Balık Dolunayı

6.451 views

Haykırışların artık duyulsun istiyorsun. Sihirli bir değnek. Destek, bir destek istiyorsun. Beklentilerini ne kadar düşürsen de, hayat görüşün değişse de, hala olmamış, olgunlaşmamış bir şeyler var içinde. O’na ulaşmak. Kendine dönüyorsun, çevrene dönüyorsun, topluma dönüyorsun ve başın dönüyor. Çok şey yapmak isterken, yerinde sayıyor gibisin. Çok şey yapmak isterken, bir tembellik hali. Uyusam, zaman akıp geçse ve kalktığım an benim zamanım gelse. Yolda olmaktan yorulmak ve gidilecek yere hemen ulaşma isteği. Uyusam zaman hemen geçse ve ulaşmam gereken yer göz açıp kapayıncaya kadar gelse. Gözünü kapıyorsun, ya bir şey kaçırıyorsam kaygısı basıyor bu sefer.

Artık bir şeyler hemen olsun istiyoruz, çünkü çok fazla şey yaşadığımızı düşünüyoruz kısa zamanda, ancak tam olarak istediğimiz zamanları daha yaşamadığımızı düşünüyoruz, çünkü oraya yolun sonunda ulaşacağız? Peki ulaştığımızda nasıl anlayacağız? Ya her şey zaten yoldan ibaretse ve yolun sonu yoksa? Sonuca ulaşacağımız hevesiyle hızla ve dikkat etmeden yol alıyorsak ve bazı şeyleri gözden kaçırıyorsak? En öfkeli anımızda, en vazgeçtiğimiz anlarda, en üzgün ve kendimize kapandığımız anlarda çıkış noktamızı görmüyorsa gözlerimiz? Bir şeyleri kaçırıyoruz koşturmaca içindeyken, yolumuzu izlemiyoruz, kendimizi gözlemlemiyoruz, çünkü gözlerimiz başkalarının hayatlarını röntgenlemekte. Kendimizle karşılaştırmakta ve yargıya düşürmeye çalışmakta. Gözlerimizi kendimize çevirmemizin zamanı.

Gezegende hala dengesiz ve oturmamış bir enerji gezinmekte, bedenlerimizden, ruhlarımızdan geçe geçe yayılmakta. Bir gün yorgun uyanan bedenlerimiz, bir gün enerjik uyanmakta. Bir gün harika hissederken, bir gün sebepsiz bir halsizlik. Bir gün koşturmak isterken, bir gün yataktan çıkmak dahi istemeyişlerimiz, bir gün yalnız kalmak isterken, bir gün eğlenmek isteyişlerimiz. Ne istediğimizi bilmez bir halde, savrulur gibiyiz. Sarsılan bedenlerimiz, sarsılan ilişkiler, sarsılan geçmişlerimiz. Geçmişlerimiz? Geçmiş çekiştiriyor. Beni bırakma diyor. Ben sana iyi-kötü anılar biriktirdim diyor. Beni bırakırsan yalnız hissedersin diyor. Pişmanlıkların bile güzel hatırlandıkça diyor. Çünkü geçmişimizde üstümüze yapışmış ve bizi bırakmak istemeyen enerjiler var. Ne zaman kendimizle ilgili bir şey keşfeder gibi olsak geçmiş karşılaştırmalar yapıyor. Zihinsel oyunlar. Zihinsel engeller. Zihinsel engellemeler.

Geçmişte başaramadın, şimdi nasıl başaracaksın? Geçmişte birçok şey yaşadın, şimdi de bunları yaşayabilirsiniz. Geçmişte çok üzüldün, çok acı çektin, şimdi nasıl mutlu olacaksın? En büyük düşmanımız kendimizmiş gibi değil mi? En büyük engelleyicimiz, mutlu olmayı hak etmediğimizi düşünen aslında sadece bizmişiz gibi. Bunu idrağa geçmek yerine kendimize düşmanlar arıyoruz her yerde. Çünkü insan, kendiyle savaşmaktan korkar, çünkü kendini tanıyan birine karşı savunmasızdır ve itiraf etmekten, eksiklerini göstermekten korkar, çünkü bunlar her zaman güçsüzlük olarak gösterildi. En büyük farkındalık yaşayacağımız yerlere korkular ekildi, en büyük yükselişlere çıkacağımız yerlere duvarlar örüldü ve biz bunları kabullendik. Baskıyla.

Balık Dolunayı. Genel hatlarıyla gerçekten uzun zamandır görülen en katkı dolunay gibi görünmekte. Hem gezegen açıları hem de Formalhaut Kraliyet Yıldızı ile kavuşumda olması bunun en büyük etkeni. Zamanında araştırdığım kadarıyla ünlü kişilerin haritasında baskın olduğunu görmüştüm bu yıldızın. Bu yüzden ün-şan-şöhret açısında iyi bir yıldız olduğu söylenebilir, diğer yandan bunu kötüye kullananların tam bir düşüş yaşadığını ve adının dahi hatırlanmadığını da gözlemledim. Yorumlayacak olursak, bu süreci kariyeriniz olarak kullanabilmeniz önemli, herhangi bir konuda seçim veya adım atmanız gerekiyorsa bu dönemi kullanmanız size şans getirebilir, ancak bunu iyiye veya katkınız yerine, sadece boş bir yükseliş için kullanırsanız, çıkış yolunun inişinin ağır olacağını da bilmelisiniz. Bu yüzden altyapısını oluşturduğunuz, uzun zamandır aklınızda olan ve bu durum için olgunlaştığınızı düşünüyorsanız, hak ettiğinizi düşünüyorsanız bazı seçimler ve adımlar hayatınızda yer alabilir.

