Güneş Tutulması ile Birlikte Çiçek Açalım

702 views

Temmuz ayı bizleri güneş tutulması ile karşılıyor. Dünyamız, yaşam kaynağımız güneş ve gecelerimizin ışığı Ay ile yan yana geliyor. Bu yakınlaşmanın yarattığı enerji ile yeni kapılar aralıyoruz, bulduğumuzu açma cesaretini hissetmeye başladık bile! Bir şeyler olacak ama ne? 
Yengeç, gelişmeye büyümeye ve yayılmaya yatkın bir modeldir. Bu büyüme maddesel, zihinsel ve duygusal anlamda ilerlemeyi beraberinde getirir. Çok sayıda insanla bağ kurma, kalbini açma, ilgi gösterme, annelik-abilik-ablalık-babalık yapma gibi.

Dünyada olup bitene duyarsız kalamamanın verdiği duyarlılık ile birlikte sosyal projelerde, politik etkinliklerde yer alma, çözüm bulma yardımcı olma ihtiyacı ile bir işin fikrin insanın elinden tutma gibi bizi “insan” yapan, sağduyulu kılan özellikler yengeç burcundan çıkar. Öyleyse önümüzdeki 6 ay boyunca yüreğimize dokunan bizi harekete geçiren birden fazla konu ile karşılaşabiliriz. Bir şeylerin doğru olmadığı daha iyi olacağı inancı ile kendimize inandıklarımıza ve önem verdiklerimize daha çok sahip çıkıp arkasında durabiliriz. Daha çok çiçek açsın, güzellik ve iyilik kazansın diye emek harcayabiliriz. Akdeniz açıklarında 53 göçmeni kurtaran kaptan #carolarackete örneğinde olduğu gibi 👌🏻

Bu süreçte dikkatinizi çekmek istediğim iki konu var; ilki 8 temmuzda başlayacak merkür retrosu! Tutulma sırasında yavaşlayan merkür, sonrasında geri gitmeye başlıyor ve ulaşmak üzere olduğu Uranüse değmeden yavaşlıyor. Yani, ok yaydan tam fırlayacakken bir şey oluyor. bir düşünce mesele kişi veya eksik kalan bir şey, tamamlanması gereken konular bizi yavaşlatıyor. 1 Ağustos yeniayından önce önemli adımlar, kararlar almamanızda fayda var. Daha çok süreci pazarlık yapmak, araştırmak hazırlanmak için kullanın. Hemen evet veya hayır demeyin. yine aynı süreçte devam eden satürn ve güney ay düğümü birlikteliği, bizi köşeye sıkıştıran yoran alışkanlık ve tutumlarımızı bırakmadan yol alamayacağımızı anlatıyor. Değişen yerinden oynayan birden fazla taş var bulunduğumuz zeminde. Kendimize yeni ve güvenli bir alan yaratmaya bakmalıyız. Bizi geleceğe taşıyacak güvenli sıcak bir yuva gibi. Kabuğumuzu yeniden örmek ve güçlendirmek fırsatı her zaman karşımıza çıkmaz.

Son zamanlarda çok sık kullandığımız #herşeyçokgüzelolacak sloganı, yeşeren umutlar, sevgi dili, aile vurgusu, sağduyu, Onur Haftasına olan destek (yengeç vurgusu), insanların yerel yönetimlere ve işleyişine (oğlak) merakı ve sahip çıkması hiç de boşuna değil! Çünkü artık giden süren düzenden kimse memnun değil. Samimiyet sıcaklık içeren bir dünya ülke ve ilişkiler istiyoruz. Küçük köylerimize sahil kasabalarına dönüşün yollarını arıyoruz. Fiziksel maddesel olarak küçülüp vicdan ve merhamet açısından büyümeye özlem duyuyoruz öyle değil mi? Güzel şeyler olurken elbette bizi bekleyen zor zamanlarda var. En yakını 29 Eylül yeniayı. Türkiye haritasını birden fazla noktadan tetikleyen temalar var. Bir ülke halkı neden korkarsa onu yaşayacağız, güçlenmek büyümek ve inancımızı yükseltmek için 🙏🏻

Yorum Yapın