Güneş Tutulması-Uzaklardan Gelen

1.288 views

Hiç bu kadar uzak gelmemişti, güneşin doğuşu. Karanlık bir gecenin içinde, kime ve neye güveneceğini bilmeyen topluluklar gibiyiz. Kime ne anlatsak, kime nasıl güvensek, kim bunları bize karşı kullanır derken, sohbetlerimiz azaldı belki de. Güven duygumuzu yitirmekteyiz. Yalnız hissetmekte olan ruhumuza doğacak güneşi, içimizi ısıtacak sohbetleri, bizi huzurlu kılacak günleri beklemekteyiz. Evet, çok fazla beklentimiz var gelecekten. Evet, çok fazla hayal kurduk ve artık belki de güzel günleri, güneşli günleri hak ettiğimizi düşünüyoruz. Öyle ya, hiç hak etmediğini düşündüğümüz insanlar mutlu görünüyor. Bizde eksik olan ne? Neyi başaramıyoruz? Neyi yoluna koyamıyoruz? Hiç bu kadar soruların kafamızın içinde dolandığı bir süreç yaşamamıştık belki de, ne olacak? Nasıl olacak? Umut var mı?

Var. Şafak söküyor ve bir anda karanlıktan çıkınca, ışığın rahatsız ettiği yerdeyiz. Büyük bir değişim yaşadık, fark edenler oldu, fark etmeyenler oldu. Sıkıntılar, hastalıklar ve belki de kayıplar yaşayanlar oldu. Mutlu olanlar, kazananlar da oldu. Süreci algılayamayanlar oldu, bu kaygı yarattı, kaygı oradan oraya savruldu. Herkesi tek tek gezdi. Ne olduğunu tam olarak idrak edemediğimiz bir sürecin içinden geçiyoruz. Bir kara delikten geçiyoruz. Ancak her süreç gibi bu da son bulacak ve güçlü, farkındalık içinde bu süreci kucaklayanların güneşi doğacak. Işığın değeri tekrar anlaşılsın diye, en karanlık yerlerden geçiriliyor Dünya. Çünkü artık hiçbir şeye değer vermez olduk, çünkü unuttuk. Sevgiyi, saygıyı, ahlakı, kapasitemizi, yeteneklerimizi ve bu yetenekleri insanlık adına kullanmayı, katkı olmayı, yardımlaşmayı, beraber yürümeyi, insan olmayı unuttuk. Hatırlatılıyor. Uzaklardan gelen bir ışıkla, karanlığın içine umut gibi düşen o ışıkla.

Bir Güneş tutulması gelmekte. Bu sefer tam olarak herkesle özel olarak ilgilenecek bir Güneş tutulması. Herkese tek tek hatırlaması gerekenleri hatırlatacak bir Güneş tutulması. Ruhsal yolculuğun tam olarak başladığı bir Güneş Tutulması. Yeteneklerinizi ve kapasitenizi ortaya çıkarmanız için fırsatların önünüze geleceği, neyle ilgileniyorsanız ve geçtiğimiz yıllarda çaba gösterdiğiniz her ne konu varsa, bunların hediyelerini getiren bir Tutulma. Değişime direnmeyenlerin, tutunduklarını bırakanların, yoluna niyet edenlerin, seçimini yapanların kapılarını açacak bir Tutulma. İlişkiler konusunda karşı tarafa yöneticilik yapmaya çalışanların zorlanacağı ve bazı özgürlüklerin isteneceği bir süreçteyiz. İlişkiler ve para fazlasıyla ön planda olabilir hayatınızda bu dönem. İlişkisi olanların ilişkiye bakış açısı değişebilir, iletişim kurmakta zorlanılabilir, ilişkiye biraz daha özen gösterilmesi istenebilir karşılıklı olarak. Maddi kaygılar uzun zamandır olduğu gibi, bu dönem de devam edebilir, ancak kaygı yerine planlama yapmak ve seçim yapmak katkı olabilir. Çünkü şu an kaygı ciddi anlamda kollektiften yayılan bir durum. Bir sıkıntı halinin, sıkıntı olmasının baş sebebi, sıkıntının ne olduğunu fark edememektir. Fark edememek çözüm üretememektir, bu da baskı yaratır. Şu an sıkıntı veren şey, kollektifin geleceğe dair kaygısı, özellikle maddi kaygısı. Kaçma isteği, kurtulma isteği, hemen her şey olsun isteği ve her gün uyandığında aynı sürece uyanıyormuş hissinin verdiği sıkıntı olarak özetlenebilir.

Yolunda gitmeyen bir şey var, ilerlemiyormuş gibi zaman, ilerleyemiyormuş gibisin. Çünkü sana başarılı olmak nasıl gösterildiyse, o yolda ilerlemeye çalışıyorsun. Yapay iletişimlerle gününü geçirmek artık yeterli gelmiyor, yapay sohbetler seni açmıyor, eskiden seni mutlu kılan şeyler değişmekte. Bunların hepsinin farkındasın ancak uyum sağlamaya çalışıyorsun çevreye. Artık çok uzun bir döngü bu 3 tutulmayla birlikte kırılıyor ve bu son Tutulma. Son aylarda yaşadığın tecrübeleri, sana gelen mesajları, hayatındaki insanları gözden geçir. Değiştirmeye direndiklerini, inanmadıklarını ve inandıklarını, hayatına çekilen durumları, geleceğe dair değişen düşüncelerini, günlük yaşantındaki değişimleri, ruhsal anlamda sürecin nasıl göründüğünü görmeye çalış. Deneyim. Bu sürecin en önemlisi deneyimlemek, bu yüzden ne yazılırsa yazılsın, ne okursan oku, ne söylenirse söylensin, Sen deneyimlediklerin kadar olacaksın ve bu deneyimler seni, sen yapacaktır.

