güneş’in bulunduğu derece inançlı kişiyi kutsayan Papa’yı temsil eder. Daha önce de değindiğim gibi, bu tutulma Papa ve Katolik Kilise ile ilgili önemli gelişmelere, muhtemelen sözlü saldırılara (risk olarak fiziksel saldırılara) muhatap kalınabileceğini işaret etmektedir.

Merkür kavuşum Aculeus: Aşırı dincilik, keskin zeka. (Rob Tillet) Bu yıldız da izli ya da aleni saldırılara muhatap kalmayı gösterir fakat buradan başarı çıkabilir. Bu nebula, ikizi olan Acumen’den daha olumlu bir gelecek vaat eder. İç görüş kazanma ve anlayış kazanma ile de ilişkilendirilir. Kişiye yapılan saldırılardan güçlenmesi, kuvvet kazanması ve dayanabilme gücünün artması söz konusu olabilir. (Brady)

Güneş ve Merkür’ün bu ikiz Nebula’larla birleşiyor olması, aşırı dinciliğin bir süre için trend kazanacağına ya da önemli kişilere (kutsal) yapılacak fanatik saldırılara işaret edebilir.

Merkür kavuşum Galaktik Merkez: Tutulma esnasında Merkür’ün GM ile kavuşum yapıyor olması çok önemli kanaatimce. Galaksimizin merkezindeki kara delik enerji, motivasyon, ilham kaynağıdır. Bize yabancı gelen konularda bilinçlenmemizi temsil eder. (Rob Tillet) Bu dereceyle Merkür’ün kavuşuyor olması, bu gezegen sorgulamayı temsil ettiği için, dini ve ilahi konularda inanç krizi deneyimlenmesine işaret ediyor olabilir. GM’in bir anlamı da sabit fikirli bir şekilde kendini adamadır. Dönüşüm Zamanı 2012 kitabımda Galaktik Merkez hakkında verdiğim bazı bilgileri burada tekrarlamak istiyorum: “Üst seviyede bir Solar prensiptir ve Solar hücreler içindeki bilgilerin kaynağıdır. İnsanoğlunun yüksek ideallerini temsil eder ve yeni yaklaşım seviyeleri kazandırır. Bu yeni fikirler ve bilgiler modüle edilerek, sistemimize girecektir. Yeni yaklaşım seviyeleri kazanabilir, yeni bilgiler edinebilir, galaktik dalgaların enerjilerine daha açık olabiliriz.”

 

Böyle önemli bir tutulma esnasında Merkür’ün GM’in bulunduğu bu dereceye denk geliyor olması, şimdiye kadar idrak edemediğimiz şeyleri idrak etmemize yardımcı olacak önemli ilahi ve ilmi bilgiler alacağımıza işaret edebilir. Bu şartlarda tutulma civarında ibadet, meditasyon, tefekkür, yoğunlaşma, dua gibi aktivitelere yönelmemiz çok isabetli olacaktır. Bu yöntemler bizi hem ilahi olana yaklaştıracak, hem de uyumsuz enerjilerin azalmasında, dengeye gelmesinde önemli rol oynayacaktır. Örneğin dünya barışı için yapılan meditasyonlar, o dönemdeki güneş aktivitesini azaltabilmektedir. Bu amaçla düzenlenen Global Meditasyon Projesi türünde girişimlerin çok faydası olduğunu düşünüyorum. Dr. Buryl Payne gibi bu tür organizasyonları yapan kişiler, işbirliği yapan yeterli sayıda insanın beraber çalışmasının tüm dünyayı, hatta ötesini değiştirebileceğini iddia etmektedir. Payne’e göre Meditasyonun, yaratıcı imgelemenin, pozitif düşünmenin ve biyo-tepki eğitimlerinin yaygınlaşması bu nosyonun yaygınlaşmasına katkıda bulunmuş ve böylece çoğu kişi hayatlarının kalitesini arttırabilmiştir. Kişisel gerçek düşüncelerimizle oluşuyorsa, o zaman bunu genişletirsek insanlar düşüncelerinde birleşirlerse sosyal ya da global gerçeklik de etkilenebilir. Birçok ruhsal ve dini lider insanların önce kendi iç huzurlarını oluşturarak, sonra da bunu hayallerinde canlandırmak ya da dua yoluyla dışarı yansıtarak barış dolu bir dünya yaratabileceklerini söylemektedirler. Transandantal Meditasyon Organizasyonu 1980 yılında medyatörlerin yerel suç oranlarını azaltabildiğinin kanıtlarını sunmuştu (Dillbeck, 1981). Şimdi gittikçe daha fazla sayıda kişi ve grup dünya barışı için düzenli olarak meditasyon yapmakta ya da dua etmektedir. (detaylı bilgi için www.buryl.com)

 

21 Aralık civarındaki günlerde, etkin güneş aktiviteleri olabilir. Çünkü hem önemli bir Ay tutulması oluşmakta, hem de tutulma önemli gezegensel dizilimlerle önemli geometrik irtibatlar kurmaktadır…

 

