31 Ocak Kanlı Tam Ay Tutulması

7.620 views

Her şey değişir.

Senin gibi, kabullendiğin sürece, kabullenemediğinde başlar sanrılar. Anne sütünden ayrıldığın ilk an, ağlama sesin yankılanıyor güvenli hissettiğin evin duvarlarında, abartarak ağlıyorsun. İlgi görmek için. Kanıtlamak için kendini. Büyüdüğünü anladığın ilk an 31 ocak 2018. Yalan geliyor gösterilen sevgiler, kızgınlığın var bir yere varamadığın düşüncesine, güven duyduğun şeyler sarsılıyor gibi. Tutuluyor duyguların, zihnin birini arıyor sarılabileceğin ‘güvenle.’ Anne gibi ama artık bebek değilsin.  Bu dönem ise kabullenemediğimiz, beslenme ihtiyacımız. Öyle ya bizim hiçbir şeye ihtiyacımız olmaz, öyle der bir iç ses. Herkesin sana ihtiyacı var, senin hiçbir şeye ihtiyacın yok.

Duygusal beslenme, egosal beslenme, ruhsal ve bedensel beslenme ama en önemlisi bilişsel beslenme ihtiyacımız. Yetmiyor çünkü düzen içerisinde hiçbir şey ve yeni bir şeyler ortaya çıkmıyor. Aynı günler, aynı olaylar, aynı durumlar. Zihne gidip kilitlenen düşünceler, duyguya gidip tutulan hisler. Hangisi doğru? Hangisi yalan? gitgelleri. Aslında aradığımız şey doğru veya yalan mı? Yoksa gerçekten ne istediğimiz mi? Kendimize kabullendirmeye çalıştığımız biri mi var? Kendimizi kanıtlamaya çalıştığımız birileri mi var? Nedir bu inişler, nedir bu çıkışlar? Labirentte yolunu bulmaya çalışan bir fare miyiz ki, durmadan her duvara çarpışımızda başa döndüğümüzü düşünüyoruz. Öyle ya, herkes labirenti aşmış, bu sistemden çıkmış ve mutlu gibi görünüyor gözümüze. Neyi kanıtlamaya ve neyi onaylatmaya ihtiyaç halindeyiz?

Kızıl bir Ay görünecek 31 Ocakta. Peki sen nasıl görüneceksin Dünyaya? Çözemediğin kariyer isteksizliğiyle mi? İlişkinde bir türlü düzene sokamadığın durumlarınla mı? Maddi düşüncelerin seni yönlendirmesiyle mi? Korkularınla mı? Duygusuz hissettiğin anların pişmanlığıyla mı? Yalan gelen duygularla mı? Dünya seni, sen olarak görmek istemekte. Artık büyüdüğünü, ruhsal gelişimini tamamlamaya niyetli olduğunu, hayatındaki her soruna bir bahane üretmeyen, abartmayan ama çözüm için elinden geleni yapmaya gönüllü biri olarak görmek istemekte.

Sistemin sorumluluklarını sırtından atıp, kendi sorumluluklarını üstlenmen gerektiğini biliyorsun ve bu yola doğru nasıl çıkacağını da. Herkesi beslerken, kendini beslemeyi unuttuğunun farkındasın. Ne istediğinin farkındasın. Ancak neleri yapmayacağını düşünmekten, nelere sahip olamayacağını düşünmekten, neleri başaramadığını düşünmekten, her şey için geç kaldığını düşünmekten ve zihnin bütün bu oyunlarına karşı bilincini sahaya sürmemenden, farkında olduklarını unutmayı seçiyorsun. Yenildiğini hissetmeni istiyor, kaybettiğini bilmeni istiyor ve sen karşı koyacağın tek şey olan bilincini yok sayıyorsun. Anne sütünden kesildiğin ilk ana dönmeyi sevmiyorsun, bağıra bağıra ağladığında hemen başına toplananları seviyorsun, her bağırdığında gördüğün ilgiyi seviyorsun, çünkü seni o zaman görüyorlardı. Şimdi seni kimsenin görmediği korkusuyla içsel bir haykırışsın.