Ani çıkışlar yakalayabilir ve bunu elinizde tutabilirsiniz. Uzun süredir beklediğiniz tekliflerle karşılabilir, size katkı olacak insanlarla tanışabilir, güzel bir yola çıkabilirsiniz. Kariyer için önemli bir dolunay olduğunun altını çizmek isterim, Güneş-Satürn-Uranüs açılarını kullanmak uzun soluklu bir kariyer yoluna çıkmak için biçilmez kaftan bir süreç. Diğer yandan kimin iyilik adına, kimin saf sevgi adına, kimin sadece kendini kurtarmak adına çalıştığını ve samimiyetsiz olduğu bu süreçte ortaya çıkacaktır. Yani kim neyi hak ediyorsa, o yaşanacaktır bu dönem. Çoğu kişinin gerçek yüzünü göreceğimizi düşünüyorum.

Diğer yandan aile bağları, kökleriniz, bağlılıklarınız, bağımlılıklarınız bu süreçte sizi zorlayabilecek durumlar olabilir. Bağımlılıklar. Hayat sizden bir değişim beklemekte, öyle ki en büyük sabitliğinize oynayacaktır. Sabitliği kabul etmeyen bir süreçteyiz, çok hızlı değişimler meydana gelmekte ve sizin sabit olduğunuz konular, bakış açılarınıza dokunuşlar yapacaktır bu süreç. Çünkü sabit olduğunuz konuların üstüne gitmeden, değişimi kabullenmenin olmayacağı bir dönemdeyiz. Her konuda bir değişim, yenilik isterken, kendimize gelince ‘ben böyleyim.’ demeyi Dünya kabul etmeyecektir. Dünya her an değişmekte, her an sarsılmakta, her an yeni bir hayat sunmakta, bizler de doğaya ayak uydurmalıyız ve değişime izinli olmalıyız. Buna bağımlılıklarımızdan kurtulmakla başlamamız, sabitliklerimizi, dar görüşlülüğümüzü bırakmamız güzel bir başlangıç olacaktır diye düşünmekteyim. Bir de bağış, sosyal sorumluluk, yardıma muhtaç kişilere el uzatmak bu dönem özellikle önemli olacaktır. Evrenin alma*verme dengesine bir katkıda bulanacaktır. Ne olduğumuzu görmemizi sağlayacaktır ve dünyanın iyilik yönüne değişmesine katkıda bulunacaktır.

Her şeyi olduğu gibi kabullenmek, kendini kabullenmenin başlangıcıdır. Öfke duyduğumuz, kabul etmediğimiz, nefret ettiğimiz birçok şey olabilir. Bize uymayan, hayat tarzımıza-düşüncelerimize ve hayat görüşümüze uymayan birçok şey olabilir. Yok olsunlar istediğimiz birçok şey olabilir. Ancak bazı şeyleri kabullenmemizin tam zamanı olduğunu düşünüyorum. Çünkü her ne kadar bağırsak, öfkelensek ve nefret duyarsak o kadar yayılıyor. O kadar çok karşımıza çıkıyor. Çünkü kendi içimizde bitiremediğimiz, ulaşamadığımız, baskıladığımız, özüne varamadığımız, anlayamadığımız her şeye öfke duymaya başladık. Artık bazı şeyleri değiştirmenin vaktiyse, bu tepkilerimizden başlamalı, kabullenemeyişlerimizden. Bu öyle bir noktaya gelecek ki, hiçbir şey yapmadan gizli düşmanlarınız bile hayatınızdan çıkmaya başlayacak. Bu öyle bir noktaya ulaşacak ki, görmek istemediğiniz her kişi hayatınızdan kendiliğinden çıkacak. Çünkü oradaki dersiniz kabullenmek.

Başarısız olmadınız. Devam etme gücünü kendiniz bulamamanız, hiçbir şeyin değişmeyeceğine karşı olan inancınız, insanlara kendinizi bir türlü ifade edememeniz, ifade ederken kendinizi kısıtlamanız, baskılamanız, yalnız kalma isteğiniz ve çevrenizin büyük ölçüde azalması, toplumsal yargıların arasında sıkışıp kalmanız, bunların hiçbiri sizin suçunuz değil. Suç değil. Başarısızlık değil. İnsan ilişkilerinde başarısız değilsiniz, sadece oyun oynamayı bıraktınız. Maskelerinizi yırtıp attınız. Yargıları söküp çıkardınız. Kendiniz olma yolunda yürümek adına hayatınızdan birçok şeyi attınız, sırtınıza yük olan yargılardan kurtuldunuz. Şu an olduğunuz yer sıfatlarla anlatmıyor sizi, şu an yürüdüğünüz yolun bir ismi yok, şu an yaşadığınız hayatın bir gösterişi yok, şu an kurduğunuz iletişimin övgüye ihtiyacı yok. Şu an siz, hiç olmadığınız kadar özgür bir ruh ile, hiç olmadığınız kadar kendiniz olmanın onuru ile, hiç olmadığınız kadar ışığınızı keşfetmek ile ve hiç olmadığınız kadar kanıta ihtiyaç duymayan bu haliniz ile çok güzelsiniz ve çok güzel bir yoldasınız.

Unutamadıklarınız, umutlandıklarınız, hayaller kurduklarınız, anılarınız, güvendikleriniz ve o güveni yıkanlar, saflığına inandıklarınız ve sizi kullananlar artık yok. Kurban bilincinden çıktınız, acıdan değil bilinçten işlev gören bu yeni çağa uyum sürecindeyiz sadece.

Siz başarısız olmadınız, siz bu yolu seçerken bütün başarı normlarını yıkıp geçtiniz. Bu yolu seçtiğiniz gün zaten kazanmıştınız, şimdi ise deneyimliyorsunuz. Sevgiler.

Yorum Yapın