Retro Merkür’ün hem Aculeus ile ve hem de Galaktik Merkez ile kavuşumda olması, aşağıdaki sonuçları doğurabilir…

 

•          Yeni fikirler, yaratıcılık

 

•          İletişim ve bilgi paylaşımının yeni yolları

 

•          Bilgi paylaşımının çok hızlanması, artması

 

•          Rasyonel akıldan, sezgisel akla kayma, iç bilgisine yönelme

 

•          Aşırı, körü körüne inançların, aşırı dindarlığın gözden geçirilmesi, vizyon kazanma

 

Venüs kavuşum Alphecca: Onur, haysiyet, okur, parlak, şiirsel, skandallar, aşk ihanet, çocuklar aracılığıyla üzüntü. (Rob Tillet) Bu yıldız bereket ve doğurganlık potansiyelidir. (Brady)

Venüs kavuşum Zuben  Elgenubi: Kayıp, hırsızlık, ihanet, istismar, zührevi hastalık, zehirlenme, boğulma, ıstırap, intikam, suç. (Rob Tillet) Bu yıldız Venüs ile ilişkisinde evlilikte şanssızlık göstergesidir. (Robson)

Buradan çıkartacağımız sonuç, aşk skandallarının ve ihanetlerin öne çıkacağı, zührevi hastalıkların, kadın hastalıklarının artması döneminde olduğumuzdur. Zaten Ay tutulmaları, daha ziyade kadın figürlerinin etkileneceğini göstermektedir.

Mars paralel Facies: Acımasızlık veya kurban durumuna düşmek, savaşcıl, hırçın ve zorba enerjiler, şiddetli ölüm, hastalık, kaza, liderlik, mükemmeliyetçilik, risk alma depremler. (Rob Tillet) Facies şiddete başvurmayı ya da şiddete maruz kalmayı simgelediği için zor bir yıldızdır. Facies’in dokunduğu her şey acımasızlık ve/veya öfkeden etkilenecektir. Yüksek motivasyon, hırs ve odaklanma gücü ile bağdaştırılır. Sadist eğilimlerle ve zalimlikle bağdaştırılır. (Brady) 

Mars-Facies ilişkisini bu tutulmanın en önemli faktörlerinden biri olarak görüyorum. Sert ve şiddete yönelik eğilimlerin ön plana çıkma riski çok fazla. Mars ve Facies ilişkisi, savaş rüzgarı estirecek huzursuzluklara, ayrıca doğal felaketlere de açık bir dönemde olduğumuzu göstermekte.

Tutulma-Jüpiter-Uranüs ile İrtibat Kuruyor

Tutulma esnasında gökyüzünde Güneş-Merkür, Jüpiter-Uranüs ve Ay arasında t-kare açı kalıbı meydana geliyor. T-kare açı kalıbı, iki kare ve bir karşıtlığın birleşmesiyle oluşur. Yani, karşıtlığın iki ucundaki gezegenlerin her ikisine de, doksan derecelik açı yapan bir üçüncü gezegen vardır. Dolayısıyla, kare açının gergin etkisinin ikiye katladığını düşünebiliriz. Pek tabii ki, bir de karşıtlığın yaratacağı gerginliği eklediğimizde, ortaya büyük bir stres çıkacak demektir.

T-kare engellemelerle karşılaşmayı anlatır ve bunların üstesinden gelme çabalarıyla özdeşleştirilir. Bu sert açı kalıbı bünyesinde büyük bir enerji barındırır. Yaşamındaki birçok güçlüğü ifade etmekle birlikte, bunların çözümlerine ulaşma konusunda da gerekli azmi verir ve doğru yönlendirildiğinde belirgin başarılara yol açabilir. T-kare açı kalıbında, başarılması ve gerçekleştirilmesi gereken bir hedef vardır. Bu hedef gerçekleşmeden de rahat edilemez. Tutulma esnasında oluşacak t-karenin hedefinde (apex) Jüpiter ve Uranüs gezegenleri yer almaktadır. Bu şartlarda, büyük çaplı değişimler hedeflenmektedir ve insanoğlu önemli bir sıçramanın eşiğindedir.

Tutulmanın Jüpiter-Uranüs ile irtibat kuruyor olması neticesinde ortaya çıkması muhtemel durumlar aşağıdaki gibidir:

•          Uluslararası temalarda stres, statükonun sarsılması, yöneticilere karşı isyan, saldırılar

•          Dini, hukuki, eğitsel, finansal konularda (bankalar) sarsıntılar, yön değişimleri

•          Kutsal kişiler ve yerlerle ilgili stresler

•          Protesto, eylem, grevler, özgürlük ilanları

•          Sosyal, kültürel, politik kaos ve kargaşa

•          Tabuların kırılması, ahlaki ve etik konularda türbülanslar, taşkınlıklar

•          Kazalar, patlamalar, kasırgalar, depremler

•          Stresler neticesinde gelen yeni fırsatlar

•          Bilinçte sıçramalar, yeni boyutlara taşıyan ani entelektüel ve kozmolojik ufuklar,

•          Bilinen zaman ve uzay kavramının değişmesi, gelişmesi

•          Yaratıcılığın zirveleri, keşif ve icatlar,

•          Bilim ve teknolojide çok hızlı gelişmeler

•          Daha geniş uzaya yayılma stratejileri, UFO deneyimlerinin sıklaşmas

Neler yapabiliriz?

