Güneş Tutulması – Çarpışma

1.223 views

Sabaha kadar düşünebilir, akşama kadar konuşabilirsin. O derdinden, o isyanından bahsedebilirsin. Anlatabilirsin nedenlerini, yapılan haksızlıkları, hayal kırıklıklarını. Ağlayabilirsin, bağırabilirsin. Neden böyle oldu? Ne zaman ulaşabileceğim oraya? Biliyorsun geçmişimi, yaşadıklarımı, isteklerimi, yaşayamadıklarımı. Özlediklerimi biliyorsun diyebilirsin. Biliyorum, biliyorlar. Sen biliyor musun? Bugünlere kadar neden geldiğini? Neden vazgeçmediğini? Neden burada olduğunu? Kendini nasıl var edebileceğini? Gerçek kılabileceğini? Neden hissizleştiğini biliyor musun? Her şey birkaç saat konuşmadan sonra çözülebilir bir süreliğine, ancak şimdi her şeyi baştan aşağı geride bırakıp, kendini bulma zamanı. Köklerinden beslenip, geçmişinden özgürleşip ne olduğunu anlama zamanı. Bahaneleri bırakma vakti.

Hangi ikilem arasında kaldıysan, karıştıysa kafan bu kadar ve artık bir karar vermen gerekiyorsa, herkesten özgürleşmen gerektiğini biliyor olmalısın. Bu bir yalnızlık değil, bu bir kendine açılan kapı. Sorunların, kafa karışıklıkların ve hatta seni hayal kırıklığına uğratanlar olmasa bu kapıya kadar gelemezdin. Geldin. Şimdi kabuklarını sökme zamanı, kendine ulaşmalısın. Çünkü çözümün, özünde olduğunu göreceksin. Kafan karışık değil, sen bilinmeze gitmeyi sevmiyorsun. Seçim yaparken kötü olacağını da bilsen, bildiğin-tanıdığın yere gitmek istiyorsun. Daha önce açmadığın bir kapı var önünde, üstünde kocaman ismin yazıyor ve sen sana ait olmayan kapıya gidiyorsun. Yine. Sadece bir dakikalığına düşün. Güvendiğin yer, tanıdığını sandığın yüzler, hep açtığın kapılar ya senin tutsaklığın ise? Yarın diye ertelediklerin, belki yarın olur diye umut ettiklerin, dünde kaldı diye üzüldüklerin seni tutsak kılanlar ise? Tadı yok ama aç kalmamak adına yemek zorundasın diye çaldığın kapılar, seni bu sevgi-değer açlığında asıl tutanlar ise?

Güneş Tutulması. Başarısızlık hissinin, işe yaramıyormuşsun gibi gelen hissin, geç kalmışlık hissinin işlendiği ve sonunda bu hislerin içinin aslında ne kadar boş olduğunu gösterecek bir tutulma. Başarıya biçilen değerin, mutluluğu tanımladığın her duygunun ve zamanı anlamlaştırdığın için geç kaldığını sandığın her şeyin bir İllüzyondan ibaret olduğunu, bu illüzyonu yaratanın hayatında olan insanların düşünceleri olduğunu, ailen olduğunu ve hatta sevdiklerin olduğunu gösterecek bir tutulma. Geç kalmadın, zamanın geçmedi, çünkü sen daha kendi zamanını başlatmadın. O kapıdan geçmedin. Sen zamanında ulaşacağın şeye kadar ağladığın için, şimdi de ulaşacağın hayaline gidene kadar ağlamayı seçiyorsun. Ağlasan da, gülsen de varacağın nokta ve zaman aynı olduğunu bildiğin halde, ağlamayı seçiyorsun. Çünkü hissizleşmediğin tek nokta o. Yaşadığını hissettiren his.

Güneş Tutulması. Muhtaç değilsin diyor en çok. Muhtaç değilsin onun sevgisine, onun madde dünyasına, onun hislerine, onun tutacağı ipe, onların senin hakkında düşündüklerine muhtaç değilsin. Öyle bir muhtacım enerjisi yayıyorsun ki, öylesine bir başına beslenemeyecekmişsin gibi yaşıyorsun ki, aradığın değer hiçbir yerden gelmiyor. Kudretli ve ihtişamlı bir insan var içinde, artık ona ulaşır mısın? Bir kere dik dursan, bir kere cesaret etsen kendin için atacağın adıma, hislerin geri dönecek. Geri dönmesini istediğin bir kişi değil, bir madde değil, bir mutluluk değil, geri dönmesini istediğin tek şey tekrar hissedebilmek. Beslenebilmek.

Güneş Tutulması. Kolay olmayacak demekte. Kolay değildir iki birbirine yaklaşan senden birini seçmek. İkisi de senin parçan gibidir, ikisi de sana ait gibi gelir bir noktadan sonra. Köklerinden, tepene kadar sarmıştır seni. Kolay değildir birinden vazgeçmek. Bu çarpışmanın sonunda senden bir tanesi kalacak. Sana ait olan kalsın istiyorsan, haykırmalısın belki de. ‘Bu benim savaşım, bu benim barışım. Bu benim hayatım, benim yaşantım. Benim sorunum ve çözüm benimle. Bu benim kendimle çarpışmam. Bana ait bir yerde, bana ait bir zamanda.’ diye. Öyle özgürleştirici bir senaryo var ki önümüzde, izledikten sonra sırtımızı huzurla yaslayacağız arkamıza ve bir ‘Sonunda, kendimim. Hoşgeldim.’ diyebileceğiz diye düşünüyorum.