Büyümek istemiyorsun ve bunun yaş veya zaman ile ilgili olmadığını çok iyi biliyorsun. İlişki içinde olduğun insana kızmak istiyorsun ancak bunun onla ilgisi olmadığını çok iyi biliyorsun. Çalıştığın işi sevmiyorsun ama bunun iş ile alakalı olmadığını çok iyi biliyorsun. Ailene geçmişinle kızgınsın ama bunun onlarla ilgisi olmadığını biliyorsun. Yaşadığın yere kızgınsın, insanlığa kızgınsın, zamana kızgınsın. Kendine kızgınsın. Sadece büyüdüğüne kızgınsın. Güvende hissetmiyorsun çünkü evinde hissetmiyorsun ve bu ev dört duvardan oluşan bir yer olmadığını çok iyi biliyorsun. Kabullenişin başlangıcındayız.

31 Ocakta Aslan burcunda bir Ay Tutulması olacak.  Çevrenizde gördüğünüz insani aynalardan büyüdüğünüzü görmenizi sağlayacak. Özgürlüğünüzün anahtarının, mutluluğunuzun anahtarının, huzurunuzun anahtarının size gösterileceği bir tutulma. Anahtarınızı görmek, bildiklerinizi insanların inanma sınırına göre değil, size geldiği gibi kabullenmenizle gerçekleşecek bir tutulma. Duygularınız bir an yok oluyor gibi gelecek ve bu sürede bütün bilişsel inişler gerçekleşecek. Bu yüzdendir ki, iş-ilişki-maddi veya ruhsal durumunuz hakkında, şu an her ne tıkalıysa hayatınızda, içsel olarak gelen her bilgiye açık olmanız elzemdir.

Hiçbir şey değişmez. Hayatın akışı, sorunların sana geliş şekli, ilişkilerinde eski ilişkilerinden kesitler görmen, uyandığındaki ‘hiçbir şey değişmiyor’ hissin, yatarken aklına gelenler, kızgınlıkların, affedemeyişlerin, karanlığın, sevgiye karşı kırılmış kalbin, inançsızlığın, yalnızlığın, ilgi ihtiyacın. Büyüdüğünü ve bu dünyanın sana değil, senin bu dünyaya ihtiyacın olduğunu kabullenmeyişin, içsel yaşadığın her sıkışmanın dışarıya saldırı olarak çıkması, insanların kötülüğü, dünyaya verdikleri zararlar, savaşlar, mideni bulandıran olaylar. Kendi içindeki savaşları bitirmeden, kendi hayatının akışını değiştirmeden, bakış açını değiştirmeden, affetmeden, barışmadan, karanlığını görmeden ve dönüştürmeye gönüllü olmadan, kırılmış kalbinin hep kırılacağını düşündükçe, yalnızlığında tutunduğun başka birinde aradığın annesel güven ihtiyacın oldukça, büyüdüğünü ve her şeyin senin elinde olduğunu bilmedikçe hiçbir şey değişmez.

Kendi yoluna çık ve her şeyi değiştir. Ay Tutulmasının haykırdığı bir şey varsa, budur. Özgürleş ve beslediğin kadar beslen. Sen sana söylenenler kadar değilsin, sen bundan çok daha ötesin. Kendini hatırla. Hatırla ki, insanlara kendini onaylatma ihtiyacının sadece kendini, kendine onaylatma ihtiyacı olduğunu gör. Hatırla ki, sevgiye inançsızlığının, kendindeki güven yokluğu olduğunu gör. Hatırla, çünkü sen bu dünyaya olduğun katkı kadar düzelecek ve değişecek her şey.

2 Yorumlar

  1. İşte Tutulmaya saatler kala bir öğretmene verilebilecek umut ve moral dolu bir yazı. Teşekkürler.

Yorum Yapın