Daha önce de bahsettiğim gibi, İkizler-Yay ekseninde 21 Aralık 2010’da gerçekleşecek tam Ay tutulması ile 5 Mayıs 2013’te bu eksende gerçekleşecek son tutulmaya kadar toplam dokuz İkizler-Yay burçlarında tutulma gerçekleşecek. Taşıdığı stresli enerjinin yanı sıra tutulmalar çabuk değişimlere ve büyümeye fırsat veren bir şans olarak görülebilirler ve bize, hayatımızda yapmak istediğimiz değişiklikler için gerekli enerjiyi verirler. Hayatımızı düzene sokmamıza yardım ederler. Şu bir gerçek ki sonlanmalar, bir şeylerin yeniden doğmasına da imkan vermektedir. Tutulma etkilerinin farkında olmak, bizlere yaşanacak iyi şeyleri anlamak ve olabilecek krizleri en aza indirgemekte yardımcı olur. Bu sayede birey olarak ne yapabileceğimizi görürüz.

İkizler-Yay ekseninde gerçekleşecek bu tutulmalar civarında Güney Ay Düğümü İkizler burcunda, Kuzey Ay Düğümü Yay burcunda olacak. Bu şartlarda bu dönemde hangi yönde ilerlememiz gerektiği, neler yapabileceğimiz konusunda aşağıdaki bilgiler fikir verebilir:

•          Kendi yüksek bilincinize yönelmek, etik ve ahlaki değerler üretmek, spontane ve dürüst iletişim sağlamak, sıradan ve günlük konulara yönelmenin üzerine çıkarak, ilahi ve yüce bilgilere yönelmek, sizi daha başarılı kılacaktır.

•          Dürüst ve açık iletişim kurmanız, başkalarının duymak istediği şeyler yerine, gerçek fikirlerinizi söylemeniz, size gerçek dostlar kazandıracaktır.

•          Tartışmalardan ve başkalarının fikir ve düşüncelerinin girdabından uzak kalarak, zihninizi gereksiz bilgilerden temizleyip, dingin iç dünyanıza çekilmeniz, sizi hem daha sağlıklı, hem de daha başarılı kılacaktır.

•          Doğada vakit geçirmeye, meditasyon benzeri içe dönüş teknikleri uygulamaya, egzersizler yapmaya, sportif aktivitelere yönelmeye, kendinizle vakit geçirmeye ve yalnız kalarak iç dinamiklerinizi dinlemeye daha fazla vakit ayırmalısınız.

•          Kararsızlığın ve ikilemlerin üstesinden gelmeli, kendinize güvenerek ve iç sesinizi dinleyerek doğru yolu bulacağınıza inanmalısınız.

•          Yabancı yerlere yapılacak yolculuklar, başka kültürleri, inançları araştırmaya ve öğrenmeye yönelik girişimler size çok iyi gelecektir.

•          Her şeyi detayına inerek sorgulamayı ve her şeyi mutlaka mantıkla açıklama eğilimini azaltarak, aceleci ve çocukça tavırlar yerine, olgun ve sabırlı tavırlar geliştirmeniz istenmektedir.


21 Aralık 2010 Tam Ay Tutulması II.Bölüm

Yazının ikinci ve son bölümüyle devam ediyoruz...

 

Önemli tutulmaların gökyüzünde bir çentik bıraktıkları söylenir. Sonraki dönemlerde bu hassas noktaya gelen transit ve ilerletmeler tetikleyici etki yaratabilirler. Her gezegen bu süreci kendi doğasının özelliklerine yönelik olarak etkiler.

 

Güneş: liderlik, otorite ve güç çekişmesi

 

Merkür: İletişimsel konular, haberleşme, önemli konuşmalar, eğitim, kısa yolculuklar

 

Venüs: Uzlaşma, diplomasi, insanlar arasındaki sevgi ve barışa yönelik konular

 

Mars: Mücadele, rekabet, çatışmalar, büyük gerginlikler, savaşlar

 

Jüpiter: İnançlar, ahlaki ve etik değerler, hukuksal konular, uzun yolculuklar

 

Satürn: Engeller, eleştiriler, sorumluluklar, gecikmeler

 

Tutulma yaklaşık 5,5 saat süreceğinden, etki süresi yaklaşık 5,5 ay olacak. Önümüzdeki yaklaşık 6 aylık süreç içerisinde tutulmanın transit gezegenler tarafından tetikleneceği tarihleri aşağıya sıralıyorum:

 