Güneş Tutulması. Kariyer açısından önemli kararlar verme aşamasında olduğumuzu göstermekte. Bu süreçte işinden soğuma noktasına gelebilirsin, burada görmen gereken gerçekten ne istediğin? Ertelediğin hayallerin, cesaret edip atamadığın adımların. Artık kariyer konusunda köklü bir değişim gelmekte ve senden artık bahaneler ardına sığınmadan potansiyelini göstermen istenmekte. Ya işini kendine uygun hale getirecek, hakkını arayacaksın, ya da bir değişime gideceksin. Onların istediği gibi değil, senin istediğin gibi olmalı. İş yerindeki rekabetler, aynı meslekten olanların arasında rekabet gittikçe yükselecektir, bu duruma düşmek sadece enerjini yiyecektir, unutma. Bir hedefe ve o hedefin, kararının arkasında duracak güce ihtiyacın var sadece.

Rekabet, kendine güvenmeyenlerin tercihidir, bu dönem önemli olan özgüven olduğu için de, rekabetten uzak, kendine güvenerek adımlarını atmalısın. Rekabet değil, beslemek. Önden koşmak değil, beraber koşmak. El uzatmak, kurtarıcı rolüne bürünmeden. Beslediğimiz kadar besleneceğiz. Bu yüzden bir olmalı, hep beraber geçmeliyiz bu süreci. Bu tutulma sana kendine ait bir yer, psikolojini güçlendireceğin, ruhunu dinlendireceğin, kendini dinleyebileceğin bir an verecektir. Görebilmek için olaylara geniş ve farklı açılardan bakman elzemdir.

Güneş Tutulması kimseye üstten bakma demekte. Çünkü ne kadar farklılıklarımız olsa da, ne kadar farklı karakterlerimiz olsa da, ne kadar düşüncelerimiz farklı olsa da bir olduğumuzu ve bunu kabul etmeyen üstten bakan kişilerin bu süreçte ruhsal olarak yerle bir olabileceği bir süreçteyiz. Çünkü herkes kendi enerji alanında kendini keşfederken ve muhtaçlık psikolojisinden kurtulurken, her şeyi yönetebileceğini düşünenlerin elinde hiçbir şey kalmayacağı bir dönemdeyiz. İllüzyon yıkılmakta. Perdeler kalmakta ve Güneş gizlenirken herkesi gizlendiği yerden çıkarmakta. Tutulma bir sevgi açığa çıkaracaktır, bu sevgiyi yaymak ise herkesin görevi. Sevginizi göstermekten çekinmeyin.

Güneş Tutulması kontrolden çıkartacaktır bazı şeyleri. Özellikle kariyer, iş arkadaşları, aile bağları, ilişkiler konusunda bazı şeylerin elinden gelmeyeceğini, kurtarıcı olmadığını, kahraman olmaya çalışmaktan çıkmanı, uğraşmanın bir anlamı kalmadığını bildirecektir. Bu kontrolden çıkış kaygı yaratmasın, çünkü kaygılarının asıl kaynağının, bu süreçte senden uzaklaşan her ne ise, o olduğunu bilmelisin. Bu yüzden kaygılanmak yerine, kutlamalısın bu süreçte yaşadıklarını. Şikayet etmektense, şükretmelisin. Bu tutulma uzun süreli bir şekilde seni sen yapan her ne ise onu ortaya çıkaracaktır. Kendinden bir şeyler bulacaksın sonunda.

Var oluş amacın, yok oluş amacına dönüşüyor. Kendini yok ediyorsun. Kim için? Gökyüzüne verdiğin sözleri, yeryüzündekiler yüzünden yok sayıyorsun. Ne için? Kimler için kendini geride tutuyorsun? Bu hayatı sana onlar vermedi, bu bedeni onlar için seçmedin, bu yaşamı kendini gerçek kılabilmek için seçtin. Kimseye borcun yok, kimseye muhtaç değilsin. Bu çarpışmadan sadece bir tane sen kalacak geriye. O sen, öyle muhtaç değil ki tek bir kelimelerine bile, o yüzden susuyor içine içine. O sen yalnız değil, konuşmasa bile, görmese bile onu anlayan birileri var evrende. Sen artık bu çarpışmadan çıkacak olan seni seçtin bile.

Tünelin sonunda, kuyunun dibinde, tutsak kaldığın yerde, sevgiyi hissedemediğin o an, kısır döngülerde, yalnız hissettiğin gecelerde, değersiz hissettiğin o an seçtin, sen kendini seçtin. Görmek istedikleri seni değil. Özünü seçtin.

Yorum Yapın