Yarın uyanacaksın. Yarın uyandığında bir şeylerin değişmediğini göreceksin, yarın sabah yine aynı güne uyanmış gibi hissedeceksin, yarın sabah döngünün kırılmadığına inanacaksın, yarın sabah yeni bir dünyaya uyanmış gibi hissetmeyeceksin. Çünkü zihin, hiçbir şeyin değişmeyeceğine öyle odaklanmış ki, öyle bir döngünün içinde yaşıyor ki, öyle düşüncelerle manipüle ediyor ki, öyle inançsız ki ve öyle ele geçirmiş ki çoğu şeyi, hiçbir şey değişmiyor gibi hissediyoruz. Hayır değişiyor. Değişiyor çünkü zihnin erişemediği ve bir türlü ele geçiremediği algılarımız mevcut. Algılıyoruz değişimi, kimseye söyleyemiyoruz belki, kendimize bile itiraf edemiyoruz ama değişiyor. Her ne kadar acıdan ve nefretten işlev gören, her şeyin kötüleşeceğine dair söylemler olsa da, her ne kadar intikam söylemleri ayyuka çıksa da, her ne kadar kaostan beslenenler çoğalsa da ve bunu bir eğlence gibi görmeye başlasa da, değişim gerçekleşiyor. Belki birçok şey yıkılacak evet, belki birçok şey yok olacak evet, ancak son olmayacak, başlangıç olacak. Çünkü o kadar doldu ki insan, bir şeyleri yok etmeden yerine bir şey koyamaz oldu.

Huzursuzluk. Bir an enerji doluyken, bir an yataktan kalkacak gücü bulamayabiliriz. Bu bir enerji sirkülasyonu. Şu an yaşanan her şey yeni, enerjiler, algılar, yaşananlar temiz ve saf. Bu yeni enerjiyi sadece tüketmek yerine, önce algılayıp daha sonra kabul edip, bunu hayatımıza enjekte edebiliriz. İşte burada beklenmedik hastalıklar, ağrılar, sıkıntılar, huzursuzluk hali devreye giriyor. Çünkü beden ve ruh bu enerjiyi tanıyamadığı için tepki verebilir başta. Ancak zaman geçtikte ne kadar katkı dolu bir dönemde olduğumuzu algılayacağımızı düşünüyorum.

Bugünlere gelene kadar fazlasıyla yargılandınız, bir güç aradınız, size güvenilmesini ve belki de biraz da destek verilmesini istediniz. Ancak yolun sonunda hep bir başınıza kaldığınızı hissettiniz. Yol arkadaşlığı yapmak istediniz, yalnız başınıza yürümeniz gerektiği söylendi. Yalnız başınıza yürümek istediniz, kalabalıklara karışmanız gerektiği söylendi. İstekleriniz ile hayat şartları ve çevreniz çatıştı. Hayalleriniz ile cebiniz çatıştı. Hedefleriniz ile yaşadıklarınız çatıştı. Geçmişiniz ile geleceğe dair inancınız çatıştı. Yürümek istediğiniz yol ile aileniz çatıştı. İnanmak istedikleriniz ile öğrendikleriniz çatıştı ve siz hep arada kaldınız. Her yerinizden çekildi, ne zaman yükseliyor gibi hissetseniz, bir güç paçalarınızdan tuttu. Ne zaman ilerlediğinizi düşünseniz, sırtınızdan tuttular. Şimdi bunların hepsinden özgürleşmenin yamacındasınız. O karanlık yerden çıkıp, ‘ışığınıza’ ulaşacağınız yerdesiniz. Karanlığınıza teşekkür edip, gözlerinizi açacağınız ve yepyeni bir dünyaya adım atacağınız yerdesiniz. Karanlıkta, yani güvenli ve konfor alanında kalmak isteyenlerle vedalaşıp, artık kendi yolunuza çıkacağınız yerdesiniz.

Uzaklardan gelen bir siz var, uzaklardan hep beklediğiniz. Hep uzaktan silüetini görüp umutlandığınız, karanlıklarda size umut olan, acı çektiğinizde acınızı hafifleten, dibi gördüğünüzde kalkmanızı sağlayan, yorulduğunuzda size güç olan uzaklardan beklediğiniz gelmekte. Şaşırmayın, o size çok benziyor, sadece dış faktörlerden arındırılmış bir siz. Sadece size ait olan, sadece siz olan. Kendinize teşekkür edin, kendinizi affedin, kendinizden intikam almayı bırakın, kendinizden nefret etmekten vazgeçin ve kendinizi kucaklayın. Çünkü sizden başkası yok. Beklediğiniz de, kendinizden başkası değil. Bir kurtarıcı aramayı bırakıp, kendimizi fark etmemiz gereken yerdeyiz.

Bir sen varsın, bir de beklediğin sen. Uzaklardan gelen.

1 Yorum

Yorum Yapın