  • 12 ocak: Merkür (kavuşum Güneş)
  • 19 ocak: Jüpiter (kare) *
  • 3 şubat: Venüs (kavuşum Güneş)
  • 28 şubat: Uranüs (kare) *
  • 9 mart: Merkür (kare)
  • 20 mart: Güneş (kare)
  • 1 nisan: Mars (kare) *
  • 20 nisan: Venüs (kare)
  • 16 haziran: Merkür (kavuşum Ay)
  • 21 haziran: Güneş (karşıt Güneş) *etki sonu
  • 2 Ağustos: Mars (kavuşum Ay) *

Her gezegenin tetiklemesi önem taşımakla birlikte, Mars’ın tetiklemeleri en önemlisi olarak kabul edilir. Bu yüzden Mars’ın tutulma derecesini tetikleyeceği tarih altı aylık süreci aşmasına rağmen, onu da dahil ettim. Gezegenlerin yörüngelerinin değişkenliği yüzünden hızlı ve yavaş hareket etmeleri dolayısıyla transit toleransları değişmekle birlikte, Jüpiter ve Satürn için 1 derece, diğerleri için 3 derece tolerans alabiliriz. Bu şartlarda yukarıda yazılan tarihlerde Merkür, Güneş ve Venüs için (+-) 3 gün, Mars için (+-) 6 gün tolerans almalıyız.

İkizler Burcu Yönetimindeki Yerler

Tutulma İkizler burcunda gerçekleşeceğinden, hangi bölgelerin tutulmadan jeolojik, politik, ekonomik anlamda etkileneceğini saptamak için dikkate alacağımız önemli noktalardan biri, İkizler burcu kapsamındaki yerlerin hangileri olduğunu tespit etmemizdir.

•          Ma’şar-Bonatti: Azerbaycan, Ermenistan, Mısır

•          Lilly: Doğu Almanya, Hollanda, Brüksel, Doğu İtalya, Orta İspanya, Ermenistan, Belçika, İngiltere, Londra, Belçika, Fransa

•          Jacobson: Ermenistan, Belçika, Brüksel, İtalya, Londra, Los Angeles, İngiltere, Libya, ABD, Uruguay, Versay (Fransa)

Tutulmanın İrtibat Kurduğu Bazı Ülke Haritaları

Tutulma şu ülkelerin astrolojik haritaları üzerinde etkili gözüküyor:

  • Türkiye (Ay)
  • Filistin (Uranüs)
  • Avustralya (Neptün)
  • Japonya (Ay)
  • New York (Venüs, Mars)
  • Ermenistan (kare Güneş)
  • İtalya (kare Güneş)
  • Mısır (Güneş)
  • Kuzey Kore (Uranüs)
  • Güney Kore (Uranüs)
  • Kanada (Ay)
  • İngiltere (Uranüs)
  • İran (kare Merkür-Mars)
  • Peru (Uranüs kare Plüton)
  • Guatamela (Uranüs)
  • Filistin (Uranüs)

Tutulma Vatikan ve Papa Benedictus’un haritasını da tetikliyor:

  • Papa Benedictus (Mars)
  • Vatikan (Satürn)

Tüm bu haritaların her birini tek tek yorumlamak çok fazla zaman ayırmak gerektirdiğinden, bunlardan sadece bazılarına değineceğim.

Vatikan ve Papa İçin Zor Zamanlar

21 Aralık 2010’da gerçekleşecek Ay tutulması ise, 2010 yılının en önemli Ay tutulmasıdır ve büyük çaplı olayları tetikleyebilir. Bahsettiğimiz gibi, bu tutulma 29 derece İkizler burcunda gerçekleşecektir ve Balık burcunun son derecelerinde bulunan Jüpiter-Uranüs kavuşumuyla sert bir açı formu oluşturmaktadır. Bu da astrolojik olarak 2010 sonunda ve 2011 yılında, dinsel kökenli sorunlar yüzünden anlaşmazlıklar ortaya çıkması olasılığını güçlendirmektedir. Bu anlaşmazlıklar kutsal sayılan yerler, kişiler yüzünden körüklenebilir. Bu tutulma haritası, Vatikan astrolojik haritasını ve Papa Benedict’in astrolojik haritasını da tetiklemektedir.

1094-1148 yılları arasında yaşayan, İrlanda Manastırı’nı kurmuş ve piskoposluğa kadar yükselmiş olan İrlanda'lı Aziz Malachi’nin, Benedict XVI'in son Papa olacağına, suikaste kurban gideceğine yönelik kehanetinden pek çoğumuz haberdarızdır. Aziz Malachi'nin, şu an Papa olan Benedict XVI'e kadar seçilen tüm Papa'lar için öngördüğü kehanetlerinin tutmuş olduğu söylenmektedir. Şifre çözücü Peter Lorie'ye göre, ünlü kahin Nostradamus’un tanınmış eseri Yüzyıllar'ındaki kehanetlerin birçoğu, Roma Katolik Kilisesi'nin yirmi birinci yüzyılın başında ciddi problemlerle karşı karşıya kalacağını göstermektedir. Nostradamus'a göre de son Papa'nın adı Peter olacaktı. Peter'in vücudu saygısızca sokaklarda dolaştırılacaktı. Gerçekten Benedict son Papa mıdır? Papa’lığın sonuna mı geldik? Bu iddiayı astrolojik olarak değerlendirebilmemiz için, iki astrolojik harita üzerinde çalışmamız gerekecek. Bunlardan biri Vatikan’ın, diğeri de son Papa’nın astrolojik haritalarıdır. Satürn-Uranüs karşıtlığını, Katoliklerin Ruhani Lideri, son Papa Benedict’in astrolojik haritası üzerinde değerlendirdiğimizde, oldukça dikkat çekici etkileşimler bulunduğuna şahit oluyoruz. Jüpiter’le birleşen karşıtlık, haritanın Jüpiter, Merkür ve Mars derecelerine stresli irtibatlar sağlıyor. Benedict’in haritasında, hayatın sonu ile ilişkilendirilen 4. evinde Mars’ın yerleşmiş olması, saldırılara uğrama ihtimalinin güçlü olduğunu göstermektedir. Aşağıda Papa Benedict’in astrolojik haritası üzerinde 21 Aralık 2010’daki Ay tutulması haritasını görüyorsunuz.

 

 

21 Aralık 2010’da gerçekleşecek bu sert Ay tutulmasını Vatikan’ın astrolojik haritasının üzerinde değerlendirdiğimizde, 28 derece Yay’da yerleşmiş olan Satürn’ün neredeyse tam üzerinde çalıştığını görmekteyiz. Satürn, kurulu düzen demektir. Sert açı aldığında, kurulu düzenler yıpranır ve hatta yıkılma durumuna gelir. Aşağıda, Vatikan astrolojik haritası üzerinde 21 Aralık 2010’daki ay tutulması haritasını görüyorsunuz.

 

 

Dinsel kurallara, kurumlara veya kişilere yönelik isyankar çıkışları işaret eden bir başka döngü olan Uranüs-Plüton döngüsü de, inançların ve inanç temsilcisi kurumların yıpranması anlamında, 2010 yılı sonundaki tutulmada etkin olan gezegen kombinasyonlarıyla benzeri etkileri göstermektedir. Bu döngü 2011 yılından itibaren etkin olmaya başlayacaktır ve 24 Haziran 2012’de kesinleşecektir.  Bu iki gezegenin birbirleriyle sert açısı, Vatikan’ın astrolojik haritasının, birbirlerine kare açı yapan Uranüs-Plüton derecelerine de sert açı yapmaktadır. Bir astrolojik haritadaki yerleşimin, gökyüzünde de görülmesi, kadersel olarak önceden yazılmış olanın gerçekleşeceğinin işaretçisi olarak algılanır. Neptün’ün de astrolojik haritanın 7. evine giriş yapıyor olması, haritanın Ay ve Güneş derecesine kare açı yapacak olması, Vatikan’ın iktidar gücünün, giderek çözülmeye başlayacağını gösteriyor. Uranüs-Plüton karesi, Benedict’in astrolojik haritasının Güneş-Ay karşıtlığını da tetiklemektedir. Bu şartlarda 2010-2016 yılları arasında, Papa’yı ve Vatikan’ı zor zamanların beklediğini öngörmek hatalı olmayacaktır...(Büyük Uyanış kitabımdan alıntıdır)

İran

Haritayı Tahran’a göre çıkarttığımızda, tutulmanın Merkür-Jüpiter-Uranüs ile oluşturduğu T-karenin köşe evlere düştüğünü görüyoruz. Bu gergin açı kalıbı dünyadaki tüm bölgeler için çıkartılan haritalarda geçerlidir; ama bu haritada olduğu gibi, köşe evler dediğimiz alanlara düşen bölgelerde etkinliğinin daha belirgin olacağı düşünülür. Bu şartlarda, stresin kaynağı bize Orta Doğu’yu işaret etmektedir. Tutulmanın yöneticisi Merkür Yay burcundadır ve problemin uluslar arası boyutu etkileme riskinin olduğunu göstermektedir.

Haritada tutulma derecesinin Jüpiter-Uranüs kavuşumuyla sert açısal irtibatta olduğunu görüyoruz. Bu sert etkileşimler, fanatikçe saldırılara sebep olabilir. Bu etkileşimler İran haritasının 8. evinde yerleşmiş olan Mars-Merkür kavuşumunun üzerinde oluşacak. Bu yerleşimler İran için tehlike zillerinin çalmakta olduğuna işaret edebilir. 8. ev tehlikler, stres ve gerginliklerle, aynı zamanda ekonomik konularla ilişkilidir.

Mısır

Tutulma Mısır astroloji haritasının Güneş derecesini tetikliyor ve Ay derecesine de biraz uzak bir toleransla kare açı yapıyor (8 derece). Tutulma haritasının Jüpiter-Uranüs dereceleri de, Mısır astroloji haritasının Ay ve Güneş dereceleriyle çakışıyor. Ayrıca transit Plüton Mısır astroloji haritasının Mars derecesini, transit Satürn ise Mısır astroloji haritasının Merkür-Uranüs-Kiron ve Satürn derecesini tetikliyor. Bu şartlarda Mısır’ın politik ve idari açıdan yoğun baskı altında kalacağı, uluslar arası ilişkilerde, ekonomik ve sosyal alanda önemli gerginlikler yaşayacağı bir süreçte olduğunu öngörebiliriz.

Guatemala

Tutulma haritasını, tutulmayı tam olarak izleyen yerlerden biri olan Guatemala’ya göre çıkarttığımızda, ilginç bağlantılar buluyoruz. Guatemala astroloji haritasında Uranüs-Neptün kavuşumunun Plüton ile doksa derecelik sert bir açısı var. Haritanın Tepe Noktası’ndaki Güneş-Merkür kavuşumu da işin içerisine katıldığında, haritada oldukça belirgin ve etkin bir t-kare açı kalıbı oluşuyor. Aşağıda tam Ay tutulması haritasının Guatemela astroloji haritası üzerindeki izdüşümünü görüyorsunuz.

 

Tam Ay tutulması derecesi ve Merkür’le birlikte bu haritanın Jüpiter-Uranüs kavuşumu, Guatemela astroloji haritasındaki gergin t-kare açı formasyonunu tetikliyor. Ayrıca transit Satürn, Guatemala haritasının Venüs-Mars-Satürn arasındaki t-kare açı kalıbını tetikliyor ve Mars haritanın 8. Evinde yerleşiyor. Tüm bunlar bize tutulma civarındaki günlerde Guatemala’da sosyal ve politik huzursuzlukların, sert ve şiddete yönelik etkilerin, doğal felaketlerin etkin olabileceğini düşündürüyor. Öte yandan, tam Ay tutulmasının bilinçte sıçramalar yaratan, yeni boyutlara taşıyan ani entelektüel ve kozmolojik ufuklar açan,  bilinen zaman ve uzay kavramının değişmesine yol açan, yaratıcılığın zirvelerine taşıyan etkilerini de ortaya çıkarması gayet yüksek olasılık. Ayrıca bu bölgede UFO deneyimlerinin sıklaşması, paranormal olaylar gibi şeyler de yaşanabilir tutulmayı takip eden süreçte; özellikle de altı aylık süreç içerisinde.

Peru

Bu kadar yoğun olmasa da, benzeri etkiler Peru için de söz konusu olabilir. Tutulma ve tutulma ile yaklaşık doksan derecelik sert irtibat kuran Jüpiter-Uranüs kavuşumu, Peru astrolojik haritasının partil kare açı yapan Uranüs-Plüton’unu tetikliyor. Bu tetiklemeler, travmatik ve dramatik sonuçlara yol açabilir.

 

Türkiye Astrolojik Haritası da Tetikleniyor!

 

Türkiye Astrolojik haritasının da Ay derecesi 29 derece İkizler’dir. 21 Aralık 2010’da İkizler burcunda gerçekleşecek Ay tutulması, Türkiye açısından da çok önem taşımaktadır. Bu tutulma halkın kendi içinde gerginliklerini, zarar görülmesini, kadın figürlerinin zorlanmasını, sağlık sorunlarını ve en çok da gizli düşmanlıkları tetikleyici etkiler taşımaktadır. Ayrıca Plüton’un ve Mars’ın da açık düşmanlıklar alanımızı tetikliyor olması, 2010 yılının son günlerinde ve 2011 yılının ilk yarısında, açık ve gizli düşmanlıklara muhatap kalma olasılığımızın güçlü olduğunu göstermektedir. Uranüs-Plüton arasında etkinleşecek sert açının 2011 ve 2012 yıllarında maksimum etkili olacağını göz önüne alırsak, Türkiye açısından dikkatli adımlar atmak gereken, uluslar arası gerginliklerin içinde kalınacak ve tarafı olunacak bir süreçten geçileceğini söyleyebiliriz. Aşağıda, TC astrolojik haritası üzerinde, 21 Aralık 2010’ta gerçekleşecek tam Ay tutulması haritasını görmektesiniz.

 

Ay tutulması haritasının TC astrolojik haritasının 12. ve 6. Evlerini etkiliyor olması ve gökyüzünde oluşacak T-karenin astrolojik haritamızın 10. Evini de içine alıyor olması, hükümeti ve geleceği ilgilendiren konularla ilgili streslere, engellenme veya gizli düşmanlıkların, entrikaların içerisinde kalma riskini de gösteriyor. 12. Ev gizlide olanı gösterir ve bu alana denk gelen tutulmalar, gizlide olanın açığa çıkacağına işaret eder. Bu şartlarda, tutulma civarındaki günlerden itibaren ortalığı karıştıracak bilgi ve istihbaratların ortaya çıkması olasıdır. 6. Ev ise, güvenlik güçleriyle, daha özel ifadesiyle olarak ordu ve donanma ile ilişkilidir. Tutulma haritasının Mars ve Plüton derecesinin, TC astrolojik haritasının 7. Evine düşüyor olması da, uluslar arası alanda giderek yıldızlaşmaya başladığımız bu süreçte, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dahili ve Harici Bedhahların Olacaktır" ifadesini hatırlatmaktadır. Açık düşmanlıklara, kıran kırana rekabete ve bölgede liderlik çekişmelerine hazırlıklı olmamızın zamanı gelmiştir. Ay tutulması derecesinin, astrolojik haritamızın tam da Ay derecesi üzerine düşüyor olması, halk içinde huzursuzluklara ve kutuplaşma riskine işaret edebilir. Ayrıca, dikkatli olunmaz ise halk ile güvenlik güçleri arasında tatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu yerleşimler, güvenlik güçlerinin terörü bertaraf etmek için daha aktif olacağı bir sürece de işaret edebilir.

Şimdi gelelim tutulma anı için çizilen haritanın tek başına değerlendirilmesine. Aşağıdaki Ankara’ya göre çizilmiş astroloji haritasında, Kova burcunun yükselmekte olduğunu görüyoruz.

 

 

Kova burcu yaratıcılıkla, idealizm ile insani öğelerle ilişkilidir. Haritanın 1. Evinde yerleşimde olan Neptün-Kiron kavuşumu da, bu idealizmi ve yaratıcılığı arttırmakta, yardımlaşma ve yaraları sarma arzusunun ön planda olacağını göstermekte. Herkesin eşit olmasını arzu eden ve sosyal değişimi insanlık temeline koymayı hayal eden bir profil çizebilir, insani amaçlı projelerde daha fazla yer alabiliriz. İlham ve hayal gücümüzün yükseleceği bu süreçte, sezgilerimiz ve ileriyi görebilme yeteneğimiz de artacak. Risk olarak bu yerleşim inançlarla ilgili konularda kritik zamanlarda olunacağını, kararsızlık temasının egemen olacağını, sularla ilgili veya yağışlar yüzünden sorunlar yaşanabileceğini düşündürüyor.

Yükselen yöneticisi Satürn yüceldiği Terazi burcunda ve haritanın 8. Evinde yerleşimde, dönüşüm krizi deneyimlenmesinin yanı sıra, finansal konuların da önem taşıyacağı bir süreçte olunduğunu gösteriyor. 12. Evin de yöneticisi olan Satürn’ün 12. Evde yerleşimde olan Mars ile sert açısı, gizli düşmanlıklara açık olunduğunun, bu yüzden ve hastalıklar, terör, doğal afetler gibi sebepler yüzünden kayıplar verilmesi riskinin de çok olduğunu gösteriyor. Mars’ın 12. Evdeki yerleşimi ve Plüton ile kavuşumu, suç oranlarında ve organize suçlarda artışlara, örgütleşmelere, ıslah evleri, hapishaneler, hastaneler gibi kapalı alanlarda suçların artmasına, yangın ve patlamalara, kanun dışı davranışlara, entrikalara, terör ve suikast girişimlerine işaret edebilir. Ceres’in 12. Evdeki yerleşimi, ekinlerin verimsizliğine, topraklarla ilgili sorunlara, yereli beslenememe veya hormon gıdalar vb unsurlar yüzünden ortaya çıkan sorunlara işaret edebilir. Bu konular yüzünden kısıtlanmalara gidilebilir.

Milletçe önemli zorluklarımız ve streslerimiz olsa da, yıl genelinde büyük adımlar atma, gelişme ve dikkat çekme dönemindeyiz; özellikle de dış başarılarımız dikkat çekecek. Haritanın 11. Evinde yerleşmiş olan Güneş-Merkür kavuşumu, yeni gruplar, güçlü ittifaklar içerisinde olma, uluslar arası alanda saygınlık ve başarı, dikkat çekme, dost ülkelerden destekler, Meclis’ten olumlun yasaların geçmesi, AB’ye alternatif bir gruplaşma içerisinde olma, Nato ve benzeri askeri ittifaklar içerisinde önem kazanma sürecinde olduğumuzu gösteriyor. Buna karşı çıkanlar, kıskançlıklar, liderlik çekişmeleri, dış alandan bazı baskılar, dış tehditlere açıklık, bölgede savaş rüzgarı estirecek gelişmeler yaşayabiliriz. Bu alanda Merkür’ün geri harekette olması, karalayıcı kampanyalar, iftira ve dedikodular riskini de göstermekte.

Önemli asteroidlerden biri olan Vesta, Yay burcunda hareket etmektedir, Antares yıldızıyla birleşmektedir ve haritanın 10. Evine, Tepe Noktası’na yakın düşmektedir. Bu yerleşim idealde, bu yıl ülkemizin tüm insanlık adına görev üstlenebileceğini, tüm organlarıyla ve hatlarıyla (özelle hükümet) enerjisini tüm insanlığın geleceği adına ortaya koyması gerektiğini göstermektedir. Ülke olarak, geleceğe yönelik hedefler için kendini adama, inandığımız değerler uğrunda yeni yollar ve hedefler belirleme, yeni vizyon çizme zamanlarındayız. Umarım şu anki hükümet ve tüm yöneticilerimiz bunun farkına varır ve gereğini yerine getirir. Bu yerleşim astrolojik olarak, Türkiye’nin yepyeni bir vizyon çizmeye başlayacağını anlatabilir pek rahatlıkla. Vesta’nın Antares ile haritamızın Hükümet ve yöneticileri, genel anlamda dışarıdan gözüken gücünü temsil eden alanda kavuşumda olması, büyük başarılara işaret edebilir. Bu yıuldızlaşma ve dikkat çekme sürecinde önemli pozisyon tutan idarecilerimizin dikkat etmesi gereken en önemli nokta, ideal ve inançlarda aşırılığa kaçma ve takıntılı hareket etmektir (Yay burcu temaları). Bir Kraliyet Yıldızı olan Antares’in Vesta ile birleşiyor olması, kendimizi adayacağımız hedeflerimizde fanatik, dikbaşlı, inatçı, ısrarcı veya takıntılı olmamızın büyük yıkıma yol açabileceğine işaret etmektedir.

Önemli asteroidlerden bir diğeri olan Pallas, haritanın 11. Evine düşmektedir. Astroloji’de Pallas, kadın figürlerinin savaşma gücünü ve bunu zekice yapmasını temsil eder. Pallas’ın Kuzey Ay Düğümü ve Plüton ile kavuşum yapıyor olması, ülkemiz kadınlarının organize olması, güç kazanması, bu güçlerini politik alanda kullanması, kanun ve düzenlemelerde kadınlara daha fazla imkan ve hak sağlanması anlamına gelmektedir.

Öte yandan, Uranüs-Juno karşıtlığı, sadece Türkiye için çizilmiş haritada değil, genel anlamda evlilik ve ilişkilerde sorunlara, boşanma ve ayrılıkların artması riskine işaret etmektedir.

Madem ki bir Ay tutulması haritasını inceliyoruz, bu şartlarda Ay'ın düştüğü ev çok önemlidir. Haritada Ay 5. eve düşmektedir. Bu ev Dünya Astrolojisi'nde genç nesil, öğrenciler, çocuklar, sanatsal aktiviteler ve sanatçılar, sporcular, borsa, şans oyunları, eğlence ve gösteri merkezleri (sinema, tiyatro vs), turizm, aracılar, diplomatlar, ataşeler, kamuya açık ile ilişkilidir. Güney Ay Düğümü ile birleşmekte ve İkizler burcunda yerleşimde Ay, bu saydığımız alanlarda sorunların, zorlanmaların ortaya çıkabileceğini; özellikle kadın figürleriyle: kadın sanatçılar, kadın yazarlar, kız öğrenciler, kadın sporcular, kadın diplomatlar, jet sosyeteye dahil kadın figürleri ile ilgili stres getiren durumları, kayıp ve incinmeleri, spekülasyon ve karalamaları işaret edebilir. Güney Ay Düğümü'nün bulunduğu yerde, daha evvel yapılanların geri ödenmesi söz konusudur. Bu yüzden bu saydığımız alanlarda ortaya konulacak negatif tavırlar, çabuk bir şekilde negatif olarak geri dönebilir...

Herşeyin tüm dünya ülkeleri ve insanlık için en hayırlı şekilde gelişmesi dileğiyle...


Bu Başlıklar da İlginizi Çekebilir.

Astroloji'de Yazar Olmanın İşaretleri...Yazar mı olmak istiyorsunuz veya kitap yazmak? Ne duruyorsunuz, okuyun! Sizlerle yine enteresan bir...

İkizler Burcunda Ay Tutulmasının İçimize Seslenişi...Bugün (28 Kasım 2012 Çarşamba)  saat 16:34 gibi , bu senenin son tutulması İkizler burcunda ger...

Boğa Burcunda Güneş Tutulması ve BİZ...10 Mayıs 2013 tarihinde 19 derece Boğa burcunda halkalı güneş tutulması gerçekleşiyor. Tutulmanın iz...

27 Mart 2013 Venüsyen Dolunay...27 Mart 2013 Çarşamba günü 6 derece 53 dakika Terazi burcunda Venüs ile çok yakın derecede birleşen ...

Okunma 21727 defa
Öner Döşer

12 02 1966, saat 20:41 İstanbul doğumludur. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümü mezunudur. Dört kuşaktan beri süre gelen aile geleneğini bozmayarak, tatlı mecburiyetler sonucunda başladığı ticaret hayatını, bu başlangıçtan tam 20 yıl sonra, 2003 Haziran ayında, gençliğinin büyük bir bölümüne ev sahipliği yapmış olan Kapalıçarşı’dan ayrılarak noktaladı. Bu tarihten itibaren sadece gönülden sevdiği astrolojiyle ilgilenmekte, astroloji danışmanlığı ve eğitmenliği yapmaktadır. Astroloji Okulu’nun kurucusu olan Öner Döşer'in, şu ana kadar yayınlanmış sekiz kitabı bulunmaktadır:

Web site: www.astrolojiokulu.com

@derki.com. Tüm hakları saklıdır. Yazılardan kaynak gösterilmek şartıyla alıntı yapılabilir.